LÖSEV'in anne atölyelerinden yılbaşı hediyeleri

Lösemili çocukların annelerinin rehabilitasyonu amacıyla 21 yıl önce başlatılan atölye uygulamalarında doğal gıda ürünleri, magnet, bez bebek ve oyuncaklar, yastık, takvim, kupa gibi hediyelik eşyalar hazırlanarak internetten ve vakfın şubelerinden bağış için satışa sunuluyor

Google Haberlere Abone ol

Lösemili Çocuklar Vakfının (LÖSEV) anne atölyelerinde üretim yapan kadınlar tarafından üretilen ve vakıf tarafından satışa sunulan ürünlerden elde edilen gelir, vakfa kayıtlı lösemili çocuklar ve yetişkin kanser hastalarına umut oluyor.

Çalışmalarına 2000 yılında 6 anneyle başlayan atölyeler, LÖSEV'in faaliyet gösterdiği bazı illerde yüzlerce anne ve yetişkin kanser hastası kadının gönüllü destekleriyle üretime devam ediyor.

Anne atölyelerinde yapılan el emeği magnetten bez bebeğe, doğal yiyeceklerden oyuncaklara onlarca ürün yılbaşı için hediye alternatifleri sunuyor.

"LSV Dükkan" markasıyla satışı yapılan ürünlerin satışıyla, vakıfta kaydı bulunan lösemili çocuklar ve yetişkin kanser hastalarına destek sağlanıyor.

LÖSEV Bursa İl Koordinatör Yardımcısı Aslı Sakarya, AA muhabirine, çocuklarda lösemi hastalığı ile mücadelede ailede en çok yıpranan bireyin anne olduğunu söyledi.

Annelerin hastalığın zorluklarının yanı sıra evladını kaybetme korkusu, maddi ve psikolojik sıkıntılarla da baş etmek zorunda kalabildiğini belirten Sakarya, "Biz de LÖSEV olarak anne atölyelerini kurarak aslında annelerimizin rehabilite olması amacıyla yola çıktık." dedi.

Sakarya, ürünlerin satışını internet sitelerinden ve şubelerden yaptıklarını aktardı.

Bağışçıların yaptıkları alışverişle en az 3 kişiyi mutlu ettiklerini vurgulayan Sakarya, "Hem harçlıklarını çıkaran annemizin emeği aslında bir karşılık buluyor hem tedavisi devam etmekte olan çocuklarımız, diğer tanılı kanser hastası çocuklarımız ya da yetişkin kanser hastalarımıza bir destek olarak geri dönüyor hem de bu ürünleri aldıkları ve hediye ettikleri karşılarındaki kişiyi de aslında mutlu ediyorlar. Bir hediye ile 3 mutluluk." ifadesini kullandı.

Atölyelerde yılın belli dönemlerinde farklı ürünler hazırlandığını dile getiren Sakarya, ürün gamını geliştirerek bağışçılara daha çok alternatif sunabilmeyi amaçladıklarını bildirdi.

Halk Eğitimi Merkezleri ve eğitmenlerden de destek aldıklarını anlatan Sakarya, şu bilgileri paylaştı:

"Bursa'daki anne atölyemiz, LÖSEV'in Akpınar'daki binasında faaliyetlerini sürdürüyor. Anne atölyesinde ürettiğimiz ürünlere bağışçılarımız 'lsvdukkan.com' internet sitesi üzerinden dünyanın her noktasından erişebilir. Onun dışında LSV Dükkan'ın olduğu illerimizden, Bursa ofisimizde de annelerimizin el emekleri ile yaptıkları ürünleri satış için sergilediğimiz bir yerimiz var. Bursa'da henüz bir LSV Dükkan'ımız yok ama kısa zamanda olacak."

Aslı Sakarya, yılbaşı için çok fazla hediye alternatifi sunduklarını, doğal gıda ürünleri, oyuncak, yastık, takvim, kupa ya da isme özel hazırlanan LÖSEV Yaşam Sertifikası gibi anlamlı ürünlerin kurumsal hediye olarak tercih edilebileceğini sözlerine ekledi.

- "Burada aldığımız paradan çok yaptığımız iş bizim için önemli"

Atölyede üretim yapanlardan Nevin Taçyıldız (52) da kendisine 2005 yılında lösemi tanısı konulduğunu, bu nedenle 15 doz radyoiyot tedavisi gördüğünü belirtti.

Tedavi sürecinde radyasyon nedeniyle çocuklarından ve eşinden ayrı bir odada kaldığını dile getiren Taçyıldız, şöyle devam etti:

"Herkes, çevremdeki arkadaşlarım, komşularım uzaklaşmaya başladılar 'Radyasyon alıyor' diye. Kendimi kötü hissetmeye başlamıştım. İçime kapandım. Gördüğüm tedaviyle hastalığı atlattım. Bu süreçte LÖSEV'le tanıştım. Yürümek iyi geldi, her gün evden çıktım bu sebeple. Burada arkadaşlar edindim. Hastalığı atlatmış biri olarak hastalara destek sağlayacak ürünleri hazırlamaktan onur duyuyorum. Yaptığımız ürünlerle belki bir çok insanın yüzü gülecek. Fayda sağlamış olduğumuzu düşünüyorum. Gerçekten içten, sevgiyle ve severek yapıyoruz."

Cemile Demirdağ (49) ise 4 yıl önce oğluna kronik lenfositer lösemi teşhisi konduğunu, sonrasında yollarının LÖSEV'le kesiştiğini aktardı.

Oğlunun vakfa gidip geldiğini kaydeden Demirdağ, "Oğlum, 'Anne atölye var, senin gibi bayanlar çalışıyor. Seni yazdırsam gider misin?' dedi. Benim elimden de böyle işler geliyordu. O sebeple başladık. Burada aldığımız paradan çok yaptığımız iş bizim için önemli. Sen de bir şeylere sebep oluyorsun, ön ayak oluyorsun." diye konuştu.

Burada hastalıkla ilgili bilgi paylaşımı da yaptıklarını bildiren Demirdağ, vakıf sayesinde oğlunun da sosyalleştiğini sözlerine ekledi.

Yorumlar