Nazım Hikmet neden vatandaşlıktan çıkarıldı?

Nazım Hikmet neden vatandaşlıktan çıkarıldı, ne zaman kim tarafından ve neden vatandaşlıktan çıkarıldı?

Google Haberlere Abone ol

Nazım Hikmet neden vatandaşlıktan çıkarıldı? Nâzım’ın 1951’de vatandaşlıktan çıkarılmasına ilişkin kararı ortadan kaldıran kararname, Bakanlar Kurulu’nda imzaya açıldı ve karara bağlandı. Hükümet Sözcüsü Çiçek, “Doğru bir iş yaptığımızı düşünüyoruz” dedi. 

Nazım Hikmet 1950’de çıkan genel aftan yaralanarak hapishaneden çıkar ve Türkiye’den Sovyetler Birliği’ne kaçar. Bakanlar Kurulu 1951’de Türk vatandaşlığından çıkarınca vatansız durumuna düşer. Bunun üzerine Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ne bağlı ülkelerden birinden vatandaşlık verilmesi gündeme gelir. En uygunu, anne tarafından büyük dedesi Konstanty Borzęcki’nin (Mustafa Celaleddin Paşa) Osmanlıya sığınmadan önce doğduğu ve büyüdüğü Polonya vatandaşlığının alınması kanaatine varılır. Bunun Sovyetler Birliği ile Türkiye’nin diplomatik ilişkilerine de pek zarar vermeyeceği düşünülür. Bugüne kadar Nazım Hikmet’in Polonya vatandaşlığı meselesi belgelere dayalı olarak açıklığa kavuşturulamamıştır. Bu makale ile konu netlik kazanmakta ve belgelerle Nazım Hikmet’in Polonya vatandaşlığı ortaya konulmaktadır. 

Hükümet Sözcüsü ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, 1951 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla vatandaşlıktan çıkarılan şair Nâzım Hikmet Ran’ın yeniden vatandaşlığa dönmesi amacıyla bu kararı ortadan kaldıran yeni bir Bakanlar Kurulu kararnamesi hazırladıklarını bildirdi. Böylece,uzun yıllar sürgünde yaşayan Nâzım Hikmet, ölümünden 45 yıl sonra Türkiye Cumhuriyeti kimliğine kavuşmuş olacak.

Çiçek dün yapılan Bakanlar Kurulu toplantısında Nâzım’ın vatandaşlıktan çıkarılmasına neden olan 1951 yılındaki Bakanlar Kurulu kararını ortadan kaldıracak yeni bir Bakanlar Kurulu kararının imzaya açıldığını bildirdi.

Hükümet Sözcüsü Çiçek, eski Türk Ceza Kanunu’nun 141 ve 142. maddesi uyarınca Bakanlar Kurulu kararıyla vatandaşlıktan çıkarılan Nâzım Hikmet’in vatandaşlığa dönmesi için, bu kararı ortadan kaldıran bir Bakanlar Kurulu kararının imzaya açılarak karara bağlandığını bildirdi.

KÜLTÜR BAKANLIĞI HAZIRLADI

Çiçek, kararı “Doğru bir iş yaptığımızı düşünüyoruz. Esasen Türk vatandaşlığından çıkarılmasını gerektirecek yasa maddeleri mevzuattan çıkarılmıştır. 2002, UNESCO tarafından Nâzım Hikmet yılı ilan edilmiştir. Artık anlamı, hukuki dayanakları kalmamış bu kararın ortadan kaldırılması gerekmektedir. 1951’de alınmış olan bu karar, Bakanlar Kurulu kararıyla ortadan kaldırılmış bulunmaktadır” sözleriyle değerlendirdi. Kararnamenin Kültür Bakanlığı’nca hazırlandığı öğrenildi.

Çiçek, Nazım Hikmet’in Rusya’da bulunan mezarının Türkiye’ye getirilmesi ile ilgili bir soruya ise, şu yanıtı verdi:

“Bizim yaptığımız 1951’de alınan kararın kaldırılmasından ibarettir. Mezar konusu Türkiye’de tartışılıyor. Türkiye’nin tek başına verebileceği bir karar değil. Eğer faydalı olacaksa çünkü Türk vatandaşıdır artık, bu kararın yayımlanmasıyla birlikte, gelmesinde de bizim yönümüzden bir sakınca yoktur. Biz olaya olumlu bakarız, ama ailesi ne der onu görmek lazım.”

‘MEZARINI GETİRECEĞİZ’

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, dün Bakanlar Kurulu kararıyla vatandaşlığı iade edilen Nâzım Hikmet’in mezarının Türkiye getirilmesi için de kararlı olduklarını söyledi. Günay, “Anadolu’da bir çınar ağacının altına gömülmek gibi bir vasiyeti var. Biz, bu vasiyetin gereğini de yerine getirmeye tam kararlılıkla hazırız” dedi.

SOVYETLER BİRLİĞİ’NE KAÇTI 1902 SELANİK DOĞUMLU

Nâzım Hikmet, yasadışı Türkiye Komünist Partisi üyesi olmak suçuyla 11 ayrı davada yargılandı, 1938’de orduyu ayaklanmaya teşvik etmek suçuyla 28 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı. Nâzım’ın şiirleri de aynı yıl yasaklandı. 1950 yılında çıkartılan aftan yararlanarak hapisten çıkan Nâzım Hikmet, 48 yaşında olmasına karşın askere alınmak istenince yurtdışına kaçtı. Nâzım Hikmet, bu tarihten ölümüne kadar Sovyetler Birliği’nde yaşadı.

İLK BAŞVURU 1988 YILINDA YAPILDI

Nâzım’ın vatandaşlığa geçirilmesi için ilk başvuru, 3 Haziran 1988’de kızkardeşi Samiye Yaltırım tarafından kararın iptali için Bakanlar Kurulu’na yapıldı, ancak yanıt verilmedi. Danıştay’a yapılan itiraz ise 1993’te reddedildi.

2001’da DSP-MHP-ANAP hükümetinin Kültür Bakanı DSP’li İstemihan Talay, Nâzım’ın yeniden vatandaşlığa kabul edilmesi için kararname hazırladı, ancak MHP tepki gösterdi. Mayıs 2006’da da CHP’li Hakkı Ülkü’nün TBMM Alt Komisyonu’nda Nâzım’ın vatandaşlığa dönmesi için önerdiği düzenleme reddedildi.

Nâzım’ın kızkardeşi Samiye Yaltırım’ın torunu Murat Germen, “Nâzım, dünyada Türk vatandaşı olarak kabul ediliyor, devletin bu konuda karar almış olması çok da önemli değil” dedi.

Hikmet’in mezarının Türkiye getirilmesini doğru bulmadığını söyleyen Germen, “Burada belki sembolik bir mezartaşı olabilir. Çünkü Moskova’daki mezarlık o kadar güzel bir yerde ve o kadar önemli sanatçılarla birlikte yatıyor ki, orada kalması gerekir. Bütün aile adına konuşmayayım. Oğlu Mehmet Nazım’ın ne düşündüğünü bilmiyorum” dedi.


 

Yorumlar