"Cumhurbaşkanı'nın konuşması, darbe girişiminin kırılma noktası oldu"

- İzmir'de beraatle sonuçlanan "askeri gizli bilgi ve belge bulundurma" davasının iki numaralı sanığı emekli albay Başbuğ: - "(Darbe girişiminin) Kırılma noktasının şah damarı şu cümleydi, Cumhurbaşkanımız dedi ki, ‘Merak etmeyin, uçağa bineceğim ve halkımın arasına geleceğim’ dedi ve dediğini yaptı. Zaten bu beklenti her şeyi bitirdi. Bu cümle millete rahat bir nefes aldırdı, örgütte de inanılmaz bir paniğe yol açtı" - "Birinci Ordu Komutanımızın 'Bildiri korsandır, devletimiz ordumuz görevinin başındadır' açıklaması da çok önemli bir kırılma oldu. Başbakanımızın tarihi cümleleri, cımbızla seçilmiş cümleleri de öyle. 'Bu korsan bildiridir, itibar etmeyin' sözü, çok önemli işlevi olan sözdü" - "Kuklacıların bir taktiği vardır, B planı olmadan asla yola çıkmazlar. Bu darbenin başarılı olamayacağının hesabını yapmıştır. Bu örgüt son bir harakiri daha yapacaktır, bekliyorum. Uyanık olmakta, temkinli olmakta fayda var"


İZMİR (AA) - GÜLCAN KAPLAN - İzmir'de beraatle sonuçlanan "askeri gizli bilgi ve belge bulundurma" davasının iki numaralı sanığı emekli Albay Coşkun Başbuğ, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 15 Temmuz akşamı ekranlardan halka seslenmesinin FETÖ'nün darbe girişiminin başarısız olmasında büyük etkisi bulunduğunu belirterek, "Kırılma noktasının şah damarı şu cümleydi, Cumhurbaşkanımız dedi ki, ‘Merak etmeyin, uçağa bineceğim ve halkımın arasına geleceğim’ dedi ve dediğini yaptı. Zaten bu beklenti her şeyi bitirdi. Bu cümle millete rahat bir nefes aldırdı, örgütte de inanılmaz bir paniğe yol açtı." dedi.

Başbuğ, AA muhabirine yaptığı açıklamada, darbe girişiminin olduğu akşam TRT'de okunan korsan bildiri sonrasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın telefonla canlı yayına bağlanarak, "tarihi" konuşma yapmasının, kalkışmanın en önemli kırılma noktalarından biri olduğunu vurgulayarak, "Canlı ve diri ve direnen lideri gördüğü an millette bir rahatlama oldu." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın halkı meydanlara davet ettiğinde milletin devletine sahip çıkarak meydanlara koştuğunu hatırlatan Başbuğ, daha önceki darbelerin bu yapılmadığı için başarılı olduğunu söyledi.

- Darbenin kırılma noktası

Başbuğ, Erdoğan'ın konuşmasında çok önemli bir ayrıntıya dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Kırılma noktasının şah damarı şu cümleydi, Cumhurbaşkanımız dedi ki, ‘Merak etmeyin, uçağa bineceğim ve halkımın arasına geleceğim’ dedi ve dediğini yaptı. Zaten bu beklenti her şeyi bitirdi. Bu cümle millete rahat bir nefes aldırdı, örgütte de inanılmaz bir paniğe yol açtı. Cumhurbaşkanımızın zamanında söylediği bir cümlesi vardı. Konu dışı olduğu halde, elini göğsüne vurarak, ‘Merak etmeyin, biz kefenimizi giydik’ dedi. O an eminim birçok kesim bu cümlenin ne anlama geldiğini anlamadı. İşin içinde olan, bu örgüte karşı yıllarını vermiş biri olarak o cümlenin nereye mesaj olduğunu çok iyi anladığımdan rahatlamıştım ki Cumhurbaşkanımız bu sözün gereğini yaptı. O uçağa kefeniyle binmek cesaret ister. Direkt hedefsiniz. Tarihte ilk ve sondu. Her şeyi, ölümü göze alıp halkın arasına girdi. En büyük kırılma burada başladı."

Birinci Ordu Komutanı Ümit Dündar'ın "Bildiri korsandır, devletimiz ordumuz görevinin başındadır" açıklamasının da çok önemli bir kırılma olduğunu belirten Başbuğ, "Başbakanımızın tarihi cümleleri, cımbızla seçilmiş cümleleri de öyle. 'Bu korsan bildiridir, itibar etmeyin' sözü, çok önemli işlevi olan sözdü. Bu noktada da örgütte çözülme başladı. Komutanlarımız da bu cümlelerin üzerine rehin alanların nefes alışlarının değiştiğini ifade etti. Başta yaradanın, sonra bu önlemlerle büyük bir belayı defettik." dedi.

