kolera hastalığı

Kolera hastalığı, ilk olarak Hindistan da boy göstermiş ve git gide dünyaya yayılmış bakteriyel bir hastalıktır.

kolera hastalığı

Kolera hastalığı, ilk olarak Hindistan da boy göstermiş ve git gide dünyaya yayılmış bakteriyel bir hastalıktır. İnce bağırsaklarda meydana gelen bakteriler çoğalıyor ve parazitlere yol açıp kolera hastalığını oluşturuyor. Sadece insanlarda görülen kolera hastalığı genelde kişilere dışkı ve kusma yoluyla bulaşmaktadır. Temiz olmayan tuvaletler ise hastalığın en çok yayılma gösterdiği alanlardır. Devamında ise suyoluyla bulaşan ve genelde kurak, çöl gibi bölgelerde daha çok görülme ihtimali olan bir hastalık türüdür.

‘’Vibrio cholerae’’ adlı bir bakterinin oluşumuna neden olduğu bağırsak enfeksiyonuna ilişik olarak meydana gelen, akut ve şiddetli kusma, ishal ile seyreden bir hastalık olan kolera, yaşam kaybı riski yüksek olarak karşımıza çıkar. Hastalığın oluşmasına neden olan bakteri bağırsak kıyısında tutunur ve git gide üretim yapar. Ancak bu bakteri diğer dokulara zarar vermez ve hastalığı diğer organlara yaymaz. Bakterinin ürettiği toksin, hastalık olan kişide aşırı ölçüde su kaybına neden olur. Görülen bu su kaybı bazı vücudu hassas olan kişilerde birkaç saat içerisinde ölüme yol açabilir.

Bulaşıcı özelliği fazla olan kolera, genelde sağlık koşulları pekiyi olmayan ve konfor bakımından yoksun olan bölgelerde hızla yayılma göstermektedir. Hastalığın en kolay bulaşma yolu kullanılan içme suyu ve meyve, sebze gibi besinlerin yıkanma aşamasında kullanılan sudur.

Kolera bakterisi vücuda bir kere bulaştığında bir saat veya bir gün içerisinde kuluçkaya girecektir ve kuluçka döneminden sonra hızlı bir şekilde etkilerini göstermeye başlayacaktır.

Kolera belirtileri;

  • Ani şekilde başlayan ishal ve kusma
  • Genelde ishal esnasında karın ağrısı sorunu görülmez
  • Dışkıda nadiren de olsa mukus vardır. Ama kesinlikle dışkı da kan görülmez
  • Gün içerisinde bitkinlik ve devamlı çarpıntı hissi
  • Dışkıda koku yoktur, ancak pirinç suyuna benzeyen bir yapısı vardır
  • Dışkının içerisinde pirince benzeyen tanecikler görülür
  • Sıvı kaybından kaynaklanan belirtiler gözlenir ( ağız kuruluğu, dudaklarda morarmalar, gözlerde çökme, yüzde ıstıraplı bir görüntü, deri de soğukluk, buruşukluk, kuruluk ve yapışkanlık vs)

Kolera tedavisi;

Genel olarak tedavide ilk önce oral antibiyotikler tercih edilir. Oral antibiyotik kullanımına hastanın sağlık durumu el verişli değil ise bunun yerine damar yolu sıvı takviyesi tercih edilir. İzotenik gibi tedavi yöntemleri de tercih edilir ve hastalığın kısa sürede iyileşme göstermesi için biraz tedavide hızlılık esas alınır.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×