'Uyku apnesi tedavi edilmezse kalp krizine yol açabilir'

Memorial Şişli Hastanesi Kardiyorespiratuvar Uyku Merkezi’nden Doç. Dr. Yüksel Peker, “Uykuda huzursuzluk, horlama, sık sık idrara kalkma, terleme, ağız kuruluğu, reflü ve tanıklı olarak solunum durmaları uyku apnesinin belirtilerindendir.

'Uyku apnesi tedavi edilmezse kalp krizine yol açabilir'

Memorial Şişli Hastanesi Kardiyorespiratuvar Uyku Merkezi’nden Doç. Dr. Yüksel Peker, “Uykuda huzursuzluk, horlama, sık sık idrara kalkma, terleme, ağız kuruluğu, reflü ve tanıklı olarak solunum durmaları uyku apnesinin belirtilerindendir.” dedi. Peker, uyku apnesi tedavi edilmediği taktirde kalp krizi, inme ve depresyona yol açabileceğini söyledi.

Doç. Dr. Yüksel Peker, uyku apnesi ve tedavisi hakkında bilgi verdi. Yüksek tansiyonun uyku apnesi tedavisini güçleştirdiğini anlatan Peker, “Yüksek tansiyon hastalarının yarısında uyku apnesi görülmektedir. Tansiyonu kısa zamanda düşmeyen, 3-4 değişik tansiyon ilacına rağmen tansiyonu kontrol altına alınamayan hastaların yüzde 80’inde uyku apnesi bulunmaktadır. Sağlıklı uyku sağlıklı bir yaşam için mutlaka gerekli olan bir durumdur. Vücut kendini uyku döneminde yeniler ve uyku fiziksel, zihinsel, psikolojik ve ruhsal sağlığın temel şartıdır.” ifadelerini kullandı.

Uykuda huzursuzluk, horlama ve terlemeye dikkat edilmesi gerektiğini belirten Peker, “Uykuda solunum durması oldukça sık görülen bir hastalıktır. Uykuda huzursuzluk, horlama, sık sık idrara kalkma, terleme, ağız kuruluğu, reflü ve tanıklı olarak solunum durmaları uyku apnesinin belirtilerindendir. Baş ağrısı, unutkanlık, konsantrasyon bozukluğu, depresyon, sabah dinç uyanamama ve aşırı derecede uykulu ve yorgunluk hali ise uyku apnesinin gündüz belirtileri arasında sayılmaktadır.” şeklinde konuştu.

Uyku apnesinin tedavi edilmediği taktirde kalp krizi, inme ve depresyona neden olabileceğine dikkat çeken Peker, şunları söyledi: “Günlük hayatta uyku apnesinin sebep olduğu birçok olumsuz durumla karşılaşılabilmektedir. Uykuda ani ölüm, inme, kalp krizi ve kalp yetmezliği, eğer hasta obez ise kilo vermede zorluk, akciğer hastalarında solunum yetmezliği, hormonal olarak ta cinsel isteksizlik ve iktidarsızlık, kontrol atına alınamayan diyabet bu olumsuzluklara örnek olarak gösterilebilir. Bunun yanı sıra, kişide gündüz sürekli yorgunluk ve konsantrasyon eksikliği olacağı için trafik ve iş kazalarına da neden olabilmektedir.”

Evde kardiyorespiratuvar uyku testi ile uyku apnesinin tanısı mümkün olacağını kaydeden Peker, “Kardiyorespiratuvar uyku merkezi ile uyku ve kalp sağlığı arasında da bir bağ bulunmaktadır. Bu bağlantıyı somutlaştıran en önemli tetkik uyku testidir. Kardiyorespiratuvar uyku merkezinde ilk olarak hastanın muayenesi yapılır ve hastalık öyküsü alınır. Test cihazı Kardiyorespiratuvar Uyku Merkezi’nde hazır halde, test yapılacak kişiye nasıl uygulanacağı gösterilerek teslim edilir. Test evde, kişinin alışık olduğu kendi uyku ortamında yapılır. Gece boyunca uykuda solunum ve kalp fonksiyonları sensör ve elektrotlarla kaydedilir. Veriler bilgisayara aktarılarak, hasta anket formundaki bilgilerle birlikte uzman doktor tarafından değerlendirilir. Uyku apnesi ile açıklanamayan ya da ayırıcı tanıda diğer uyku bozuklukları düşünülen hastaların bir gece hastanede yatırılması, polisomnografi ile uyku evreleri ve kalitesi dahil, daha ayrıntılı şekilde değerlendirilmek üzere Uyku Bozukluğu Merkezi’ne yönlendirilmesi uygun olacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.
CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×