"Buğdayda GDO veya bir değişiklik yok"

- Ulusal Baklagil Konseyi Başkanı Arslan: - "Buğdayda GDO veya bir değişiklik yok. Hepsi uydurma. Söylenen şeyler bilgisizlikten söyleniyor. Bu da sektöre zarar veriyor" - "Türkiye'nin baklagillerdeki ihracatı bu dönem olağan dışı artış gösterdi. Bunun sebebi Suriye’deki kriz durumudur"

21 Mayıs 2016 Cumartesi 11:30

İZMİR (AA) - ALİ ATAR - Ulusal Baklagil Konseyi (UBK) Başkanı Mahmut Arslan, "Buğdayda GDO veya bir değişiklik yok. Hepsi uydurma. Söylenen şeyler bilgisizlikten söyleniyor. Bu da sektöre zarar veriyor." dedi

Arslan, AA muhabirine, Dünya Bakliyat Kongresi'nde, kamuoyunda buğday gibi bakliyatlarla ilgili "GDO’lu" söylemlerine ilişkin açıklama yaptı.

Bu söylemlerin yanlış olduğunu vurgulayan Arslan, "Buğdayda GDO veya bir değişiklik yok. Hepsi uydurma. Söylenen şeyler bilgisizlikten söyleniyor. Bu da sektöre zarar veriyor. İlk buğdayda verim düşüktü. Dekarda 50 kilogram ürün alıyorsunuz. İnsanlar aç kalır. Ancak o dönemin zenginleri yiyebilirdi. Kromozomların artışları insan eli değmeden doğal olarak olmuş şeylerdir." ifadelerini kullandı.

Arslan, Türkiye dışındaki Suriyeli mültecilere verilen baklagillerin çoğunluğunun Türkiye’den ihraç edildiği bilgisini aktararak, şöyle konuştu:

"Türkiye'nin baklagillerdeki ihracatı bu dönem olağan dışı artış gösterdi. Bunun sebebi Suriye’deki kriz durumudur. Bu artışın sebebi Birleşmiş Milletler (BM) ve Kızılhaç gibi Suriyeli mültecilere yardım yapan kuruluşlara satışlardır. BM’nin Dünya Gıda Programı (WFP), satılan baklagillerin yüzde 80’ini alıyor. Diğer irili ufaklı yardım kuruluşları ise yüzde 15’ini alıyor.

BM’nin yardım sepetinde protein bazlı yardımlar var. Protein açısından ete en yakın baklagiller olduğu için bu yardım sepetinde yüzde 40-60 baklagiller var. Diğerleri ise pirinç, makarna gibi destekleyici ürünler. Akdeniz İhracatçılar Birliği olarak Suriye’ye 2015 yılında 555 milyon dolarlık ihracat yaptık."


- "9 bin yıl önce insanlığın beslenme alışkanlığının temelini baklagil oluşturuyor"


Arkeobotanik uzmanı Dr. Burhan Ulaş ise kongredeki tohum sergisi hakkında bilgi vererek, Mersin Yumuktepe’de 8 bin 500 yıllık kesintisiz bir yerleşme olduğunun, arkeolojik çalışmalarla belirlendiğini söyledi.

Yerleşmenin bitki kalıntılarını incelediğini anlatan Ulaş, şunları da kaydetti:

"İlk tarımı yapılanlar daha çok baklagil ve buğdaygiller. Neolitik dönemden 8 temel bitkiden bahsediliyor, bunların yarısı baklagil. Bunlar mercimek, nohut, bezelye ve burçak. Bu gösteriyor ki neolitik dönemden beri, yaklaşık 9 bin yıl önce insanlığın beslenme alışkanlığının temelini baklagil oluşturuyor. İnsanlar hep baklagille beslenmiş o dönemde. Bu alışkanlık günümüz modern mutfağında da devam ediyor.

Bu baklagillerin 4 ürünün ortak noktası, yabani atalarının hepsinin Anadolu’da yetişmesi. Türkiye'nin geçmişten günümüze kadar baklagil açısından ne kadar önemli bir coğrafi yerleşim yeri olduğunu göstermesi açısından bu çok önemli."

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×