Öztrak: Örf ve adetlerimizde acılı insanların üstüne yürümek, tekme atmak yoktur

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, "Bizim örf ve adetlerimizde acılı insanların üstüne yürümek, yere düşene tekme atmak yoktur." dedi. Meclis'te basın toplantısı düzenleyen Öztrak, ülke olarak çok derin bir acıyı yaşadıklarını...

Öztrak: Örf ve adetlerimizde acılı insanların üstüne yürümek, tekme atmak yoktur

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, "Bizim örf ve adetlerimizde acılı insanların üstüne yürümek, yere düşene tekme atmak yoktur." dedi.

Meclis'te basın toplantısı düzenleyen Öztrak, ülke olarak çok derin bir acıyı yaşadıklarını ifade etti. Soma'da yaşanan faciada Enerji Bakanı'nın verdiği son rakama göre 302'ye kadar ulaşacağı anlaşılan can, baba, kardeş, evlat, eşin hayatını kaybettiğini dile getiren Öztrak, "Maden şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyor, evlerine ateş düşen ailelerimize ve milletimize baş sağlığı, yaralılara acil şifalar diliyorum. Ayrıca bugün değerli dostum İstanbul Milletvekili ve partimizin Plan ve Bütçe Komisyonu sözcümüz Ferit Mevlut Aslanoğlunu kaybetmenin de derin kederini yaşıyorum. Kendisine Yüce Allah'tan rahmet, kederli ailesine başsağlığı diliyorum." diye konuştu.

"CUMHURİYET TARİHİNİN EN BÜYÜK MADENCİLİK FACİASI"

Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük, dünya madencilik tarihinin ise en büyük 14. faciası ile karşı karşıya olduğunu belirten Öztrak, facianın bu ciddiyetle ele alınması ve sorumluların bu ciddiyetle hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Öztrak, şu soruları sordu: "Bu yaşanan faciada; rödövansla yani taşeron kullanarak bu madenleri işletme kararını alan ve çalışanı ve çalışanın güvenliğini düşünmek yerine kazanacağı paraya odaklanan, teknik denetçiyi bile devletin çalışanı değil, işletmenin çalışanı yapan hükümetin sorumluluğu nedir? İşletme sürecinde kaza riskini kontrolden sorumlu olan bakanlıkların ve bunların bakanlarının sorumluluğu nedir? Madenleri işleten firma ile akp arasında organik bir bağ var mıdır? Neden Başbakan, bakanlar ve AKP milletvekilleri bu şirkete karşı oldukça toleranslı bir dil kullanıyor? Bundan birkaç hafta önce partimizin bölge milletvekillerinin öncülüğünde soma madenlerindeki kazaların Meclis tarafından incelenmesi amacıyla getirdikleri önergeye red oyu veren, hükümetin Meclisteki hertürlü denetim yolunun tıkamasına göz yuman, AKP milletvekilleri, bizim bu felakette hiçbir kusurumuz yok diyebiliyorlar mı? İki yıl önce çıkardığı bir genelgeyle, madenlerin satış, kira, irtifak, takas, tahsis, devir işlemlerine izin verme yetkisini kendi eline alan, bunu da televizyonlarda ballandıra ballandıra anlatan; ama aynı madenlerin denetimini bakanlarına bırakan; felaket yaşanınca da bunun sorumluluğunu kadere ve madenciliğin fıtratına havale eden, hükümetin başının bu olayda hiç mi sorumluluğu yok?"

"ALDIĞI OYUN VERDİĞİ SORUMLULUĞU YERİNE GETİREMEYEN ONURLU SİYASETÇİNİN, GÖREVİNDEN İSTİFA ETMESİ SİYASETİN FITRATINDA HALA DURUYOR"

Afet sonrası sergilenen kriz yönetiminin daha doğrusu yönetimsizliği ve karmaşanın da felaketin bilançosunun artmasına neden olduğunu savunan Öztrak, "Madende kaç kişi var? Kaç şehit var? Naaşları nerede? Şirket nerede? Kurtarma sürecini kim yönetiyor? Bu sorular uzun süre cevapsız kaldı. Ne yazık ki bu ihmal ve beceriksizliklerin milletimize ödettiği bedel çok ağır oldu." ifadelerini kullandı.

