İDT, yeni sezonu "Huzur" ile açacak

- Yönetmen Tuncer: - "Bu projenin özünde saygı var ve Kenan Işık şu anda zor bir dönem geçiriyor" - "Romanın ayrıntılarını sahne tasarımına da taşıdık ve bütün sahne kurgusunu resimsel öğeler, duruşlar, jest ve mimiklerle ifade etmeye çalışıyoruz" - "Türk edebiyatının bu seçkin yapıtlarının, her sezon başlangıcında seyirciyle buluşması gerektiğine inanıyorum"

İDT, yeni sezonu

İSTANBUL (AA) - SALİHA ÖZDEMİR - İstanbul Devlet Tiyatrosu, yeni sezonda perdesini tiyatro sanatçısı Kenan Işık'ın, yazar Ahmet Hamdi Tanpınar'ın aynı adlı romanından uyarladığı "Huzur" oyunuyla açacak.

Üsküdar Tekel Sahnesi'nde 4 Ekim'de sahnelenecek oyunun yönetmeni Nurullah Tuncer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, oyunun ilk kez 1997'de İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmenliği görevini yürüten Kenan Işık tarafından, "Huzur" romanından uyarlanarak birkaç sezon sahnelendiğini söyledi.

Yönetmen Tuncer, Işık'ın bir süredir yaşadığı sağlık sorunlarına işaret ederek, "Bu projenin özünde saygı var ve Kenan Işık şu anda zor bir dönem geçiriyor. Onu yad etmek, anısını yaşatmak, ona pozitif bir enerji göndermek bizim için bir gurur kaynağı olacak. Çünkü hem Devlet Tiyatroları (DT) hem İBB Şehir Tiyatroları'nda çok emeği var." dedi.

İBB Şehir Tiyatroları'nda Kenan Işık ile birlikte çalıştığını dile getiren Tuncer, "Oyunu yaklaşık 20 yıl önce Kenan Işık yönetmiş, ben tasarımlarını yapmıştım. Keyifli bir zaman geçirmiştik. Şimdi yönetmek, bana kısmet oldu." diye konuştu.

Tuncer, oyunda fazla bir değişiklik yapmadığını aktararak, şu bilgileri verdi:

"Çok fazla bir sadeleştirme yapmadık aslında. Sadece kuşaklar arasındaki farkı daha belirgin bir hale getirdik. Oyunda ve romanda İhsan Bey, Tevfik Bey ve Behçet Bey karakterleri, romandaki dili korumaya ve seyirciyle paylaşmaya adaylar. Onun dışında Mümtaz ve Suat daha genç kuşağı temsil ediyorlar. İki kuşak arasındaki çatışmayı ve 'Nasıl bir hayat, insan istiyoruz?' meselesini, bugünün Türkçesiyle seyirciye sunmayı uygun bulduk."

- "Türk tiyatrosunda, bir Türk yazarın böyle yorumlandığı ilk oyun olacak"

Nurullah Tuncer, oyundaki Mümtaz karakterinin, "Bugünün Türkiye'sinde 5 kitabı bile okuyacak bir birlikteliğimiz yok" sözüne atıfta bulunarak, "Karakter bunu söylerken, Osmanlı zamanından kalan çok önemli bir arşiv olduğunu söylüyor. Bu arşivi kaç kişi deşifre edebiliyor bugün ve araştırmalara yön verebiliyor? Bunlar önemli meseleler tabii." ifadelerini kullandı.

Oyuna yaklaşımının daha çok tasarım üzerinden olduğunu vurgulayan Tuncer, şöyle devam etti:

"Beni bu projeye yakın kılan şey, Güzel Sanatlar Akademisi mezunu olmam ve estetikle ilgili olmam. Tanpınar da bir dönem güzel sanatlar akademisinde çalışmış. Dolayısıyla onun İstanbul betimlemeleri ve romandaki anlatısı çoğunlukla size bir resim çiziyor aslında. Bir resim gibi anlatıyor. Romanın ayrıntılarını sahne tasarımına da taşıdık ve bütün sahne kurgusunu resimsel öğeler, duruşlar, jest ve mimiklerle ifade etmeye çalışıyoruz. Dolayısıyla bu oyun, Türk tiyatrosunda bir Türk yazarın böyle yorumlandığı ilk oyun olacak sanıyorum."

