Canikli, AA Editör Masası'na konuk oldu

- Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli: (4) - "YPG/PYD terör örgütünün unsurları Menbiç'ten çıkartılacak. Bu işlemin askeri gözetimi, yürütülmesi Amerika ve Türk askerleri tarafından birlikte yapılacak" - "(ABD ile) Her şey birlikte yapılacak. Bizim açımızdan bakıldığında bu mutabakatın amacı Münbiç'in YPG/PYD unsurlarından temizlenmesi" - "(ABD ile Menbiç) Bizim baştan beri düşüncemiz şu, Suriye iç savaşı başlamadan önceki demografik yapıya uygun ve onu yansıtacak şekilde yerel yönetimler oluşturulacak. Yerel yönetimde yer alacaklar da yine Amerika ve Türkiye tarafından birlikte belirlenecek" - "YPG/PYD'nin PKK'nın bir parçası olduğu, onlar tarafından kumanda edildiği, aynı terörist havuzunu kullandıkları konusunda ikna olmuş durumdalar. İkna olmamış olsalardı bu mutabakat sağlanmamış olurdu"

Canikli, AA Editör Masası'na konuk oldu
12 Haziran 2018 Salı 15:21

ANKARA (AA) - Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli, "YPG/PYD terör örgütünün unsurları Menbiç'ten çıkartılacak. Bu işlemin askeri gözetimi, yürütülmesi Amerika ve Türk askerleri tarafından birlikte yapılacak." dedi.

Canikli, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'nda gündeme ilişkin soruları yanıtladı ve değerlendirmelerde bulundu.

ABD Savunma Bakanı Jim Mattis'in, Menbiç yol haritasını uygulamaya hazır olduklarını ve Türk-Amerikan heyetlerinin bu hafta Almanya'da planın icrasını görüşeceği yönündeki açıklamalarının ardından, ortak çalışmanın nasıl olacağının sorulması üzerine Canikli, yol haritası ile ilgili mutabakatın Dışişleri Bakanları nezdinde sağlandığını belirtti. Canikli, ondan önce heyetler arasında teknik alt yapı çalışmalarının gerçekleştirildiğini, bunların olgunlaştırılmasının ardından 4 Haziran'da iki ülkenin Dışişleri Bakanları arasında bu mutabakata varıldığını anlattı.

Bu mutabakatın iki ana unsuru olduğuna işaret eden Canikli, "Bunlardan bir tanesi YPG/PYD terör örgütünün unsurları Menbiç'ten çıkartılacak. İkincisi de bu işlemin askeri gözetimi, yürütülmesi Amerika ve Türk askerleri tarafından birlikte yapılacak. Bu çok önemli. Yani sadece gözlem değil, bunu sağlayacak olan devriye görevleri de Amerikan kuvvetleri ve Türk kuvvetleri tarafından birlikte yapılacak. Yani sistem şöyle işlemeyecek, 'yani biz işte YPG'yi çıkardık gelin bakın' öyle değil. Yani gelip gözetleme şeklinde değil, her şey birlikte yapılacak." diye konuştu.

Bakan Canikli, mutabakatın amacının Münbiç'in terör örgütü YPG/PYD unsurlarından temizlenmesi olduğunu vurgulayarak, bu konudaki görüşmelerin uzun zamandan beri sürdüğünü aktardı.

Terör örgütü YPG/PYD'nin, bölücü terör örgütü PKK'nın Suriye kolu olduğunu ve organik ilişki içerisinde bulunduklarını kanıtladıklarını, çok net şekilde ortaya koyduklarını, ABD dahil müttefikleri bu konuda ikna ettiklerini bildiren Canikli, "Yani bugün artık resmi olarak kabul etmiyorlar ama PYD/YPG'nin PKK'nın bir parçası olduğunu ve onlar tarafından kumanda edildiği, aynı terörist havuzunu kullandıkları konusunda ikna olmuş durumdalar. Zaten ikna olmamış olsalardı bu yol haritasındaki bu mutabakat sağlanmamış olurdu. Dolayısıyla Menbiç'te şu anda birlikte yapacağız, ABD ile birlikte yapacağız askeri olarak, bizim askerimiz de olacak." ifadelerini kullandı.

- "Demografik yapıya uygun yerel yönetimler oluşturulacak"

Bakan Canikli, "Menbiç'te kalıcı mı olacağız? Yönetim nasıl olacak? Fırat Kalkanı'nın diğer bölgeleri gibi mi?" sorusunu yanıtlarken, "Aynı mantık aslında. Bizim baştan beri düşüncemiz şu; Suriye iç savaşı başlamadan önceki demografik yapıya uygun ve onu yansıtacak şekilde yerel yönetimler oluşturulacak. Yerel yönetimde yer alacaklar da Amerika ve Türkiye tarafından birlikte belirlenecek. Şu andaki demografik yapı değil, 2012 çatışmalarının başlamasından önceki demografik yapı." bilgisini paylaştı.

