"İsrail devleti tarihinin en faşist hükümeti"

- Kudüs Üniversitesi öğretim üyesi ve İsrail uzmanı Zeydani: - "Kendi içinde yeniden şekillenmeye hazırlanan iktidar 1948'de kurulduğundan bu yana İsrail'in gördüğü en sağcı hükümet" - FKÖ İcra Komitesi Üyesi Mecdilani: - "İsrail'de yaşanan son gelişmeler, hükümetin 2'nci Dünya Savaşı öncesinde Almanya gibi bazı Avrupa ülkelerindekine benzer şekilde faşizme doğru sürüklendiğini gösteriyor" - İsrail uzmanı Ebu Nasır: - "Liberman, kabinede yokken de Filistin meselesi için durum iyi değildi. Ama onun da kabineye katılmasıyla durum çok daha kötü olacaktır"

22 Mayıs 2016 Pazar 17:25

KUDÜS (AA) - İsrail eski Dışişleri Bakanı ve Evimiz İsrail Partisi lideri Avigdor Liberman'ın kabineye dahil edilmesiyle Binyamin Netanyahu hükümetinin İsrail tarihindeki en sağcı ve faşist hükümet olacağı belirtiliyor.

Savunma Bakanı Moşe Yalon'un istifasının ardından boşalan bakanlık koltuğuna Liberman'ın getirilmesiyle yaşanabilecek gelişmelere ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Filistinli uzman ve yetkililer, "Liberman ve Yahudi Evimiz partisi lideri Eğitim Bakanı Naftali Bennett'in içinde yer alacağı hükümetin Filistinlilerle siyasi çözüme hiçbir şekilde yanaşmayacağı" görüşünde birleşiyor.

Kudüs Üniversitesi öğretim üyesi ve İsrail uzmanı Dr. Said Zeydani, İsrail'de liderler düzeyinde gözle görülür şekilde aşırı sağa doğru bir yöneliş olduğunu belirterek, "İsrail'in liderler düzeyinde aşırı sağa doğru sürüklendiği gayet açık. Kendi içinde yeniden şekillenmeye hazırlanan iktidar 1948'de kurulduğundan bu yana İsrail'in gördüğü en sağcı hükümet." dedi.

- "2'nci Dünya Savaşı öncesi Almanya'sına benzer faşizme doğru"

Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) İcra Komitesi Üyesi Ahmed el-Mecdilani de İsrail'in 'nci Dünya Savaşı öncesi Avrupa'dakine benzer faşizme doğru gittiğini ifade etti. Mecdilani, "İsrail'de yaşanan son gelişmeler, hükümetin 2'nci Dünya Savaşı öncesinde Almanya gibi bazı Avrupa ülkelerindekine benzer şekilde faşizme doğru sürüklendiğini gösteriyor." diye konuştu.

İsrail toplumunda yıllardır radikal ve ırkçı eğilimlerin etkili olduğunu belirten Mecdilani, bu durumun faşizme doğru evrildiğini ve bunun da "iki devletli çözümün reddedilmesi, yerleşim birimleri inşası, Filistinlilere ait arazilere el konulması ve evlerin yıkılması" gibi uygulamalarla işgal yönetiminin izlediği politikalara yansıdığını ifade etti.

İsrail yönetiminde giderek büyüyen faşizmin söz konusu olduğunu belirten İsrail uzmanı Vedi Ebu Nasır da, İşçi Partisi lideri ve eski Başbakan Ehud Barak'ın cuma günü İsrail'in Kanal 10 televizyonuna verdiği mülakatta "hükümetin faşist eğilimler sergilediği" yönündeki açıklamalara işaret ederek, bu durumun aralarında Barak'ın da bulunduğu bazı İsrailliler tarafından kabul edildiğini kaydetti.

- Yalon dosyası kapandı mı?

Savunma Bakanlığı ve milletvekilliğinden istifa eden Moşe Yalon’un açıklamasında "Kamu hizmetimi bırakmayı düşünmüyorum, milli bir liderliğe aday olmak için geri döneceğim." ifadelerini kullanması Yalon'un istifasına rağmen geri dönüş kapısını açık bıraktığı yorumlarına neden oluyor.

Netanyahu'nun Likud Partisi'nin önde gelen isimlerinden biri olarak bilinen Yalon'u parti liderliğinde kendisine rakip olmaması için saf dışı bırakmaya çalıştığı da dile getirilen iddialar arasında yer alıyor.

İsrail uzmanı Ebu Nasır, Netanyahu'nun koltuğunu korumak ve rakiplerini saf dışı bırakmak için her şeyi yapabileceğini savunarak, "Netanyahu, kendi makamını korumak ve güçlü rakiplerini saf dışı bırakmak için kim olursa olsun birilerini aldatmakta tereddüt etmez. Ne iç siyaset, ne bölgesel ne de uluslararası durumlar onu ilgilendirir. Onun için önemli olan tek şey kendisidir ve bunun için arkadaşlarına da zarar vermekten geri durmaz." diye konuştu.

Likud Partisi içindeki bölünmelere dikkati çeken Ebu Nasır, parti içindeki birçok yöneticinin Netanyahu'dan memnun olmadığını dolayısıyla ayrılma ve bölünmelerin söz konusu olabileceğini belirtti.

Filistinli uzman, "Ancak böyle bir durum karşısında Netanyahu'nun elinde iki koz var. Birincisi doğrudan kendisine karşı çıkabilecek bir kesimin olmaması, ikincisi de Netanyahu'ya karşı olanların, ondan çok birbirlerinden nefret etmeleri." diye konuştu.

