İSO Meclisi aylık olağan toplantısı gerçekleştirildi

- İSO Başkanı Erdal Bahçıvan: - "Ülkemizi sahip olduğu büyük hedeflere kavuşturma mücadelesinde biz sanayiciler, her zamankinden daha fazla bir gayret ve özveriyle turkuaz halıya ayak basmak, turkuaz halı yolculuğunda hükümetimizle beraber olmak istiyoruz"

İSO Meclisi aylık olağan toplantısı gerçekleştirildi
23 Haziran 2016 Perşembe 00:11

İSTANBUL (AA) - İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan, "Ülkemizi sahip olduğu büyük hedeflere kavuşturma mücadelesinde biz sanayiciler, her zamankinden daha fazla bir gayret ve özveriyle turkuaz halıya ayak basmak, turkuaz halı yolculuğunda hükümetimizle beraber olmak istiyoruz" dedi.

İSO Meclisi'nin aylık olağan toplantısı Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin katılımıyla gerçekleştirildi. Meclis oturumunu açarken konuşan İSO Meclis Başkanı Zeynep Bodur Okyay yakın zamanda hayatını kaybeden babası merhum İbrahim Bodur ile ilgili bir konuşma yaptı.

Babasının "Üretim ekonomisi Türkiye'nin bir numaralı gündem maddesidir." sözünü hatırlatan Okyay, İbrahim Bodur'un Türkiye'nin üretimine ve kalkınmasına hayatını adadığını ifade etti.

"Babam İbrahim Bodur Anadolu'nun dört bir yanında yatırım yapma gayreti içinde oldu. Israrla sanayi sektörü içinde kalmaya çalıştı. Babam İbrahim Bodur'un vefatı dolayısıyla İSO olarak göstermiş olduğunuz desteğe çok teşekkür ediyorum. Ancak bir oda bir insanı bu kadar hakkıyla anabilirdi." diyen Okyay, Meclis gündemine ilişkin şunları kaydetti:

"Bulunduğumuz coğrafya hepimizin malumu olduğu üzere çok zor bir yerde. Bu yıl ilk çeyrek büyüme oranımız yüzde 4,8 olarak açıklandı. Ancak bu büyümeyi üretimin değil de tüketimin sırtladığını gördük. Ayrıca Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu araştırmasını İSO olarak açıkladık. Tablolara baktığımızda finansman giderlerinin arttığını görüyoruz.

Türkiye'nin beklediği hedeflere doğru ilerlemesi için orta ve yüksek teknolojili bir ekonomiyi odağımızda tutmalıyız. Bu yıl yürürlüğe giren çok önemli teşvikler oldu. Bu paket destekler için çok teşekkür ediyoruz. AR-GE merkezlerindeki sıkıntıların giderilmeye çalışıldığını biliyoruz. OSB'deki arazi maliyetleri ile ilgili sıkıntılarımız vardı. Tüm bunlar ile ilgili çalışmaların yapıldığını görüyoruz. Yatırım Reform Paketi'nin bir an önce hayata geçirilmesini önemsiyoruz."


- "Yeni teşvik modeli, 'Turquality' sisteminin uygulanış biçimine benzer şekilde kurgulanmalı"

İSO Başkanı Bahçıvan da konuşmasına hükümetin yatırım ortamını iyileştirmeye yönelik açıkladığı önlem paketini sanayi sektörü olarak memnuniyetle karşıladıklarını belirterek başladı.

Sanayinin ihtiyaç duyduğu yüksek katma değerli ve yüksek teknolojili sektörlere dönüşümün, reformcu bir teşvik sistemi ile mümkün olacağına dikkati çeken Bahçıvan, şunları kaydetti:

"Teşviklerle yalnızca yerli yatırımlar değil, küresel krizden bu yana azalan doğrudan yabancı yatırımları da yeniden canlandırılmalı. Ekonomi yönetiminin reform iştahının ve istikrarlı bir ekonomiye yönelik kararlılığının devam etmesi ölçüsünde sanayicimizin ve üreticimizin yatırım iştahı canlanacak.

Bütün bunlar Başbakanımız Binali Yıldırım'ın 'Adeta yatırımcıların önüne bir turkuaz halı sereceğiz' sözlerini destekliyor, bu bağlamda, ülkemizi sahip olduğu büyük hedeflere kavuşturma mücadelesinde biz sanayiciler, her zamankinden daha fazla bir gayret ve özveriyle turkuaz halıya ayak basmak, turkuaz halı yolculuğunda hükümetimizle beraber olmak istiyoruz."

Erdal Bahçıvan, işaret ettiği reformcu teşvik sistemine ilişkin olarak bölge bazlı kalıplaşmış teşvikler yerine, adeta terzi modeli gibi, firmaların ihtiyaçlarını göz önünde bulunduran, firma ve proje bazlı yeni bir modelin benimsenmesinin önemine değindi.

"Yeni teşvik modeli, 'Turquality' sisteminin uygulanış biçimine benzer şekilde kurgulanmalı. Hem projeye bağlı, hem denetlenebilir bir model oluşturulmalı. Bu değerlendirmede firmanın vizyonu, past performansı, insan kaynakları, yatırım anlayışı, maddi durumu ve ortaklık yapısı dikkate alınmalı" diyen Bahçıvan, dünya genelinde zenginlik idealinin reel ekonomi, üretim ve alınterinden uzaklaştığını belirterek, "Maalesef üretimin yerine, sanal zenginliği koyan bir ekonomi anlayışının yaygın olduğu bir dönemdeyiz. Öyle ki dünyada 70 trilyon dolarlık bir ekonomiye karşılık, finans piyasalarının 700 trilyon dolarlık bir büyüklüğe ulaşması düşündürücü." değerlendirmesinde bulundu.

Konuşmasında , sanayicilerin Bakanlığı ilgilendiren konularda yaşadığı sorunları ve çözüm önerilerini sekiz başlık altında özetleyen Bahçıvan, şunları anlattı:

"İstanbul'da ve batı illerimizde atıl durumda bulunan makine parkının Güneydoğu ve Doğu bölgelerine yatırım amacıyla taşınması için destek talep ediyoruz. Böylece hem duran bir varlığı değerlendirerek ülkemizin kaynak israfının önüne geçeceğiz hem de o bölgeye sadece makine değil bilgi ve tecrübe de taşımış olacağız.

Yerli alımlar sadece kamu alımları değil, yap-işlet-devret gibi kamunun etki alanında bulunan diğer satın almalarda da uygulanmalı. Doğu ve Güneydoğu'da dört ilimizin cazibe merkezi olması planlanırken, buradaki yatırımların kamu alımları üzerinden desteklenmesi önemli bir fikir. O bölgedeki yatırımlar için sürekli bir ihracat desteğinin sağlanması bu yatırımların gelişmesine katkı verecek."

Türk Eximbank'ın Ekonomi Bakanlığı'na bağlanmasını da değerlendiren Bahçıvan, "Türk Eximbank'ın orta-uzun vadeli kredileri daha da artırması, uygun faiz oranı ve kolay teminat koşulları ile kullandırmasına devam etmesi önem taşıyor. İstikrarlı ve sorunsuz bir şekilde ihracat yapan firmalar için teminat mektubu karşılığı kullandırılan Eximbank kredilerinin, artık belli bir yüzdesinin adeta bir past performans kriteri gibi değerlendirilerek teminat mektupsuz kullandırılması gerekiyor." diye konuştu.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×