Evcil hayvana sosyetik kuaför, swarovski taşlı tasma

- Evcil Hayvancılık İş Adamları Derneği Başkanı Çetin: - " İçinde balık beslemek için 200 bin liralık, tesisatı kurulmuş deniz akvaryumları yaptırıyorlar. Köpekle ilgili sosyetik kuaför hizmetlerinden tutun yurt dışından henüz Türkiye'ye girmemiş pahalı mamalara, swarovski taşlı tasmalara kadar birçok şeyi insanlar talep ediyor" - "Evcil hayvanlar ve petshop pazarı açısından Türkiye emekleme dönemini geçti, şu anda yürümeyi öğrendi. Avrupa ise çok koştu, çok yoruldu ve şu anda duruyor" - "Son yıllarda kurulan mama fabrikalarıyla iç pazar, yurt dışına açıldı. Dünya pazarlarına artık mama satan bir sektör haline geldi" - "(İnsanlar) Bundan sonra otomatik teknolojik pet ürünlerine dönecek. Evlerinde bırakıp gittikleri zaman uzaktan besleme olacak, bunları da görebilecekler"

Evcil hayvana sosyetik kuaför, swarovski taşlı tasma
11 Eylül 2016 Pazar 11:03

İSTANBUL (AA) - HÜSEYİN DEMİR - Evcil Hayvancılık İş Adamları Derneği Başkanı Selçuk Çetin, evcil hayvanın, sahibi için bir çocuktan öte farkı olmadığını belirterek, "İçinde balık beslemek için 200 bin liralık, tesisatı kurulmuş deniz akvaryumları yaptırıyorlar. Köpekle ilgili çok özel sosyetik kuaför hizmetlerinden, yurt dışından henüz Türkiye'ye girmemiş çok pahalı mamalara, swarovski taşlı tasmalara kadar birçok şeyi insanlar arıyor, talep ediyor." dedi.

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Çetin, pet sektörünün ilk defa 1980 yılında analiz edilebildiğini hatırlatarak, o dönemlerde bin kilogram civarında bir kedi, köpek maması satışı yapıldığını, gelinen noktada Türkiye'de 220 bin ton mama satıldığını, sektörün her yıl büyümeye devam ettiğini ve yıllık yüzde 17-18 arasında büyüdüğünü söyledi.

Çetin, son yıllarda kurulan mama fabrikalarıyla iç pazarın yurt dışına açıldığını belirterek, "Dünya pazarlarına artık mama satan bir sektör haline geldi. Hatta ülkemizde bentonit yataklarının yüksek rezervlerinden dolayı kedi kumu pazarı da ciddi oranda büyüdü. Yabancı yatırımcılarla beraber Türkiye'deki yerli sermaye de buradan kum yapıp iç ve dış piyasaya kum vermeye başladı. Her geçen gün de büyüyor. 1 milyar dolara yaklaşan bir hacme ulaştı." şeklinde konuştu.

3 yıl öncesine kadar ithal mamaların pazardaki ağırlığının fazla olduğuna işaret eden Çetin, son yıllarda İzmir, Ankara ve Manisa'da mama firmaları kurulduğunu anlattı. Çetin, "O firmalarda yapılan fason imalat mamalarla, yani yeni jenerasyon, biraz formülü değiştirilmiş marka firmaların yaptırdığı ürünlerde yerli sermaye mama ürünleri hem yenilebilirliğiyle hem de satış ağıyla ithal markaları ya da global markaları yakalamış durumda. Birçok yerde de pazar lideri halindeler." ifadelerini kullandı.

Sektörün 1 milyar dolarlık büyüklüğü içerisinde pet otelleri, pet kuaförleri ve veterinerlik hizmetlerinin de bulunduğunu ifade eden Çetin, özellikle kaçak olarak kedi, köpek satışı yapanlar, internet üzerinden satış yapanlarla kayıt altına alınamayan gezdirme ve bakım hizmetleri bulunduğunu da kaydetti. Çetin, "Bunlar da sektörün kanayan yarası. Bu hizmetleri de koyduğumuzda sektörün büyüklüğü nereden baksanız 1,2 milyar dolara kadar ulaşabilir." dedi.


