Ercan Yıldırım: Kapitalizme direnen tek din İslamdır

Yazar Ercan Yıldırım, dünya sisteminin doğasını anlattığı konuşmasında kapitalizme direnen tek dinin İslam olduğunu söyledi.

Google Haberlere Abone ol

Yazar Ercan Yıldırım, Server Vakfı tarafından düzenlenen "Bir Kitap Bir Yazar" programına konuk oldu.

Hukukçu ve siyasetçi, Server Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Bulut'un yönetimini üstlendiği, Vakfın YouTube kanalından canlı yayınlanan programda, Yıldırım'ın yazdığı "Dünya Sisteminin Doğası Değiştikçe Aynı Kalan" başlıklı kitabı ele alındı.

Yıldırım, kapitalizm sisteminin tarih boyunca farklı isimler ve farklı formlar üzerinden devam ettiğine işaret ederek, bu durumun kapitalizmin insanın en süfli duygularını, ihtiyaç ve isteklerini besleyebilmesinden kaynaklandığını söyledi.

Tek bir dünya sistemi olduğunu belirten Yıldırım, "Bu sistem Osmanlı döneminde Osmanlı'nın belirlediği İslami saiklerle ve temellerle oluşturulmuştu. Sonraki dönemde başta İtalya site devletleri, Venedikliler ve Cenevizliler olmak üzere sonrasında Hollandalıların, İngilizlerin ve en son ABD'nin imparatorluğunu yaptığı dünya sistemi oldu." dedi.

Venedikliler ve Cenevizlilerin kendi dönemlerinde deniz ticaretinde ve ticaret hukukunda oldukça ileri olduklarını hatırlatan Yıldırım, "Her türlü ticaret meselesinde Fatih Sultan Mehmet dahi, Osmanlı onlarla çalışmış ve imtiyazlar vermişler. Onların ticari birikimlerinden bir anlamda faydalanmıştık. Dolayısıyla dünya sisteminin doğası Batı'yla kavimler göçünün hattı arasındaki o yatay geçişkenlikle ilgilidir. Ekonomi, siyasi ve son olarak belki kültürel geçişkenliği belirleyen bir medeniyet havzasıyla ilgilidir dünya sistemi." ifadelerini kullandı.

 "Çünkü kapitalizme direnen tek din İslam'dır"

Ercan Yıldırım, kitabın ilk bölümünde yeni dünya sistemini ve soğuk savaşın belirlendiği ikili yapıyı anlattığına işaret ederek, şöyle devam etti:

"Eski dünya sistemi ölmedi. Yeni dünya sistemi de doğamadı. Soğuk savaşın belirlediği bu ikili yapıda karşıda SSCB bloğu, Varşova Paktı'nın belirlediği bir dünya sistemi, bu tarafta da Transatlantik, NATO, Avrupa Birliği ve ABD'nin belirlediği kapitalist dünya sistemi. Türkiye'nin de dahil olduğu kapitalist blok. Bu blok, 1990 itibariyle tamamen ortadan kalktıktan sonra, dünya sistemi bir 'öteki'den mahrum kaldı. Yani kapitalizm kendine bir düşman bulamadı. 2000'li yıllarda 11 Eylül düzeni diyebileceğimiz dünya sistemi kendisine bir öteki icat etme anlamında İslam'ı, Müslümanları ötekileşmeye, hatta düşmanlaştırmaya girişti. Zaten bu dünya sistemi içerisinde Türkler ve Müslümanlar doğal olarak bir ötekidir. Çünkü kapitalizme direnen tek din İslam'dır."

Bu dönemden sonra neo liberalizmci kurmaca bir küreselleşmenin olabileceği yorumunu yapan Yıldırım, "Şirket temelli değil de devlet temelli küresel bir ekonomiden bahsedebiliriz. Tedarik zinciri dediğimiz şey Kovid-19 salgınında kendini oldukça gösterdi. Ülkeler basit bir maske olayında bile bir başka ülkeye bağımlı olduğunda bu milli güvenlik meselesi haline gelebiliyor. Yani küreselleşme çok büyük bir zenginliği getiriyor ama aynı zamanda bağımsızlığı da engellemiş, bağımlılığı arttırmış oluyor." diye konuştu.

Yıldırım, şu anda dünyada çok kutuplu ve iki başlı bir küreselleşmenin var olduğunun altını çizerek, "Farklı üretim güç merkezleri kendisini göstermeye başlıyor. Ama ABD'nin imparatorluğu burada sona ermez. Çin de dünyanın bir başka yarısının başını çekecek hale geldi." değerlendirmesini yaptı.

Aralarında "Türkiye'nin Yeni Kültürü", "Ülkesini Arayan Gelecek ve "Neoliberal İslamcılık"ın bulunduğu birçok eser kaleme alan Ercan Yıldırım, "Dünya Sisteminin Doğası Değiştikçe Aynı Kalan" adlı eserine ilişkin, "Bu kitaptaki çabam Allah'a, doğaya, İslam'a, safiyete, fıtrata, insana savaş açan bu sistemi tanımak, bir hassasiyeti büyütmek, Müslümanlara ve insanlığa 'tepenin arkasındaki'ni gösteren nebevi ikazı yeniden hatırlatmaktır." ifadelerini sözlerine ekledi.

Yorumlar