Ziraat Bankası’ndan Çiftçiler Günü Müjdesi

- Ziraat Bankası Kredi Politikaları Genel Müdür Yardımcısı Göğebakan: - "Üretim konusuna göre genç çiftçi projesi kapsamında hibe alan tarımsal üreticilerimize 180 bin TL'ye kadar kredi imkanı sunuyoruz" - "Şu anda Türk bankacılık sektöründe takipteki kredi rasyosu yüzde 3 civarında. Ziraat Bankası'nda yüzde 1,7 seviyesinde. Bizim tarımsal kredilerde takipteki kredi rasyomuz yüzde 1'in altında"

Ziraat Bankası’ndan Çiftçiler Günü Müjdesi

İSTANBUL (AA) - MURAT BİRİNCİ - Ziraat Bankası Kredi Politikaları Genel Müdür Yardımcısı Cengiz Göğebakan, "Üretim konusuna göre genç çiftçi projesi kapsamında hibe alan gençlerimize 180 bin TL'ye kadar kredi imkanı sunuyoruz. " dedi.

AA muhabirine Ziraat Bankası'nın geleceğe yönelik tarım politikaları ve projeleri hakkında bilgi veren Göğebakan, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının kentten köye göçü teşvik etmek ve tarımsal faaliyetin devamlılığını sağlamak amacıyla genç çiftçi kategorisinde tanımladığı kişilere 30 bin TL hibe verilmesi konusunda bir tebliğ yayımladığını anımsattı.

Göğebakan, bu önemli projeye destek olmak amacıyla bakanlığa, 30 bin TL’lik desteğin özkaynak kabul ederek bu özkaynak ile uyumlu işletme kredisi vermeyi, böylelikle genç çiftçilerin ölçek ekonomisini yakalamalarına katkı sağlamayı önerdiklerini belirtti.

Bakanlığın bu öneriye çok olumlu yaklaştığını söyleyen Göğebakan, şöyle devam etti:

"Hayvancılık, arıcılık, kanatlı hayvancılık ve örtü altı tarım gibi farklı üretim konularında prototipler geliştirdik. 30 bin lirayı özkaynak kabul edip, bunun üzerine yatırım kredisini ve yatırım hayata geçirildikten sonra da o yatırımla ilgili işletme kredisini vereceğiz ki tarımsal faaliyet süreklilik arz edebilsin. Şu anda bakanlık genç çiftçi başvurularını topluyor. Bu desteklerden yararlanmak isteyenler projelerini bakanlığa sunacak ve değerlendirmelerden sonra nihai liste açıklanacak. Açıklanacak hibe sahipleri isterlerse Ziraat Bankası'na da kredi başvurusunda bulunabilecekler.

Genç çiftçi projesi kapsamında hibe alan gençlerimize 180 bin TL'ye kadar kredi verebiliyoruz. Üretim konularına göre ödemesiz dönem ve vade imkanı sunuyoruz. 30 bin TL'lik hibeyi önce yatırım kredisi ile bütünleştirip, sonra oluşan tesisin işletilmesi için işletme kredisi sağlıyoruz. Genç çiftçi projesi dahilinde hibe alanlara sağlayacağımız yatırım ve işletme kredilerinin tarımsal üretimin sürekliliğinin sağlanmasına önemli katkı sağlayacağını düşünüyoruz."


- “Lisanslı depoculuk fiyat istikrarı için önemlidir”


Cengiz Göğebakan, Ziraat Bankası'nın tarıma sadece gıda üretimi olarak bakmadığını belirterek, tarımsal ürünlerin çok önemli bir kısmının sanayi-endüstri girdisi olduğuna işaret etti.