- İsrail'deki gelişmelerin Filistin meselesine olası etkileri

İsrail'de yaşanan son gelişmelerin Filistin meselesini doğrudan etkileyeceğini ifade eden uzmanlar, hükümetteki radikalizmin barış sürecine olumsuz yansımaları olacağını dile getirdi.

FKÖ İcra Komitesi Üyesi Mecdilani, İsrail'de radikalizmin faşizme doğru ilerlemesi "tehlikeli bir durum" olarak nitelendirerek, şunları söyledi:

"İsrail'de radikalizmin, yeni bir aşamaya -faşizme- doğru ilerlemesi tehlikeli bir durum. Bu durumun Filistin ile barış sürecine büyük etkisi olacaktır. Bundan sonra işgalcilerin saldırılarında artış göreceğiz. Filistinliler de buna dik duruşlarıyla karşılık verecektir. Akabinde de bölgede yaşanan gerginliğin sorumlusu Netanyahu ve sağcı radikal, faşist hükümeti olacaktır."

Ebu Nasır da İsrail'deki gelişmelerin Filistin meselesine olumsuz etkileri olacağını belirterek, "Liberman, kabinede yokken de durum iyi değildi. Ama onun da kabineye katılması halinde durum çok daha kötü olacaktır." ifadesini kullandı.

İsrail uzmanı Zeydani ise İsrail toplumunun giderek sağa kaymasının yeni anlaşmazlık ve çatışmaların habercisi olduğunu savundu. Zeydani, "İsrail'deki kamuoyu anketleri, toplumunun sağa meylettiğini ortaya koyuyor. Sağa yönelim, Filistin ile barış ya da siyasi çözüm konusunda hiçbir olumlu işaret vermiyor. Hatta sadece Filistin tarafıyla değil, bölgesel ve uluslararası kesimlerle de anlaşmazlık ve çatışmaların habercisi oluyor." diye konuştu.

- Liberman'ın radikalliği Filistinlileri endişelendiriyor

Filistinli analistler Liberman'ın Filistinlilere karşı tutumunun Netanyahu'dan farklı olmadığını ancak askeri tecrübe yoksunluğu ve saldırganlığının Liberman'ı daha tehlikeli hale getirdiğini savunuyor.

Mecdilani, Liberman'ın Savunma Bakanlığı görevine getirilmesinin radikalizmin artması anlamı taşıdığını belirterek, "Liberman kabineye dahil edilse bile İsrail hükümetinin politikaları, Filistin halkı ve siyasi güçleri tarafından güçlü bir direnişle karşılaşacaktır." dedi.

Ebu Nasır, "Liberman'ın sürekli tehdit ettiği gibi Gazze'ye saldıracağını zannetmiyorum. Bilindiği gibi barış ya da savaş kararı Askeri Kuvvetler Yüksek Komutanı'nın elinde ve bu kişi de Netanyahu. Netanyahu'nun da beklenmedik bir gelişme olmadıkça yakın gelecekte Gazze'ye saldırı kararı vereceğini sanmıyorum." diye konuştu.

Zeydani de Liberman'ın karmaşık bir kişiliğe sahip olduğunu ama Filistin ile siyasi süreç konusunda Netanyahu ile aynı düşünceleri paylaştığını öne sürdü.

- Yalon neden istifa etti?

İsrail Savunma Bakanı Moşe Yalon cuma günü Başbakan Netanyahu'ya güvenini yitirdiğini ifade ederek, hem bakanlık görevinden hem de milletvekilliğinden istifa ettiğini açıkladı.

İsrail ve Likud hareketine hakim, ülke istikrarını tehdit eden aşırı ve tehlikeli güçler bulunduğunu belirten Yalon, İsrail toplumundaki tüm aşırılık, şiddet ve ırkçılığın yanı sıra İsrail yüksek mahkemesi ve yargısına zarar vermeye yönelik çabalarla bütün gücüyle mücadele ettiğini dile getirdi. Yalon söz konusu çabaların hukukun egemenliğine büyük zarar vereceğini ve ülke için bir felaketin söz konusu olabileceğini savundu.

- Netanyahu-Yalon anlaşmazlığı

Netanyahu ile Yalon arasındaki görüş ayrılıkları ilk olarak Yalon'un geçen mart ayında El-Halil kentinde Abdulfettah eş-Şerif isimli yaralı Filistinliyi başından vurarak öldüren İsrail askerinin yargılanması konusundaki ısrarı ile başladı.

İsrail Genelkurmay Başkan Yardımcısı Tümgeneral Yair Golan'ın "Soykırım'ı Anma Günü"nde yaptığı konuşmada, İsrail toplumundaki son eğilimleri Nazi dönemi Almanyası'na benzetmesini Netanyahu "şaşkınlık verici" olarak nitelerken, Yalon'un ise generalin konuşma hakkı olduğunu savunması ikili arasındaki görüş ayrılıklarını bir kez daha gün yüzüne çıkardı.

Tüm bu gelişmelerin ardından Netanyahu geçen pazartesi günü generalleri kamuoyu önünde düşüncelerini açıkça söylemeye teşvik ettiği için Savunma Bakanı Yalon'u makamına çağırmıştı. Netanyahu geçen çarşamba Moşa Yalon'un ardından İsrail Savunma Bakanlığı'na Liberman'ı tayin etmeye hazırlandığına işaret etmiş, Liberman da Netanyahu'nun partisinin koalisyona katılması ve kendisinin savunma bakanı olması yönündeki teklifini kabul ettiğini açıklamıştı.

Netanyahu ile Yalon arasında Gazze Şeridi veya iki devletli çözüm konusunda herhangi bir görüş ayrılığı bulunmuyor. Gazze savaşına liderlik eden ikili, iki devletli çözüm konusunda aynı görüşü benimsiyor ve bu tür bir çözüme karşı çıkıyor.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×