- "Türkiye'de evcil hayvan sahipliği artıyor"


Çetin, son yıllarda sayıları artan petshop'lara değinirken, Türkiye'de evcil hayvan sahipliği oranının yükselmeye başladığını ifade etti ve "Artık insanlar evlerinde beraber yaşayabilecekleri bir canlı istiyor. Buna akvaryum, kuş, kedi ve köpek de dahil. Böyle olunca da haliyle talep artmaya başlıyor. İnsanlar bulundukları bölgede bir petshop'un ya da evcil hayvan mağazası olmasını önemsiyorlar." diye konuştu.

Petshop açılan yerde evcil hayvan popülasyonunun artmadığını, artan popülasyona talep sağlanmaya çalışıldığını belirten Çetin, "Bu da pet otel, pet kuaför gibi hizmetlerin de orada yer almasını sağlıyor. Şu anda en büyük sıkıntımız pet otellerin şehirlerin dışında olması. Evcil hayvan sahipleri, çok merkez noktalara evcil hayvanlarını bırakıp tatillerine, farklı iş gezilerine ya da akşamları başka planları varsa oralara gitmeyi henüz gerçekleştiremiyor. İlerleyen dönemlerde merkezlerde pet bakım noktaları olacaktır diye tahmin ediyoruz." ifadelerini kullandı.

Evcil hayvanlar ve petshop pazarı açısından Türkiye'nin emekleme dönemini geçtiğini, şu anda yürümeyi öğrendiğini, Avrupa'nın ise çok koştuğunu, çok yorulduğunu ve şu anda durduğunu kaydeden Çetin, sözlerini şöyle sürdürdü

"Yüzde 1-1,2-1,3 seviyesini hiç görmediler daha. Yüzde 2 büyüme hızını gören çok az ülke var. Bir tek Amerika çok hızlı gidiyor. Orada da nereden baksanız 76 milyon sadece köpek besleyen var. Rusya çok hızlı büyüyor. Diğerlerine baktığımızda, Avrupa pazarına kıyasladığımızda biz onlardan çok daha iyi durumdayız. Gelişmişlik açısından Avrupa bazı şeyleri daha önce test etti, daha önce bunları gerçekleştirdi. Haliyle de onlar ürün olsun, bir canlının nasıl besleneceği ya da nasıl bakılacağı olsun, bu tarz konularda daha ilerideler."


- "Bir papağan 25 bin liraya satılabiliyor"


Selçuk Çetin, insanların evcil hayvanları için çok farklı şeyler yapabildiğine dikkati çekerken 200 bin liraya akvaryum yaptıranından 100 bin lira verip yarışlarda birincilik almış kuşları satın alanına kadar çok sayıda hayvansever bulunduğunu söyledi. Bir papağanın 20-25 bin liraya satılabildiğini belirten Çetin, şöyle devam etti:

"Bu, insanların biraz daha mutlu olma çabası aslında... Evcil hayvanın onun sahibi olan kişiye verdiği duyguyla alakalı... Onun için bir çocuktan öte farkı yok. Evcil hayvan sahipleri, ne gerekiyorsa yapabilir durumdalar zaten. İçinde balık beslemek için 200 bin liralık, tesisatı kurulmuş deniz akvaryumları yaptırıyorlar. Bunlar da normal bir durum değil, bir ev parası yani. Köpekle ilgili baktığımızda çok özel sosyetik kuaför hizmetlerinden tutun da yurt dışından henüz Türkiye'ye girmemiş çok pahalı mamalara kadar, swarovski taşlı tasmalara kadar birçok şeyi insanlar arıyor, talep ediyor."

Hevesle alınıp sokağa bırakılan hayvan olmadığını belirten Çetin, "Çünkü o hevesin, o sevginin, o ihtiyacın içindeki kişi, bunu bir heves uğruna almayacağını zaten biliyor. Gittiği mağazadaki petshopçu da onu bu konuda ciddi anlamda zorluyor." dedi. Çetin, petshop'ta satılan hayvanın çipli, karneli olduğunu, sokakta veteriner işleri tarafından bulunması halinde söz konusu çipi vasıtasıyla kime ait olduğu ve hangi petshop'tan satıldığının rahatlıkla tespit edilip teslim edilebildiğini anlattı.

Çetin, hayvanın sokağa bırakılması ve belediye tarafından bulunması halinde "benim hayvanım kayboldu ya da çalındı veya başka bir durum söz konusu oldu." diye bildirim yapmayan sahibine cezai işlem uygulandığını, 250-bin 250 lira arasında değişen rakamlarda idari para cezası verildiğini hatırlattı.

