İl müftüleri toplantısı Mardin’de başladı

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından her yıl periyodik olarak düzenlenen ‘İl Müftüleri Toplantısı’ Mardin’de başladı.Erdoba Elagans Otel'de düzenlenen 29. İl Müftüleri İştişare Toplantısına Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler,...

İl müftüleri toplantısı Mardin’de başladı
01 Haziran 2014 Pazar 21:33

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından her yıl periyodik olarak düzenlenen ‘İl Müftüleri Toplantısı’ Mardin’de başladı.

Erdoba Elagans Otel'de düzenlenen 29. İl Müftüleri İştişare Toplantısına Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Mardin Milletvekili Muammer Güler, Gönül Şahkullubey, Mardin Valisi Dr. Ahmet Cengiz, Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk, 81 il müftüsü, kanaat önderleri, Müslüman ve Süryani din adamları katıldı.

Toplantı Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Ardından açılış konuşmasını Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez yaptı. Türkiye’de yaşanan sorunlara vurgu yapan Görmez, sorunlar üzeri örtülerek çözülmediği gibi geçen yılların faturası da ağır olduğuna dikkat çekti. Bundan sonra artık analar ağlamasın diye başlayan çözüm süreçleri değil, baştan hiçbir annenin ağlamasına fırsat verilmemesi gerektiğini belirten Görmez, "Eşkıyalar masum çocuklarımızı dağlara kaçırmadan eşkıyalıkları önleyecek bir zemin oluşturulmalıdır. Bugünden geleceği okumak ve ona göre tasarılar oluşturmak büyük devlet olma durumudur. Kaos, belirsizlik, korku ve tedirginlik ise henüz aklıyla değil duygularıyla hareket etme halidir. Toplumsal sorunlar ileri tarihlere ötelenerek zamanın ilacına terk edilemez. Çözümü ileri tarihlere bırakılan her toplumsal olayın toplum açısından acı faturalar doğurduğu uzak değil, yakın tarihimizin gerçekleridir." dedi.

Dün tartışılan konular, bugün için nasıl bir cinnet halinin yansıması olduğunu gösteriyorsa yarın için de bugün yaşananlar bir cinnet durumu olarak görüleceğini ifade eden Mehmet Görmez, şöyle konuştu: "Sorunların çözülmesi öncelenmediği zaman güvenlik politikaları öne çıkar. Güven toplumu güvenlik politikalarıyla değil, toplumun gelecek endişesi taşımadan yaşamasıyla gerçekleşir. Maalesef farklı dini tezahürler konusunda hakkı teslim eden bir çaba gösteremedik. Tarihsel olarak kusurluyuz. Algıları düzeltmek, önyargıları ortadan kaldırmak hususunda kendimizi tatmin etmek kadar her kesimi tatmin edebilecek adımlar atmada geciktik. Sorun siyasetin güdümünden ayrılmadı ve siyasete teslim edilmiş bir alan ne yazık ki her seferinde içinden çıkılmaz bir dile mahkum bir şekilde bugün hepimizin vicdanını sızlatan bir noktada kilitlenmiş durumda. Siyasetin ön aldığı konular göz ardı edilemez. İtiraf etmek gerekir ki farklı dini tezahürler hala 'bu ümmetin soluk desenleri' olarak görülmektedir.”

İslâm dünyasının ve ülkenin içinden geçtiği süreçlerden kendilerini ayırmanın ve tamamen bunlara kapalı olmanın mümkün olmadığını kaydeden Görmez, "Ancak bu bizim üst bir aidiyetle hareket etmemizi engellememelidir. Bugün bütün dünyada yaşananlar, İslâm’ın tezahürlerini siyasetin konusu yapmaktadır. Yaşanan her konu, bir şekilde dine ve İslâm’a gelmektedir. İslami tezahürlerin her türlüsünün siyasi manipülasyona açık bir hal aldığı bir vakıadır. Ancak bugün topyekün İslam dünyası ciddi bir inanç güvenliği sorunuyla karşı karşıyadır ve bu konudaki ihmallerin, siyaset alanından bilgi ve ahlak dünyasına kadar yayılan boyutlarını görmezlikten gelemeyiz. Dini hizmet alanları her şeyden önce ahlaki bir temsili ve misyonu gerekli kılmaktadır. Din hizmetleri salt kamusal bir hizmet değildir. Bu hizmeti yapanların önceliği Allah’ın rızasını kazanmak olmalıdır. Eğer bu rıza her türlü imkân, makam ve mevkiin üzerinde görülmezse bu hizmetin toplumda makes bulmasına imkânı yoktur. Bu anlamıyla gerçekten ulvi bir hizmeti yerine getirdiğimiz hususunu başta şahsım olmak üzere herkesin her zaman aklında tutması gerekir. Aynı zamanda bizler, toplum için bütün çalışanlarımızla birlikte örneklik teşkil etmekteyiz. Bu bize bir ayrıcalık değil, mesuliyet getirmelidir. Bugüne kadar artısıyla eksisiyle Diyanetin ortalaması, milletimiz tarafından böyle görülmektedir. Diyanet mensubu olanlar, toplumun hem gönlünde hem ruhunda hem de vicdanında sahici bir yer edinmişlerdir. Eksikliklerimiz elbette vardır ve sürekli bu eksikliklerimizi telafi etmek zorundayız." diye konuştu

Daha sonra kürsüye gelen Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler ise Mardin'in farklı dinleri ve dilleri ile yüzyıllardır barış içerisinde yaşadığına dikkat çekti. İşler, "Mardin, kadim bir kenttir ve adeta açık hava müzesidir. Batı, çeyrek asırdır tavırlarıyla söylemleriyle bağdaşmamaktadır. Giderek artan çatışmalar her kesi endişelenmektedir. Dünyada din giderek yükselen bir değer haline geldi. Mardin’de 4 gün sürecek toplantının taşra ve merkezin ilişkisini gözden geçirmek için bir fırsattır.” ifadelerini kullandı.

Mardin Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Ahmet Türk, katılımcıları selamladıktan sonra Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bu tür toplantılarda Türkiye’de yaşanan sosyal meselelere de değinmesini istedi.

Mardin Valisi Dr. Ahmet Cengiz, İl Müftüleri İstişare Toplantısı’nın kadim şehir Mardin’de yapılmasından dolayı duyduğu memnuniyetini dile getirdi.

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından her yıl periyodik olarak düzenlenen ‘İl Müftüleri Toplantısı’ 5 gün boyunca Mardin’de devam edecek. CİHAN

İl müftüleri toplantısı Mardin’de başladı

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×