Kılıçdaroğlu 'erken seçim'den vazgeçti

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, dövizdeki kontrolden sonra oluşan olumlu havayla birlikte söylem değişikliğine giderek, “Halk perişan vaziyette. Biz, kendisine iyilik yapıyoruz aslında. Kendileri bilirler. Almazlarsa bu bizim lehimize” dedi.

Google Haberlere Abone ol

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, erken seçim çağrısını halk için yaptığını belirterek, “Halk perişan vaziyette. Biz, kendisine iyilik yapıyoruz aslında. Kendileri bilirler. Almazlarsa bu bizim lehimize” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı dövize endeksli Türk Lirası mevduat hesabı uygulamasını, “Faize kur garantisi verilir mi yahu? Yani döviz garantisi veriyorsun. E hani Türk Lirası? Kimin cebinden ödeyeceksin? Fakirin fukaranın cebinden ödeyeceksin. Böyle bir rezaleti Türkiye Cumhuriyeti tarihi görmemişti” diyerek eleştirdi.

Koza TV canlı yayınına konuk olan Kılıçdaroğlu, erken seçim çağrısının iktidara 'iyilik' olduğunu söyledi.

Kılıçdaroğlu, “Halkın sorunu var, dertleri var, perişan vaziyette. Kara kış geldi; elektrik faturasını, doğal gaz faturasını ödeyemeyen var. Biz, kendisine iyilik yapıyoruz aslında. Erken seçim kararı alır veya almazlar. Kendileri bilirler. Almazlarsa bu bizim lehimize. Almazlarsa bu perişanlık devam edecek yani, millet daha fazla görecek perişanlığı” diye konuştu.
Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları şöyle:

Kendisi bilir. Biz, erken seçimi, vatandaş daha fazla mağdur olmasın diye istiyoruz. Çünkü, gecikilen her günün topluma maliyeti, insana maliyeti, gençlere, kadınlara, ailelere maliyeti artıyor. Pahalılık var, zam var, zulüm var. İnsanlar perişan vaziyette. Böyle bir durumda ne yapılır? Sağlıklı işleyen bir demokraside halkın hakemliğine başvurursun. Kendisine güveniyorsa -ki o söylediğine göre kendisine güveniyor- o zaman sandığı koyar, oyu alır ve döner bana der ki ‘Bak Bay Kemal, ben sana demedim mi tekrar kazanacağım diye. Sandığı koydum ve kazandım. Sen de sesini kes’. Ben şimdi halkın sesini dillendiriyorum. Halkın sorunlarını dillendiriyorum.

Halkın sorunu var, dertleri var, perişan vaziyette. Kara kış geldi; elektrik faturasını ödeyemeyen var, doğal gaz faturasını ödeyemeyen var, eğitim masraflarını karşılayamayan var. Dolayısıyla böyle bir tablo var. Biz, kendisine iyilik yapıyoruz aslında. Erken seçim kararı alır veya almazlar. Kendileri bilirler. Almazlarsa bu bizim lehimize. Almazlarsa bu perişanlık devam edecek yani, millet daha fazla görecek perişanlığı.

Bunun dışında Erdoğan’ı artık ciddiye almak doğru değil. Erdoğan, ülkeyi yönetemiyor. Yönetme gücü, kapasitesi, bilgisi, birikimi yok. Bizi dinleyen vatandaşlar diyebilirler ki “19 yıl yönetti”. 19 yıl satarak yönetti. Cumhuriyet’in bütün kurumlarını tek tek PETKİM’den tutun, kağıt fabrikalarına kadar, bankalara kadar her şeyi sattı. Satarak memleketi götürdü. Bugünlere getirdi. Şimdi satacak bir şey yok. Şimdi BOTAŞ’ı satıyorlar. Tank Palet’i Katarlılara sattılar. Türkiye Varlık Fonu kurdular. Varlık Fonu içindeki firmaları satmayı planlıyorlar. Satarak yönetiyor. Bu şuna benziyor. Paranız yok, yeteri kadar geliriniz yok. Evde buzdolabını, çamaşır makinasını, televizyonu sattınız bir süre idare ettiniz. E sonra ne olacak? Nereye kadar götürecekler bunu? Götüremiyorlar.


 

Yorumlar