Zeytine yalnızca sofralık zeytin olarak değil, zeytinyağı; pamuğa sadece hijyenik bir madde olarak değil, elbise-gömlek gibi tekstil ürünü olarak baktıklarını da anlatan Göğebakan, "Tarım sadece gıda sanayisine değil, ilaç, konfeksiyon, enerji, kimya gibi sektörlere önemli girdi oluşturuyor. Tarımda entegrasyonu sağlama hedefimiz var. Örneğin buğdayın pazara, oradan un fabrikasına ardında irmik fabrikasına gitmesini ve oradan da ihracatının yapılmasını koordine etmek istiyoruz." dedi.

Göğebakan, Türkiye'deki tarımsal desteklemelerin en büyük handikapının sadece arzın desteklenmesi üzerine kurulması olduğunu, tarımsal arza talep oluşturulamaması durumunda üreticiyi zora sokan düşük fiyatların oluştuğunu söyledi.

Tarımsal ürünün çoğunun hasata bağlı sezonsal arz şeklinde gerçekleştiğine işaret eden Göğebakan, bu ürünlerde arz fazlası meydana geldiğinde fiyatların aşırı düştüğüne dikkati çekti.

Göğebakan, şunları kaydetti:

"Bizlere tarımsal ürüne talep oluşturma görevi düşüyor. Süt hayvancılığı kredileri çok talep gören bir ürün. Ama o sütü işleyecek peynir, ayran, yoğurt fabrikası yapamazsak o sütü alan olmuyor. Bunun için sözleşmeli üretim modelinin geliştirilmesi ve yaygın uygulanması lazım. Lisanslı depoculuk hizmetini geliştirmemiz gerekiyor. Lisanslı depoda ürününü saklama ve fiyatlar makul seviyesine geldiğinde satma imkanı bulsa, çiftçinin hem kredisini daha rahat ödeme hem de üretiminden daha fazla kar etme imkanı olur. Lisanslı depoculukta deponun yapımına finansman desteği sağlıyoruz ve bu uygulamanın yaygınlaştırılmasını arzu ediyoruz.

Özellikle bitkisel ürünün işlenmesi ve paketlenmesi üzerine tesisler kurulmasını teşvik etmek için çalışıyoruz. Örneğin incir üreticilerinin bir araya gelip incir kurutma ya da paketleme tesisi kurmasını teşvik etmemiz gerekiyor. Aksi taktirde üretici inciri tüccara götürüyor, tüccar sanayiciye götürüyor ve sanayici işliyor. Bu durumda asıl kar üretim faaliyetinde değil aracılık faaliyetinde gerçekleşiyor ve tarımsal üreticimiz kalkınamıyor. Bu model aynı zamanda fiyat istikrarını da sağlayıcı bir modeldir."


- "Yem tedariki için catering firmaları olmalı"


Genel Müdür Yardımcısı Göğebakan, hayvansal faaliyeti desteklemek için yem piyasasının da yönetilmesi gerektiğini vurguladı.

2012-2014 yıllarında yem fiyatlarının yükseldiğini ve bugünkü et fiyatlarındaki bunun önemli bir etken olduğunu ifade eden Göğebakan, "Yem fiyatları artınca bir kısım üreticiler hayvan beslemektense kesip satmayı tercih etti." dedi.

Göğebakan, hayvancılıkta en önemli gider kaleminin yem olduğuna dikkati çekerek, "Üreticilerimizin kaliteli ve ucuz yeme ulaşabilmesini sağlamak zorundayız. Çiftçimiz hayvanları için 6 aylık -1 yıllık yem stokunu yaparsa finansman ihtiyacı ve dolayısıyla finansman maliyeti ortaya çıkar. Bu finansman maliyetinin düşürülebilmesi için yem tedarikini sağlayan 'yem catering firmaları (rasyon merkezleri)' kurulması gerektiğini düşünüyoruz. Biz bu konudaki yatırımları değerlendirmeye hazırız. Yem merkezlerinin de teşvik edilmesi gerekiyor. Gübre tedarikinin de aynı şekilde olmasını arzu ediyoruz." değerlendirmelerinde bulundu.


