Başbakan'dan flaş 'tuzluk' izahatsı

Geçtiğimiz haftayı ABD'de yoğun temaslarla geçiren Başbakan Davutoğlu, Türkiye dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını cevaplandırdı.

Başbakan'dan flaş 'tuzluk' izahatsı

İşte Başbakan Davutoğlu’nun izahatları:

MESELE SURİYE'Yİ AŞTI

Suriye meselesi için BM’den yeni bir karar çıktı. Bundan sonra Suriye’de yeni bir büyüme olur mu?

Suriye meselesi bundan böyle Suriye’nin meselesi olmaktan çoktan çıktı. Bölgesel bir vaziyet aldı. Uluslararası toplum, ‘bölge devletleri bu işle ilgilensin’ noktasındaydı. Ama şimdi bilhassa Paris saldırısı ve son atmosfer şu mesajı verdi “Suriye konusu çözülmezse Avrupa’da da dünyada da öteki sorunlara yol açacak.” Şimdi Suriye meselesi için “Nerde kusur yaptık” noktasına geldiler. Bundan sonra bir canlılık olabileceği doğal. Ne yapılması gerektiğine paradigma gelirse o süre Türkiye’nin söyleyeceği aşırı şey var.

ELEĞİMİZDEN TUZLUK GEÇEMEZ

AK Parti’ye milletvekilliği için başvuranların yüzde 50’sinin enlem yapıya yakın bulunduğu iddia ediliyor?

Öncelikle böyle bir veri nereden geldi ona bakmak lazım. Böyle bir şey olası değil. Aday adaylığı herkese açık, demokratik bir haktır. Ama namzet şekilde seçilmek partinin karar vereceği bir iştir. Aday adaylığından adaylığa geçişte en kurumsal çalışan parti AK Parti’dir. Temayüller yapılır. Bahsettiğiniz şahısların temayüllerden geçmesi olası değil, hadi geçti diyelim, alt komisyon var, sonrasında üst komisyon var, sonrasında da biz varız. Bu süzgeçlerden netice almaları olası değil. İllerde sivil cemiyet kuruluşları içerisinde da bir temayül yapacağız. Tuzluklar bu süzgeçlere takılırlar.

Tuzluklar bu süzgeçlerden geçemeyecek kadar iri nesnelerdir. Onlar çıkarlarını dikkat çekici ederler, buralardan geçemezler. Elekten tuzluk geçmez merak etmeyin. Gerekli tedbirleri aldık. Ben bununla birlikte enlem binanın HDP, CHP ve MHP’de kendine yer aradığını düşünüyorum. Her üç parti ile de enlem binanın birlikteliği var. Bu da nebati bir durumdur. CHP yüzde 35 alırsa, HDP yüzde 10 alırsa  yüzde 45 yapıyor. Üzerine de MHP’yi koyun. Böyle bir dizayn yapılmış. Kılıçdaraoğlu’na da bunun için yüzde 35 maksadı koydular. Ve o da bu tuzağa düştü.

AK PARTİ GÜL'ÜN EVİ

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün adaylığı meselesi için ne söylersiniz?

Olağanüstü kongrede, politik ahlak üstüne atıfta bulundum. Kurallar, normlar, değerler doğru inşaa edilirse, insanlar gider ama değerler kalır. Bu değerlerden en ciddiyet verdiğim ise vefadır. Sayın Abdullah Gül partimizin kurucusudur, herhangi bir kurucu da değildir. AK Parti’nin ilk başbakanıdır. Takdir Sayın Gül’ün kendisinindir. Bence çağırma dışarıdan birine yapılır. Burası onun kendi evidir.

TAMAMEN BİR ALGI OPERASYONU

CHP’yi kapatma davası iddialarına ait neler söylersiniz?

Böyle bir iddianın zemini yok. Tamamen bir algı operasyonudur. Türkiye’de otoriterleşme şevki artıyor imajı çizmek için 'CHP ve MHP kapatılacak, HDP de barajı aşamayacak' şeklinde insan aklının almayacağı bir algı oluşturmaya çalışıyorlar. Böyle birşey olası mü? Bu, karşılığı olmayan birşey. Hukuki şekilde bunun temeli yok. Eğer böyle bir adım varsa CHP ve MHP’den evvela bunu engelleyecek bulunan biziz. Ama CHP’nin şunu kendine sorması lazım, madem parti kapatmaya karşısınız, 2010 referandumunda partilerin kapatılmasını tümüyle yasaklayan düzenlemeye sebep destek vermediniz? CHP, ‘başka partiler kapatılsın biz iktidara gelelim’ diyor.

PARTİLERE AÇIK ÇAĞRI

Şimdi biz de deriz ki, hiç bir parti kapatılmasın. Parti kapatma yeni Türkiye’de olası değil. Buradan çağrıda bulunuyorum; parti kapatmayı tümüyle yasaklayan o anayasa maddesini dört parti şekilde haftaya Meclis'e sunalım ve bir celsede bu işi bitirelim. Spekülasyonlar da sona ersin. İç Güvenlik hukuk tasarısı görüşmeleri devam ediyor. Ama bir fasıla veririz bu iş için. Talimat verdim Grup Başkanvekillerimize ''dört parti biraraya gelelim derhal bu hafta bu meseleyi çözelim.'' bu açık çağrımdır.

TÜRKİYE KARŞITI LOBİLER VAR

Bakın özellikle  vurgulamak istediğim birşey var, yabancı yatırımcılar ve onların Türkiye analistleri ile konuşuyoruz. Onlara “Siz Türkiye’yi iyi takip ediyorsunuz, geçen hafta Cumartesi günü Türkiye’de ne oldu bana söyler misiniz?” dedim. Kendi aralarında tyükselişıyorlar. Hiç bir tanesi bilemedi. ‘Bakınız, Cumartesi günü Türkiye’de 30 yıldır süren çatışmayı sona erdirecek silah bırakma çağrısı yapıldı. Bundan hiçbirinizin nasıl haberi olmaz’ dedim. Ekonomik analiz yaparken her çeşitli izahatyı değerlendirme ölçütü şekilde kabul ediyorsunuz ama Türkiye’de 30 yıldır akan kanı bitirecek bu izahat sizin radarınıza girmiyor.

TARİHİ ÇAĞRIDAN HABERSİZLER

Benzer silah bırakma çağrısı Kolombiya, Srilanka’da, Filipinler’de yapıldığında dünyada birinci haberdi. Niye Türkiye’deki böyle müspet haberler radarınıza girmiyor. Ama CHP ile alakalı temelsiz iddialar derhal gündeminize gelebiliyor. Çözüm süreci ile Türkiye’nin kazanç güvenliği artmıştır. Sadece savunma konsepti dahilinde bu sıkıntı itibarı ile yaptığımız tüketim 500 milyar dolardır. Bunların hiç birinden gelişmeleri yok. Neden, nedeniyse bunun da ardında Türkiye karşıtı uluslararası lobiler var. Normalde Cumartesi günkü çağrının bizim kredi notumuza ve görünümümüze derhal tesir etmesi lazımdı.”

Kaynak: HABER7.COM

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×