Başbakanın acıların doruğa ulaştığı bir günde siyaset yapmayı ve millete yanlış ve yanıltıcı bilgiler vermeyi sürdürdüğünü belirten Öztrak, "Bir yandan 2023'de ülkeyi en büyük 10 ekonomiden biri yapacağım diyen hükümetin başı, diğer yandan bu felakette yitirilen canları meşru göstermek için Türkiye'yi 150 yıl öncesinin İngiltere'si, 100 yıl öncesinin ABD'si ile kıyaslamaya kalktı. Teknolojiyle, etkin denetimle almanya'da olduğu gibi zaiyatın sıfıra indirilebileceğini bile bile ölüm madenciliğin fıtratında var dedi. Ben Başbakana şunu hatırlatmak isterim; 21. yüzyılda ölüm madenciliğin fıtratından çıktı. ama aldığı oyun verdiği sorumluluğu yerine getiremeyen onurlu siyasetçinin görevinden istifa etmesi, siyasetin fıtratında hala duruyor. Bunun en son örneğini Güney Kore'de gördük. Demokrasiden, hukukun üstünlüğünden, kural ve kurumlardan haz etmediğini söyleyen bir siyasetçiden böyle bir sorumluluğu beklemenin safdillik olacağını biliyorum. Hükümetin başının fıtratında nezaketin zerresi olmadığını da bu güne kadar yaşadıklarımızdan görüyorum. AKP zihniyeti bundan önce Zonguldak'ta yaşanan maden kazasında borçlu işçileri sorumlu göstermişti. Ama artık acıların zirve yaptığı bir zaman ve yerde halkın protestoları karşısında Erdoğan'ın vatandaşların üzerine yürümesini, tartaklamasını, hakaret etmesini, özel kalem müdür yardımcısının yere düşen vatandaşları tekmelemesini içimize sindirmemiz mümkün değil. Bizim örf ve adetlerimizde acılı insanların üstüne yürümek, yere düşene tekme atmak yoktur. Ağzından milli iradeyi düşürmeyen, biz millete efendi değil hizmetkâr olmaya geldik diyenler şimdi borca batırıp madenlere zimetledikleri insanlara, onların yakınlarına kabadayılık yapmaya, yere düşen gençleri özel kalem müdür yardımcılarına tekmeletmeye başladı. Yaşanan felaket günlük siyasetin malzemesi yapılarak sulandırılamayacak kadar büyük. Ancak hübris sendromuna tutulan, yani kibir hastalığına yakalanan, ben vatandaşa değil sadece tarihe ve Allah'a karşı hesap verebilirim duygusunu taşıyan bu Başbakanın bunu görmesi mümkün değil. Ancak bizim de bu yaşananları kabul etmemiz, sineye çekmemiz, tevili kabul etmemiz de mümkün değil. acılı vatandaşlara bağıran, itip kakan, tekme atan, attıran, şiddet uygulayan bunun hesabını er geç verecektir." şeklinde konuştu.

Soma'daki facianın yaralarını sarmanın devlete düşeceğini ve devletin bu yaraları saracak güçte olduğunu anlatan Öztrak, faciada yaşamını yitiren madencilerin veya eşlerinin kredi kartı, tüketici kredisi, konut kredisi gibi borçlarının devlet tarafından üstlenilmesi gerektiğini vurguladı.

"Bazı özel bankaların bazı krediler için sosyal sorumluluk çerçevesinde tek tek gerçekleştirildiği görülen bu işlemler bankaların insiyatifine bırakılmadan devlet tarafından yürütülmelidir." diyen Öztrak, madencilerin ailelerinde işsiz olan çalışma çağındaki aile bireylerinden en az birine devlet tarafından iş imkânı sağlanmasını istedi. Bu çalışmaların destekleyicisi ve takipçisi olacaklarını ifade etti.

CİHAN


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×