Başbuğ, darbelerin esasının "kitleleri bölmek" üzerine dayandığını dile getirerek, "Karşılıklı çatıştırmak, karşılıklı kırmaktır. Bu, dış gücün arayıp da bulamadığı ortamdır. (Korsan bildirideki cümleler) Bir kesimi harekete geçirmeye yönelik özenle seçilmiş kasti cümleler. Gençliğe hitabeden gaflet, delalet ve hıyanet, bir yerlere mesajdı. Allah’tan ülke ve millet bu oyuna gelmedi. Başbakanımızın gözlerinin dolduğu, direksiyonda türbanlı da çağdaş giyimli de var, bu manzarayı görünce gözlerim doldu dediği de o. Meydanlara çıkınca her kesimden insan görürsünüz. Hepsinin ortak noktası ‘Biz darbe istemiyoruz. Biz halkın iradesine saygılıyız, devletimize sahip çıkıyoruz’ mesajıdır. İktidarın bir olalım, birlik olalım mesajının altında yatan da buydu." diye konuştu.

- Örgütteki çözülme

FETÖ'deki çözülme ve dağılma sürecinin, İzmir merkezli 10 ilde gerçekleştirilen operasyon kapsamında muvazzaf askerler için yakalanmalarına yönelik gözaltı kararı çıkarılması sürecinde hız kazandığına dikkati çeken Başbuğ, şunları kaydetti:

"Çözülme son 10 güne kadar olmadı. Bunun da sebebi şuydu. İçeride tutuklanan polislere ve soruşturma geçiren birçok kişiye örgüt ısrarla ‘Acele etmeyin, bugünler geçici. Yakında aydınlık günler bizimdir. Bakın, silahlı kuvvetlerde bu kadar örgüt militanımız var, hiçbirine dokunulmuyor, sakin olun’ dediler. Bu gerçekten örgütü bir yere kadar tutmayı sağladı ve bu çözülmeyi önledi. Israrla şunu ifade ettim. Silahlı kuvvetlere operasyon başladığı an örgütte çözülme ve dağılma başlayacak dedim. Bunu da 4 binbaşı ve 2 amiralle gördük. Silahlı kuvvetlere açılış kapısıydı bu. Devamı gelecekti. Buradaki paniğe bakar mısınız? Örgüt mensubu olarak bunlar örgüt liderine, üst akıla soruyor, 'soruşturma var, ne yapmamız gerekiyor' diye. Oradan gelen akla bakın, 'rapor alın' diyor. Neyi kurtaracak, neyi engelleyecekse ve bu akla bu subaylar uyuyor. Paniğin net bir örneği. Silahlı kuvvetlere olan bu giriş, bütün süreci hızlandırdı. Kamuda birçok yere yapılan bu operasyonlar göreceksiniz beraberinde inanılmaz itiraflar ve çözülmeleri getirecek. Hayretle göreceğiniz birçok olaya beraber şahit olacağız."

- "Önümüzdeki süreç"

Coşkun Başbuğ, "Büyük bir belanın def edildiğini" ama bunun final noktası olmadığını savunarak, şöyle devam etti:

"30 yılı bu devlete harcamış, istihbaratla yoğrulmuş biri olarak rahatlıkla belirteyim, FETÖ’yü gözümüzde büyütmeyelim. Dış güçler tarafından kurulan, beslenen, bugünler için hazırlanan bir örgüt, kukla tamamı. Kuklacıların bir taktiği vardır, B planı olmadan asla yola çıkmazlar. Bu darbenin başarılı olamayacağının hesabını yapmıştır. Bu panik havası yaratmasın, örgütü gözümüzde büyütmesin. Sivrisineği gözünüzde fazla büyütürseniz geceyi ayakta geçirirsiniz. Çok küçümserseniz sıtmaya yakalanırsınız. Hak ettiği değeri verme adına, bu örgüt son bir harakiri daha yapacaktır, bekliyorum bunu ama asla bir yere varamaz, asla başarı elde edemez. Bu son çırpınış, son çaba olacaktır. Dolayısıyla uyanık olmakta, temkinli olmakta ulusça fayda var."

Son kalkışmayı fırsat bilip silahlı kuvvetlere yönelik kampanya yürütenler olduğuna işaret eden Başbuğ, şu değerlendirmede bulundu:

"Üniformayı yıllarca şerefle taşımış, bedene değil ruhuna giydirmiş bir subay olarak konuşuyorum. Dış güçler hemen fırsatı değerlendirerek, bütün silahlı kuvvetler böyledir gibi bir ortam yaratmaya çalışıyorlar. Aziz millet bunu ayıracaktır. Biz dün olduğu gibi halkının emrinde olan dünyanın sayılı ordularından biriyiz. Onları bizden kabul etmiyorum. Bunlar silahlı kuvvetlere sızmış aşağılık terörist, alçak ve vatan haini kişiler. Bunların asla asker olarak görülmemesi lazım. Toplasanız bin veya iki bini bulur. 10 binlerin geçtiği bir silahlı kuvvetlerden bahsediyoruz. Nice vatan evlatları var her an ölmeye hazır, bütün ideali devleti, vatanı, bayrağı olan. Bu insanları tutup bu kapsamda değerlendirirseniz, hem bize, hem kuruma, hem devlete yazık etmiş olursunuz."

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×