Suriyeliler savaşa inat zeytin ağaçlarına sahip çıkıyor

- "Zeytin beldesi" olarak anılan Harasta'da Osmanlı döneminden kalma tarihi yağhane rejimin saldırıları sonucu kullanılmaz hale gelse de ilçenin zeytincilik geleneği savaşın ve ablukanın gölgesinde devam ediyor

Suriyeliler savaşa inat zeytin ağaçlarına sahip çıkıyor

ŞAM (AA) - MUHAMMED MİSTO - Suriye'nin başkenti Şam'ın Doğu Guta bölgesinde zeytin ağaçlarıyla tanınan Harasta ilçesindeki çiftçiler, rejimin üç yıldır devam eden ablukası ve bombardımanına rağmen zeytin ağaçlarına sahip çıkıyor.

"Zeytin beldesi" olarak isimlendirilen Harasta'da Osmanlı döneminden kalma 150 yıllık tarihi yağhane, rejimin saldırılarında büyük hasar alıp kullanılmaz hale gelse de ilçenin zeytincilik geleneği savaşın ve ablukanın gölgesinde devam ediyor.

Bu yıl da hasat mevsiminin gelmesiyle kolları sıvayan çiftçiler, tarihi yağhanenin büyük ölçüde yıkılmasının ardından yarı otomatik yağhanelerde zeytin yağı üretimi yapıyor.

Bölgedeki zeytin ağaçlarının sayısına ilişkin resmi bir veri olmamasına rağmen çiftçilerin ifadesine göre bölgede binlerce dönüme yayılmış 30 binden fazla ağaç bulunuyor.

AA muhabirine konuşan Yerel Konsey Başkan Yardımcısı Husam el-Beyruti, "Harasta, zeytin ve zeytin yağının kalitesiyle ünlü bir ilçe. Yüzlerce yıllık ağaçlara sahibiz. Bu bölgedeki çiftçiler ağaçlarına büyük önem veriyor." diye konuştu.

- Abluka zeytin ağaçlarını da vurdu

Harasta'nın üç yıldan uzun süredir Beşşar Esed rejiminin kuşatması altında olduğunu ifade eden Beyruti, ablukanın zeytin ağaçlarını da vurduğunu belirtti.

Ablukanın insanlara olduğu kadar ağaçlara da büyük zarar verdiğini dile getiren Beyruti şöyle konuştu:

"Kaliteli zeytinleriyle ünlü bu ağaçlar ne yazık ki yaşanan çaresizlik nedeniyle zaman zaman kesilerek yakacak olarak kullanıldı. Abluka nedeniyle sulama ve ilaçlama da yeterince yapılamadı. Ancak bölge sakinleriyle el ele vererek, ağaçların kesilmesine sınırlama getirdik. İlaçlama yapılmasını sağladık ve sulama için alternatif araçlar bulduk."

Zeytin ağaçlarını korumak için büyük çaba sarf ettiklerini aktaran Beyruti, üretilen zeytinyağının bir kısmının bölge halkı tarafından tüketildiğini ancak büyük bölümünü Doğu Guta'daki diğer bölgelere sattıklarını ve kuşatmanın toprağın sunduğu her şeyin değerini daha da artırdığını söyledi.

- Çiftçiler yıkılana kadar tarihi yağhaneyi kullandı

Osmanlı döneminde zengin bir aileye ait olan yaklaşık 150 yıllık tarihi yağhanenin, Doğu Guta'nın bütün ilçe, belde ve köylerinde yaşayanların zeytinlerini getirdiği bir merkez olduğunu anlatan Beyruti, şunları kaydetti:

"Rejimin bombardımanında büyük hasar görene kadar çiftçilerin çoğu da kaliteli zeytinyağı ürettiği için söz konusu tarihi yağhaneyi kullanıyordu.Yarı otomatik yağhanede hızlı üretim yapılmasına rağmen insanlar saatlerce bekleseler de eski yağhaneyi tercih ediyorlardı."

- "Bölge halkı zeytin için her türlü fedakarlığa hazır"

Tavanı kubbe şeklinde tasarlanan tarihi yağhanede hava sirkülasyonunun en iyi şekilde sağlandığını, toprak ve yoğurttan yapılmış eski alet edevatın kullanıldığını ifade eden Beyruti, zeytinlerin modern aletlerde olduğu gibi madeni yüzeye temas etmemesi nedeniyle üretilen yağın son derece kaliteli olduğunu dile getirdi.

Beyruti, "Harasta'da 400 veya 500 yıllık binlerce zeytin ağacı var. Bölge halkı varlıklarının sembolü olan zeytin için her türlü fedakarlığa hazır." ifadesini kullandı.

Doğu Guta'nın batısında zeytin ağaçlarıyla ünlü Harasta'nın nüfusunun daha önce yaklaşık 250 bin olduğu, ancak abluka ve saldırılar nedeniyle halkın yüzde 90'ının ilçeden göç etmek zorunda kaldığı belirtiliyor.



Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×