Tuncer, projenin oluşmasında Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Nejat Birecik ve İDT Genel Müdürü Zafer Kayaokay'ın katkılarına da değinerek, yeniden sahneye taşınmasından ötürü teşekkür etti.

- "DT, Türk yazarların oyunlarını yurtdışında da sahnelemeli"

Tanpınar'ın, Oğuz Atay gibi büyük bir yazarın yetişmesine de vesile olduğunu vurgulayan Tuncer, "Tanpınar, Yahya Kemal'le birlikte, Türk edebiyatının önemli mihenk taşlarını oluşturan güzel insanlardan bir tanesi bence. Bir söz vardır, 'O güzel insanlar, o güzel atlara binip gittiler'. Biz de o güzel insanların, o güzel atlara binip gitme yolculuklarına tanıklık etmeliyiz. Çok güzel bir söz vardır yine, 'Kuş ölür. Sen uçuşu hatırla'. Türk edebiyatının bu seçkin yapıtlarının, her sezon başlangıcında seyirciyle buluşması gerektiğine inanıyorum." diye konuştu.

Tuncer, Tanpınar'ın yanı sıra Nazım Hikmet, Aziz Nesin, Necip Fazıl Kısakürek gibi, Türk edebiyatının değerli yazarlarının eserlerinin tiyatro sahnesine taşınması ve genç kuşaklara aktarılması gerektiğinin altını çizdi.

DT'nin Türk yazarların oyunlarını yurtdışında da sahnelemesi gerektiğini ifade eden Tuncer, şunları kaydetti:

"DT, son 50 yılda hangi Türk yazarın oyununu yurtdışında sahneledi? Diyelim ki Fransa, İtalya ya da Moskova'da hangi Türk yazarının oyunuyla perde açtı? Ben buna tanıklık etmiş değilim bugüne kadar. Gönül ister ki Comedie Française bir sene perdesini Yaşar Kemal'le, Aziz Nesin'le açsın. Nobel ödülü almış Orhan Pamuk'un romanlarından bir uyarlamayı Piccolo Tiyatrosu'nda görmek isterim."

- Oyun "huzur arayışını" konu ediniyor

Oyunda, Nimet İyigün Nalbant, Selen Nur Sarıyar, Ozan Özcan, Burak Çağlar, Melis Tuzcuoğlu, Yusuf Can Sancaklı, Kıvanç Kürkçü, Necmettin Amaç, Gökhan Türkal, Burcu Bahar Aydın, Rana Büyükyılmaz, Tolga Kortunay, Damla Ece Dereli, Kubilay Karslıoğlu, Hakan Elmasoğlu ve Orkun Gülşen rol alıyor.

Ozan Demir, Hikmet İplikçi ve Ersin Ersavaş'ın sokak çalgıcılarını canlandırdığı oyunun dekor tasarımını Behlül Dane Tor, kostüm tasarımını Şirin Dağtekin, müziğini Orhan Enes Kuzu, kareografisini ise İlyas Odman üstleniyor.

Oyunun konusu kısaca şöyle:

"İkinci Dünya Savaşının çıkmasına saatler kala Mümtaz, hasta yatağında yatmakta olan kuzeni İhsan’ın ilaçlarını yaptırmak üzere dışarı çıkar. İlaçların hazırlanmasını beklerken girdiği eskici dükkanında, geçirdiği son bir senenin olayları, bu olaylara etki eden tüm kişiler, hayatını şekillendiren her şey zihninde yeniden, aynı şiddetle canlanır. Mümtaz düşle gerçek arasında gidip gelirken aşkı, hayatı, ölümü yeniden sorgulamaya ve huzuru aramaya başlar."

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×