"Kütüphanede Bir Gece" etkinliği

- İskender Pala, Yavuz Bingöl, Hasan Kaçan ve Beşir Ayvazoğlu, Beyazıt Devlet Kütüphanesi'ndeki "Kütüphanede Bir Gece" etkinliğinde bir araya geldi - Yazar Pala: - "Türkülerin, bir kültür ve medeniyet birikimini ihya, yeniden yaşama ve ruhlarımızda duyarak kimliklerimizi edinmeye yönelik bir şey olduğunun hepimiz farkında olmalıyız" - Karikatürist, oyuncu ve senarist Kaçan: - "'Yüce Dağ Başındayım', 'İndim Dere Kenarına', 'Ada Sahillerinde Bekliyorum', bunların hepsi günümüzle karşılaştırdığımızda bir tür konum atma şekilleri"

Google Haberlere Abone ol

İSTANBUL (AA) - Yazarlar, sanatçılar ve kitap tutkunları İstanbul Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından düzenlenen ''Kütüphanede Bir Gece'' etkinliğinde buluştu.

Beyazıt Devlet Kütüphanesi'ndeki etkinliğe İskender Pala, Yavuz Bingöl, Hasan Kaçan ve Beşir Ayvazoğlu katıldı.

İstanbul Valisi Vasip Şahin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal ve İstanbul Kültür ve Turizm Müdürü Coşkun Yılmaz'ın da yer aldığı gecede, sohbet edildi, şiirler okundu.

Yavuz Bingöl'ün bağlama çalıp türkü söylediği programda, yazar İskender Pala, türkülerin sözlerini yorumladı.

Pala, türkülerin eğlencenin çok ötesinde bir konu olduğuna işaret ederek, "Türkülerin, bir kültür ve medeniyet birikimini ihya, yeniden yaşama ve ruhlarımızda duyarak kimliklerimizi edinmeye yönelik bir şey olduğunun hepimiz farkında olmalıyız. Çünkü her bir dizesinde, mısrasında bizim medeniyet birikimimizin göstergeleri gizli. Yani bunu eğlence olarak algılayıp, iki gün sonra herhangi bir şekilde yanlış bir yoruma mahal bırakılmasın diye bunu söylüyorum." diye konuştu.

Kütüphaneleri dolu görmekten duyduğu memnuniyeti ifade eden Pala, "Bir medeniyeti oluşturan kimliklerin başında tarih gelir. Tarihinizi musiki, onu da edebiyat takip eder. Sonra din ve inanç sistemimiz arka arkaya sıralanır. Onun için musikinin önemli bir çizgi halinde devam ettiğini düşünürsek, magazin haberlerindeki duruma düşmemiş oluruz." değerlendirmesinde bulundu.

- "Türkülerde samimiyet var"

Karikatürist, oyuncu ve senarist Hasan Kaçan da asıl işi mizah olduğu için diğer konularda olduğu gibi türkülerde de detaylara dikkat ettiğini söyledi.

Kaçan, şarkı ya da türkülerde, söz ve müziğin ayrı ayrı düşünülmesi durumunda şaşırtıcı sonuçların ortaya çıkabileceğini belirterek, türkü sözlerini mizahi bir dille yorumladı.

Türkülerde bir samimiyet olduğuna işaret eden Kaçan, şunları kaydetti:

"Şu anda iletişim çağındayız. Kardeşlerimizin hepsinin elinde cep telefonları, akıllı telefonlar, bir şekilde iletişiliyor, haberleşiliyor. Böyle bir şey yokken ister istemez şarkılarla, türkülerle, şiirlerle insanlar birbiriyle haberleşiyordu belki. Duygularını, düşüncelerini o şekilde birbirlerine iletiyorlardı. Hatta biraz daha ileriye gideyim, o zamana göre konum bile atıyorlardı. 'Yüce Dağ Başındayım', al sana konum attım. 'İndim Dere Kenarına', 'Ada Sahillerinde Bekliyorum', bunların hepsi günümüzle karşılaştırdığımızda bir tür konum atma şekilleri."

Yazar Beşir Ayvazoğlu ise Beyazıt Devlet Kütüphanesi'nin tarihçesini anlatarak, kütüphanenin açıldığı yıllarda kapısında sıra oluştuğunu, bugünlerde ise kütüphanelere ilginin az olduğunu dile getirdi.

Yavuz Bingöl'ün okuduğu "Ömür Bahçesinin Gülü Solmadan" adlı Aşık Yunus'a ait eseri yorumlayan Ayvazoğlu, birçok şairin Yunus Emre'nin şiirlerine benzeyen şiirler yazdığını, bunlardan birinin de Aşık Yunus olduğunu aktardı.

Yorumlar