- “Tarımda verim ve fiyat sigortaları geliştirilmeli"


Tarımsal üretimde de ciddi riskler olduğunu belirten Göğebakan, ekolojik ve doğal denge riskleri yanı sıra verim ve fiyat risklerinin de göz önünde bulundurulması gerektiğine işaret etti.

Göğebakan, Türkiye'de Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) gibi güzel bir sistemin olduğunu hatırlatarak, "Bu ülkenin tarımını geliştireceksek TARSİM'i geliştirmek zorundayız. TARSİM'i yaygınlaştırdığımızda poliçe fiyatları düşecektir. TARSİM poliçeleri şu anda tanımlanmış doğal risklere endeksli. Verim ve fiyat hareketlerinden kaynaklanan riskleri teminatlandıran bir sigorta ürünü yok." dedi.

"Tarımın doğru finansmanı, tarımsal değer zincirinin anlaşılması ve finansmanının sağlanması ile mümkündür" diyen Göğebakan, Ziraat Bankası'nın 600 binin üzerinde tarım müşterisi bulunduğunu ve altyapı itibarıyla Türkiye'nin en gelişmiş sistemine sahip olduklarını söyledi.

Banka olarak 250 bin liraya kadar olan kredi başvurularını 3 dakika içerisinde tam otomatik sistemle neticelendirdiklerini belirten Göğebakan, tarım müşterilerinin yüzde 95'inin 250 bin lira ve altında kredi riski olanlardan oluştuğu bilgisini verdi.

Göğebakan, şunları aktardı:

"Toplam tarımsal kredi pazar payının yüzde 60'ı bizim. Bu da 36 milyar TL civarında. Ama tarımsal ürünü birincil elden alanları ve tarımsal sanayi/tarıma dayalı sanayi firmalarına kullandırılan kredilerle birlikte tarımsal değer zincirine yönelik kredilerimiz 50 milyar TL seviyesindedir. Ziraat Bankası bilançosu içinde tarımın payının küçülmesi asla söz konusu değil. Kurumsal kredilerin yüzde 27’si tarım kesime kullandırılan kredidir. Tarım değer zinciri içinde bakarsanız yüzde 35 düzeyindedir. Biz tarımın payını daha da büyüteceğiz."


- "Tarımsal kredilerde takipteki kredi rasyomuz yüzde 1'in altında"


Sorunlu kredilere de değinen Göğebakan, "Şu anda Türk bankacılık sektöründe takipteki kredi rasyosu yüzde 3 civarında. Ziraat Bankası'nda yüzde 1,7 seviyesinde. Bizim tarımsal kredilerde takipteki kredi rasyomuz yüzde 1'in altında." dedi.

Göğebakan, Hazine'nin Bakanlar Kurulu kararı ile afet olarak tanımladığı kredilerin ertelendiğini ancak bunun çiftçilere geçici bir çözüm getirdiğini, kalıcı bir rahatlık sağlamadığını vurguladı.

Banka olarak böyle durumlarda devreye aldıkları uygulama hakkında bilgi veren Göğebakan, "Hasar gören yılın borcunu azami 5 yıl vadelendirebiliyoruz. Ama 5 yıl boyunca o senenin kredilerini sübvansiyonlu olarak vermeye devam ediyoruz. Sağladığımız bu imkan ürünü hasar gören, fiyatın düşük olması nedeniyle beklediği hasılatı sağlayamayan üreticiler için en önemli kurtarıcılardan bir tanesi. Bu ürünlerle erteleme kararnamesine girmeyenlere uzun vadeli ama sübvansiyonsuz olarak en uygun fiyatla destek sağlıyoruz." diye konuştu.

Göğebakan, tüm çiftçilerin 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nü kutladıklarını, Ziraat Bankası olarak dün olduğu gibi bugün ve yarın da Türk tarımına sundukları ürün ve hizmetleri artırmaya devam edeceklerini belirtti.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×