Dokunulmazlıkta ilk oylama 348 evet

Dokunulmazlık tekliflerinin görüşülüp görüşülmemesiyle ilgili TBMM'de yapılan ilk oylamada 348 evet, 155 ret oyu verildi

Dokunulmazlıkta ilk oylama 348 evet

Özellikle teröre destek veren milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması için TBMM'ye getirilen dokunulmazlık yasa tasarısıyla ilgili ilk oylama ilginç bir sonuç ortaya çıkardı. Çıkan sonuç CHP ile HDP'nin ittifak yaptığını gösterdi. Dokunulmazlık tekliflerinin görüşülüp görüşülmemesiyle ilgili TBMM'de yapılan ilk oylamada 348 evet, 155 ret oyu verildi. Oylama sonucu, yasa tasarısının hemen kabul edilmesini sağlayan 367 oy oranına ulaşılamayacağını gösteriyor; ancak tasarının referanduma götürülmesine yetiyor. 

TBMM'DEKİ SANDALYE DAĞILIMI

TBMM'de grubu bulunan siyasi partiler ve milletvekili sayıları şöyle: 

AK Parti: 317
CHP: 133
HDP: 59
HDP: 40
Bağımsız Milletvekili: 1
Toplam: 550

 AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, CHP'ye, "Bir yanlış daha yapmayın. Siz 'evet' derseniz dokunulmazlık kalkar, 'hayır' derseniz kalkmaz. Tarihi vebal üzerinizde." diye seslendi.

TBMM Genel Kurulunda görüşülen, hakkında dosya bulunan milletvekillerinin yasama dokunulmazlığının kaldırılmasını öngören anayasa değişikliği teklifinin tümü üzerinde konuşan CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, dokunulmazlıkların çok sık siyaset ve Meclis gündemine tartışılmak üzere getirilip, çekildiği bir süreci yaşadıklarını bildirdi.

Dokunulmazlığın, milletvekilinin suç işleme özgürlüğü, ayrıcalığı ve hakkını güvence altına alan bir kurum olmadığını belirten Tezcan, "Dokunulmazlık, milletvekilinin siyaset yapma hakkını güvence altına alan, milletvekilinin iktidar baskısı ve iktidara tabi kurumların baskısına bağlı olmadan özgürce siyaset yapabilmesini sağlamak üzere getirilmiş kurumlardır." ifadesini kullandı.

Tezcan, dokunulmazlığın, özellikle son 10-15 yılda yolsuzluk ve hırsızlık yapmanın, soruşturmadan kaçmanın, devleti soymanın zırhı olarak kullanıldığını öne sürerek, "Hangi suç olursa olsun, ister teröre yardım ve yataklık, ister terör örgütüne destek verme isterse rüşvet, ihtilas, zimmet, irtikap, ihaleye fesat karıştırma... Ne olursa olsun, milletvekilliği sıfatı bu suçların korunacağı bir zırh değildir." dedi.

CHP olarak başından bu yana dokunulmazlıklar konusunda ilkeli bir tutum içerisinde olduklarını ve bunu parti programına da net olarak yazdıklarını savunan Tezcan, şöyle devam etti:

"Biz öncelikle Anayasa'nın 83. maddesinde kalıcı bir değişiklik önerdik. Bu değişiklikle milletvekilinin ömür boyu sorumsuzluğunu düzenleyen yasama sorumsuzluğunun sadece TBMM içindeki söz, oy ve davranışlarıyla sınırlanmayıp, Meclis dışındaki sözleri de kapsayacak şekilde genişletilmesi gerekir. Biz 'siyaset yapma hakkını koruyalım, kürsü dokunulmazlığının alanını açalım' diyoruz ama iktidar, buna yanaşmıyor. Ama öbür taraftan dört bakanın yolsuzluğu söz konusu olunca, dokunulmazlık zırhı kullanılıyor, parmaklar onları aklamak üzere hep beraber kalkıyor. Böyle olmaz.

Yüz kızartıcı suçlarda, 'gelin, yargılama serbest olsun, tutuklama konusunu Meclise soralım, niye milletvekilliği bu suçların yargılanmasında engel olsun, yargılama Yargıtayda yapılsın' dedik; buna da yanaşılmadı. Peki, nedir istenen? İstenen şey, geçici maddeyle bu konunun görüşülmesi. Anayasanın kalıcı maddesini değiştirmekle, geçici maddeyle düzenleme yapma arasında hiçbir fark yok. Aynı mesaiye, oylamaya, zahmete tabi. Peki, aynı işi yaparak, aynı mesaiyle bir sorunu kalıcı olarak çözmek varken, niye ısrarla aynı mesaiyle sorunu geçici maddeyle erteleme ihtiyacı duyuyorsunuz? Niyet, 83. maddeyi esaslı değiştirmek ve sorunu kökten çözmek değil. Niyet, dokunulmazlık meselesini konjonktürel olarak alıp şantaj ve tehdit malzemesi olarak kullanmak."
Bülent Tezcan, dört bakanın bakanlık döneminin bittiğini ancak sorgulanamadıklarını belirterek, "24. Dönemde milletvekili arkadaşımız Ali Özgündüz, o soruşturmalar nedeniyle çok çalıştı, şimdi bu konuşmaları nedeniyle yargılanıyor. Yani, yolsuzluğu yapan serbest, yolsuzluğu kovalayan yargılanacak." ifadesini kullandı.

