MB Başkanı Şahap Kavcıoğlu'dan açıklamalar

"(20 Aralık) O gün TCMB tek kuruş satmamıştır. Bireyseller, kurumsallar, yurt dışı yaklaşık 2 milyar 250 milyon dolar satış gerçekleştirerek kuru oldukça düşük bir seviyeye getirmiştir"

Google Haberlere Abone ol

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Şahap Kavcıoğlu, 20 Aralık'ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşmasıyla vatandaşların "kur korumalı TL mevduat" ürününe büyük bir teveccüh gösterdiğini belirterek,"O gün TCMB tek kuruş satmamıştır. Bireyseller, kurumsallar yurt dışı yaklaşık 2 milyar 250 milyon dolar satış gerçekleştirerek kuru oldukça düşük bir seviyeye getirmiştir." dedi.

Kavcıoğlu, Merkez Bankası İdare Merkezi'nde düzenlenen yılın ilk Enflasyon Raporu Bilgilendirme Toplantısı'nın ardından ekonomistlerin ve basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

TCMB'nin, bilançosu dünyada en şeffaf açıklanan merkez bankalarından biri olduğunu ve yapılan tüm işlemlerin bilançodan takip edilebildiğini vurgulayan Kavcıoğlu, "20 Aralık'ta Cumhurbaşkanımızın konuşmasıyla beraber vatandaşlarımızın gösterdiği büyük bir teveccüh var. O gün TCMB tek kuruş satmamıştır. Bireyseller, kurumsallar yurt dışı yaklaşık 2 milyar 250 milyon dolar satış gerçekleştirerek kuru oldukça düşük bir seviyeye getirmiştir. Bu konudaki spekülasyonları doğru bulmuyorum. Merkez Bankasının bilançosunda rezervlerimizin azalmasıyla ilgili değerlendirmeler yanlıştır." diye konuştu.

Kavcıoğlu, rezerv azalışında BOTAŞ'a döviz satışının da etkisi olduğunu anımsatarak, Merkez Bankasının rezervlerini güçlendirme noktasında yapılan çalışmalardan bahsetti.

Birleşik Arap Emirlikleri ile 5 milyar dolarlık swap anlaşması yapıldığını hatırlatan Kavcıoğlu, "1-2 ülkeyle bu anlamda görüşmelerimiz devam ediyor. Daha önce hem Çin ile hem Kore ile swap anlaşmaları imzalamıştık." ifadelerini kullandı.

Kavcıoğlu, yerel parayla ticaretin de merkez bankalarının rezerv artışında önemli etkisi olduğuna işaret ederek, "Dış ticaretin yerel parayla yaygınlaşması noktasında swap anlaşmalarımızın çok önemli katkıları olduğunu yaşıyoruz ve daha da göreceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

"KURDA SAĞLANAN İSTİKRARLA ENFLASYONA ETKİ SIFIRLANACAK"

Para politikası araçlarını fiyat istikrarının sağlaması noktasında güçlü bir şekilde kullanacaklarına dikkati çeken Kavcıoğlu, şunları kaydetti:

"Cari dengenin sağlanmasıyla uzun dönemde sürdürülebilir bir fiyat istikrarının sağlanacağına inanıyoruz. Bu yönde politikalarımızı oluşturacağımızı söylemiştim. Bunun en önemli bacağından biri liralaşma stratejisi. Son dönemde Cumhurbaşkanımızın açıkladığı Türkiye ekonomi modeli temelde bunu sağlıyor. Dolayısıyla bu bizim de fiyat istikrarını sağlama noktasında hükümetin üretim, yatırım, ihracat ve istihdam politikalarını desteklemek önceliğimiz, kanunla zaten bize verilmiş yetki."

Kavcıoğlu, özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan kur korumalı ürünün özellikle dolarizasyonun bitirilmesi ve enflasyonun düşürülmesi noktasında önemli katkı sağlayacağını belirtti.

Kur geçişkenliğinin enflasyonun artmasındaki etkisine değinen Kavcıoğlu, kurda sağlanan istikrarla beraber bu etkinin sıfırlanacağını dile getirdi.