Tüketicilerin bulunduğu apartman dairesi ya da siteyi çok iyi analiz etmesi, evcil hayvan sahibi olmadan önce neler yaşayacağını iyi bilmesi gerektiğini vurgulayan Çetin, "Sibirya dediğimiz Husky cinsi kurdu sırf renkli gözlerinden dolayı 35-40 metrekarelik bir dairede yaşamaya mahkum etmek, bir evcil hayvan sahibinin 'ben çok seviyorum ama' deyip ona sığınacağı bir cümle değil. O hayvanın belli bir doğası var, geniş bir alana ihtiyacı var. Onlar çok soğuk havalarda çok uzun mesafeler katedebilen çok enerjik hayvanlardır. Husky, yediği mamayla, protein oranı yüksek gıdalarla beslenen bir ırktır. Ama burada, sırf sokakta dolaştırırken 'ne güzelmiş' dedirtecek şekilde bir yapısı olduğu için insanlar onu almak istiyorlar." diye konuştu.


-"Pazar orta vadede zincir marketçilikle büyüyecek"


Evcil Hayvancılık İş Adamları Derneği Başkanı Çetin, Türkiye'deki pazarın öncelikle usul ve esaslara göre yapılanması gerektiğini belirtirken, kaçağı önlemek için Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, yaban hayatını ve vahşi doğayı korumak için Orman ve Su İşleri Bakanlığı, hayvanların sağlıklı bir şekilde, insanlara bulaşabilecek hastalıklardan arınmış bir şekilde yaşamasını sağlamak için de Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının devrede olduğunu, söz konusu kurumlar tarafından petshop'ların denetlediğini anlattı.

Usul ve esaslara uygun hale gelmiş petshop'ların sayısının Türkiye'de artacağını vurgulayan Çetin, sektörün geleceğini ilişkin öngörülerini şöyle dile getirdi:

"Orta vadede baktığımızda öncelikle zincir marketçilik bu işte büyümeye başlayacak. Pazar liderleri oluşmaya başlayacak. Her AVM'de birer tane petshop var. Mesela bunlardan 3-4 tanesi ya da 7-8 tanesi bir kişiye aittir. Öyle bir gün gelecek ki bütün AVM'lerdeki petshop'lar bir kişiye, bir şirkete ait olacak. Bu zincir marketçiliği büyütecek. Sonrasında bizim düşündüğümüz, büyük pet marketleri oluşacak. Petshop'lar değil, daha büyük, alanı daha geniş, bin-2 bin metrekarenin üzerinde, aradığınız her şeyi bulabileceğiniz, canlısıyla, ithal ürünüyle, izni alınmış diğer canlılarıyla büyük alanlar oluşturulacak. Uzun vadede baktığımızda artık insanlar satın almalarını zaten belli oranda tamamlamış olacaklar. Canlı hayvan kısmı petshop'larda belli bir noktaya düşecek. Sonrasında malzeme, aksesuar ve diğer ürün gruplarında tedarik başlayacak. Uzun vadeli planda evcil hayvan satış yerleri, evcil hayvan ürünleri satış yerleri haline gelecek."

Çetin, petshop sayısının her geçen gün arttığını, bu artış ile işini doğru yapamayan kişilerin elenmeye başlandığını ifade ederek, bugün bir petshop açmanın maliyetinin 500 bin lirayı bulabildiğini, küçük yerlerde ise 40-50 bin lira olduğunu bildirdi.

Tüm dünyada pet sektörünün 150 milyar doları geçtiğini bildiren Çetin, "Bunun da en büyük pazar yeri ABD. 57 milyar dolarla tek başına pet sektöründe hacim oluşturuyor. Şu anda Türkiye'deki petshop sayısı 3 bin 500 civarında. Buna petshop, akvaryum ve kuş galerisi olarak bakmak lazım." dedi.

Çetin, bu yıl yapacakları fuar organizasyonunda birçok yeni ürünün piyasaya gireceğini, hacmin artacağını ve harcama bedellerinin değişeceğini ifade ederek, "Kimi mamaya, kimi aksesuara harcıyordu. Bundan sonra otomatik teknolojik pet ürünlerine dönecekler. Evlerinde bırakıp gittikleri zaman uzaktan besleme olacak, bunları da görebilecekler. Yeni mamalar gelecek, yeni mama ürünlerini ve yeni markaları görebilecekler." diye konuştu.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×