Çözüm sürecinde terör örgütü ile pazarlık yapıldığını savunan Tezcan, şunları kaydetti:
"(Ver başkanlığı al özerkliği) pazarlığı yapıldı. Sur, Silopi ve Cizre'de iki aydır sökülemeyen hendeklerin vebali, orada akan kanın vebali bu hükümetin üzerindedir. Bu yüzden bu teklifi, terörle mücadele meselesi gibi anlatmaya çalışmayın. Verdiğimiz şehitlerin vebalini bu tasarı kaldırmaz."
Sataşma gerekçesiyle kürsüye gelen AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, terörle mücadelenin tarihinin eski olduğunu ifade ederek, CHP'ye, "1984'ten beri kan dökülüyor. Bu kanı dindirmek için sizin görüşününüz nedir?" sorusunu yöneltti.

AK PARTİLİ TURAN: ER Mİ YAMAN BEY Mİ YAMAN GÖRELİM...

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, bugün tarihi bir oturuma şahitlik edildiğini vurgulayarak, "Bu konuda bugüne kadar çok konuşuldu. Er mi yaman, bey mi yaman, bunu görelim dedik." ifadesini kullandı.

Dokunulmazlıkları AK Parti'nin icat etmediğini ve anayasaya eklemediğini, eski Roma'da olan bir ifade olduğunu vurgulayan Turan, bugün burada olanın, kürsüden kaynaklı bir dokunulmazlık tartışması olmadığını bildirdi.

Turan, son dönemdeki terör faaliyetlerinin toplum vicdanında yara açtığına değinerek, kendisi hakkında da dokunulmazlık fezlekesi olduğunu, ancak buna rağmen evet oyu kullanacağını belirtti. Turan, milletin kendilerinden, terörden dosyası olanların dokunulmazlığının kaldırılmasını istediğini, 'nasıl olur da Apo'nun marşını Meclisin koridorunda söyletirsiniz" dediğini anlattı.
Birkaç önce, bugün dokunulmazlığa 'hayır' diyen partinin saz çalan genel başkanının, "Tüm milletvekillerinin dokunulmazlığı kaldırılsın" çağrısı yaptığını kaydeden Turan, "80 milletvekili ile Meclis Başkanı'na gitti, bu yönde dilekçe verdi. AK Parti, 'kaldırıyoruz' deyince de aynı eş başkan, 'intikam, öç alma girişimi' dedi. Peki ne oldu aradan geçen sürede?" sorusunu yöneltti.

"YARGILANACAKSINIZ"

AK Parti Grup Başkanvekili Turan, HDP'lilere yönelik, "Hiç korkmaya ve darılmaya gerek yok, 80 tane vekiliniz imza verdi, yargılanacaksınız." ifadesini kullandı. Bülent Turan, HDP'li bir milletvekilinin aracının bagajında bomba ele geçirildiğini, başka bir HDP'li milletvekilinin ise Ankara'da onlarca vatandaşı öldüren canlı bombanın taziyesine gittiğini ifade etti.
CHP'ye, "HDP'nin bu konudaki tavrını anlayabiliyorum ama sizi anlayamıyorum" diyen Turan, CHP'nin dokunulmazlıklar konusundaki tavrının net olmadığına dikkati çekti.

Turan, CHP'ye, "Hatıralarınızda darbeler var, bir yanlış daha yapmayın. 'Evet' derseniz ve referanduma gitmeden meseleyi çözersek, herkesin dokunulmazlığını kaldırırız ve hep beraber yolumuza devam ederiz. Siz 'evet' derseniz dokunulmazlık kalkar, 'hayır' derseniz kalkmaz. Tarihi vebal üzerinizde. Üç partinin tavrı net; evet diyen de var hayır diyen de var ama net olmayan, kafası karışan bir parti var bu da Mustafa Kemal Atatürk'ün partisine yakışmıyor." diye seslendi.
Muhalefetin sürekli olarak "dört bakan" dediğini belirten Turan, o bakanlar milletvekili olmadığı için, şu anda dokunulmazlıklarının olmadığını vurguladı.

Bülent Turan, Diyarbakır'ın Tanışık köyünde PKK'nın neden olduğu patlamada 16 kişinin hayatını kaybettiğini anımsatarak, şunları kaydetti:

"O köyde insanlar, 'PKK'nın hazırladığı 15 ton bombaya geçemezsin, patlatamazsın' dediği için öldüler. Eğer o bomba köyde patlamasaydı, Allah korusun, belki 16 kişi değil 26 kişi ölecekti. O köylüleri PKK katletti ama çıkıp bunu demediniz. Kandil'den izin almadan konuşamayan ve 'saray darbesi' diyenlere hadi oradan diyorum.

Sizin saray diye ifade ettiğiniz bizim başımızın tacı, bugüne kadar bütün görevlere hep seçilerek gelmiş. Bu ülkenin demokrasisine, yatırımına katkı sağlamış insandır. Seçimden önce saray, lüks, israf dediniz; millet sizi ciddiye bile almadı ve yüzde 52 oy verdi. 14 yıldan beri oyunu artıramayan tek parti CHP'dir."
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×