Kavcıoğlu, DTH'den Türk lirasına dönüşüm ve dolarizasyon etkisinin sıfırlanmasının birinci öncelikleri olduğuna değinerek, "İkincisi liralaşmada daha önce başlattığımız karşılıklarda Türk lirasına geçiş, üçüncüsü de Merkez Bankasının sunduğu imkanları ağırlıklı olarak liralaştırarak. Liralaşma stratejimizi tüm unsurlarıyla gerçekleştirmemizin enflasyonun düşmesi noktasında çok önemli bir katkısı olacaktır." dedi.

"DEZENFLASYON SÜRECİ BAŞLAYACAK"

Enflasyonla ilgili özellikle kur baskısıyla oluşan fiyat davranış bozukluklarının olduğuna işaret eden Kavcıoğlu, bunların hızlı bir şekilde giderilmesiyle dezenflasyon sürecinin başlayacağını bildirdi.

Kavcıoğlu, enflasyondaki köpük giderildikten sonra, enflasyonun hedeflenen noktalara geleceğini ifade ederek, "Bununla ilgili kararları alıyoruz ve uyguluyoruz. Liralaşma stratejisiyle birlikte hedeflediğimiz gibi tek haneli rakamlara inecek ve Türkiye'nin gündeminden enflasyon kalkacak çünkü biz liraya, ülkemize güveniyoruz. Vatandaşımızın bu konudaki desteğine güveniyoruz. Bunu çok yakın zamanda hep beraber görerek yaşayacağız." dedi.

"ENDONEZYA DIŞINDA ENFLASYONUN ÜZERİNDE FAİZ VEREN ÜLKE YOK"

Dünyadaki diğer merkez bankalarının da söylemlerinin değiştiğine ve dünyada özellikle 2021’de beklentilerin üzerinde gelişmeler olduğunu belirten Kavcıoğlu, "Bu noktada geliştirdiğimiz ve açıkladığımız politikaları eleştirebilirsiniz ama bunları bu bağlamda değerlendirmenizi rica ediyorum." ifadelerini kullandı.

Kavcıoğlu, Para Politikası Kurulu metinlerinde faiz indirimleri ve faiz indirimlerinin gerekçelerinin ifade edildiğini dile getirerek, verdikleri süre içerisinde bunları gerçekleştirdiklerinin bildirdi.

Sadece söylemlerle hareket etmediklerine dikkati çeken Kavcıoğlu, gelişmiş ülkeler de dahil birçok merkez bankasının enflasyonu sadece söylem veya geçiştirerek takip etiğine vurgu yaptı.

Kavcıoğlu, faiz artıran ülkelerin de uyguladıkları faizin enflasyonun altında olduğunu ifade ederek, "Şu an dünyada Endonezya dışında (Çin'i saymıyorum) enflasyonun üzerinde faiz veren ülke yok. Bu konuda sadece Türkiye'nin sorgulanmasını doğru bulmuyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin uzun vadeli ve düşük faizli finansmanı sağlama noktasında kararlar almak zorunda olduğunu belirten Kavcıoğlu, bu yapılmazsa istidam, üretim ve ihracat hedeflerine ulaşılamayacağını dile getirdi.

Kavcıoğlu, Türkiye'ye üretime dayalı ekonomi modeli üzerinden bakılmasının doğru olacağını kaydetti.

"DTH'DEN ÇÖZÜLMEDE 5 MİLYAR DOLARA YAKLAŞTIK"

Kavcıoğlu, kur korumalı mevduat hesaplarının tahmin ettikleri seviyede olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Bir aylık bir süre geçti. Bu sürenin çoğu bankaların sistemlerini oluşturma noktasında geçtiği için sisteme dahil olmaları gecikti. Esas hızlanma bundan sonraki süreçte olacak. DTH'dan çözülmede 5 milyar dolara yaklaştık. Bunun önemli bir rakam olduğunu düşünüyorum. Toplumuzun buna destek vermesini önemsiyorum. Bu rakamın yükseleceğini düşünüyorum. Dolarizasyonun etkisini azaltacak miktarda bir paranın TL'ye dönmesi bizim için yeterli. Bunun rezervlere de önemli katkısı olacak."

İhracatçıların gelirlerinin yüzde 25'lik kısmını merkez bankasında bozdurma işleminin bir ceza bir yük gibi anlatıldığını ifade eden Kavcıoğlu, bunun doğru olmadığını aktardı. Kavcıoğlu, ihracat bedellerinin Merkez Bankasına bozdurulmasının yıl içinde rezervlerde 30-35 milyar dolarlık bir etki oluşturmasını beklediklerini söyledi.

Yorumlar