TOBB'dan 'madencilik fonu' önerisi

"Türkiye Madencilik Sektörü Gelişim Raporu"nda, kaynak potansiyeli açısından önemli ancak düşük kalite değerine sahip maden sahalarının devlet öncülüğünde halka açık şirketler üzerinden ekonomiye kazandırılmasının, cari açığın azaltılması ve istihdamın artırılmasında etkili olacağı vurgulandı

Google Haberlere Abone ol

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) sektör meclisleri raporunda, madencilik sektöründe proje finansmanı mekanizmasının aktif hale getirilmesi istendi, projelerin desteklenmesi için "Madencilik Fonu" kurulması talebinde bulunuldu.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, TOBB sektör meclisleri tarafından "Türkiye Madencilik Sektörü Gelişim Raporu" hazırlandı.

Türkiye'nin, maden kaynakları bakımından zengin ülke durumuna geldiğinin altı çizilen raporda, ülkenin, potansiyel ve maden çeşitliliği açısından önemli ham madde kaynaklarına sahip olduğu belirtildi.

Raporda, Türkiye'nin bor, feldispat ve pomza üretiminde dünyada birinci, soda külü, krom ve linyitte de ikinci olduğu vurgulandı.

Madencilik sektörünün geleceği için sürdürülebilirlik kriterlerini gözeten ve çevre dostu bir anlayışın benimsenmesi, yatırım planlamalarında bütüncül ve ekosistem temelli yaklaşımların öne çıkmasının önem arz ettiği kaydedilen raporda, "Sürdürülebilirliği ve çevreyi gözeten böyle bir yaklaşım, hem sektörel gelişimin çevre dostu doğrultuda gelişmesini sağlayacak hem de uluslararası finansal kaynaklara erişimi kolaylaştırmaya katkıda bulunacak. Doğal kaynaklar, Türkiye'nin ekonomisinde önemli bir yer teşkil etmektedir. Büyümekte olan bir ülke olarak, gelişen sanayinin artan üretim hızıyla doğru orantılı enerji ve ham madde ihtiyacı da ivme kazanmaktadır. Bu nedenle var olan doğal kaynaklarımızın geleceğe yönelik bir stratejiyle sürdürülebilir ve çevre dostu olarak kullanılması, ekonomimizi de destekleyecek bir anlayış olacaktır." değerlendirilmesinde bulunuldu.

Raporda, sektörün üzerinde durduğu sorunlardan birinin ruhsat ve yatırım güvencesi konusundaki endişeler olduğuna dikkat çekilerek, bu güvencelerin sağlanmadan izinlerin belirli süreli olmasının yatırımcılar tarafından risk olarak tanımlandığı aktarıldı.

Madencilik politikalarının daha sürdürülebilir ve sabit olması gerektiğine işaret edilen raporda, mevzuat ve politika değişikliklerinin yatırımcı şirketleri projelerden uzaklaştırdığı ileri sürüldü.

Son dönemde yerli firmaların, arama ve üretim faaliyetleri için yurt dışı projeleri tercih ettiği belirtilen raporda, şu önerilere yer verildi:

"Madenlerde uluslararası standartlara uygun temel ve detay mühendislik projelerinin yapılarak üretim ve operasyonların verimli yapılması hedeflenmelidir. Kaynak potansiyeli açısından önemli ancak düşük kalite değerine sahip maden sahalarının devlet öncülüğünde halka açık şirketler üzerinden ekonomiye kazandırılması, cari açığın azaltılması ve istihdamın artırılmasında etkili olacaktır. Madencilik sektöründe proje finansmanı mekanizmasının aktif hale getirilmesi gerekmektedir. Bu finansman ihtiyacını sağlamak için Ulusal Maden Kaynak ve Rezerv Raporlama Komisyonu (UMREK) koduna uygun hazırlanan projelerin kurulacak Madencilik Fonu ile desteklenmesi sağlıklı olacaktır."

Maden mühendisliği lisans eğitimi müfredatının sektör beklentilerine göre düzenlenmediğinin altı çizilen raporda, "Değişen operasyon koşullarına göre eğitilmiş ara eleman ihtiyacı da ilerleyen yıllarda ortaya çıkabilecektir. Bu durum hem istihdam hem de sektörün ihtiyacı olan yeteneklere ulaşması konularında sorunlar yaratmaktadır." ifadeleri kullanıldı.

Yorumlar