Terör örgütü YPG/PYD'nin son dönemlerde bilinçli olarak, bir politika olarak demografik yapıyı değiştirmeye yönelik adımlar attığını dile getiren Canikli, bölgede ciddi bir nüfus hareketliliğinin olduğunu söyledi. Nurettin Canikli, "Orada herkes tekrar yerli yerine gelecek. Öncelikle Menbiç'ten Türkiye'ye göç etmiş Suriyelilerin o topraklara döndürülmesi bizim açımızdan son derece önemli. Orada güvenlik sağlandıktan sonra, PYD/YPG Menbiç'ten çıkartıldıktan ve yerel yönetimler demografik yapıyla uyumlu şekilde oluşturulduktan sonra da çok hızla Türkiye'deki ve diğer bölgelerdeki Menbiçliler o topraklara dönecek ve o şekilde hayatlarını devam ettirecekler." şeklinde konuştu.

Suriye’nin genelinde siyasi çözüm ile toprak bütünlüğü çerçevesinde siyasi çözüm sağlanana ve bütün Suriye'yi temsil edecek seçimle gelecek bir Suriye hükümeti kurulana kadar sürecin devam edeceğini bildiren Canikli, "Ondan sonra, herkes, bizim diğer bölgeler de dahil olmak üzere, merkezi hükümete bu şekilde oluşmuş merkezi hükümete bütün bunlar devredilecek." dedi.

- "Erken de olabilir"

Bakan Canikli, Menbiç konusunda bir takvimin olup olmadığına ilişkin soruya, "Elbette bir niyet olarak ortaya konulan bir takvim var, bunların üzerine çok takılmamak gerekiyor. Sonuç itibarıyla bölge harekat alanı, savaş alanı. Yarın şartlar değişebilir ya da sizi bu takvime uymakta zorlayacak bir takım gelişmeler yaşanabilir. Erken de olabilir." yanıtını verdi.

Her iki tarafın da açık ve net iradesinin sürecin gecikmeden sonuçlandırılması yönünde olduğuna işaret eden Canikli, "Sayın Mattis'le görüşmemizdeki 'Hiçbir şekilde oyalama olmayacak.' ifadesi bizim açımızdan son derece önemlidir. Sayın Mattis, bu ifadeyi çok açık net bir biçimde kullanmıştır. Daha önce geçmiş dönemlerde verilen sözler yerine getirilmedi ve orada ciddi bir güvensizlik diyelim, müttefikimiz Amerika ile güvensizlik ortaya çıktı." ifadelerin kullandı.

Canikli, Menbiç yol haritası mutabakatına çok önem atfettiklerinin altını çizerek, şöyle devam etti:

"Burada başarılı olursak, PYD/YPG'yi ve uzantılarını, ABD ile mutabakata vararak bu yöntemle Menbiç'ten çıkarabilirsek aslında başta Suriye'nin kuzeyi olmak üzere Suriye'nin tamamında birlikte terör örgütlerinden temizlenmesinin önünü açacak proje olarak görüyoruz. Menbiç'le ilgili mutabakat da ABD ile ilişkilerimizin olması gereken seviyeye getirilmesine de katkı sağlayacak bir uygulama olacaktır. O nedenle, bunun başarısı bizim için çok önemli. Tabii buradaki başarıdan kastettiğimiz, terör örgütlerinin tamamen oralardan temizlenmesi, kırmızı çizgimiz o. Bunun için bu mücadeleyi veriyoruz."

- "Rejim daha önceki taktiği İdlib'de uyguluyor"

Bakan Canikli, "İdlib'de gözetleme alanları oluşturduk. Ama gördüğümüz kadarıyla rejim İdlib'i ele geçirmek için bir takım çalışmalar yürütüyor. Buna karşı görüşmelerimiz nasıl olacak" sorusu üzerine, Astana Mutabakatı çerçevesinde 12 gözlem noktasının tamamının oluşturulduğunu bildirdi.

Suriye rejiminin daha önce Doğu Guta'da, başka bölgelerde yaptığı taktiği şu anda İdlib için yapmaya başladığını vurgulayan Canikli, rejimin bu tür saldırılar yapabileceğini önceden öngörerek Rusya ile bunları çok ayrıntılı olarak konuştuklarını aktardı.

Bu konunun şu an itibarıyla arazide en hassas ve kırılgan olaylardan biri olduğuna dikkati çeken Canikli, şunları kaydetti:

"İdlib'e saldırıyor, oradaki nüfusu boşalttırıyor, hakimiyetini sağlıyor. Genel taktiği bu. Daha önce Doğu Guta ve benzer bölgelerde benzer yöntemi uyguladı. Bu çok hassas bir durum oluşturuyor şu anda. Bu gözlem noktalarına zaman zaman yakın şeyler de olabiliyor. Geçtiğimiz günlerde böyle bir hadise oldu. Yanlışlıkla yapıldı filan dediler, özür dilediler.

Burada aslında İran, Türkiye ve Rusya'nın oluşturduğu, Suriye'de istikrarı sağlamayı hedefleyen bu yapı aslında aktif çalışıyor. Kesin her şeyi çözmüyor, her şeyi bizim istediğimiz gibi çözmüyor belki ama Suriye'de ateşkesin sağlanması ve orada yeni bir sistem kurmanın ön aşamalarını bu yöntemle aslında adım adım gerçekleştirebiliyoruz. İşe yarayan bir süreçtir, bir organizasyondur Türkiye, İran ve Rusya ile birlikte bu amaca yönelik çalışmalar.

Yani Rusya'nın hassasiyetlerimizin farkında olduğunu biliyoruz. Kanalların tümü açık, mekanizma işliyor. Bir problem olduğu anda olayın büyüklüğüne göre arkadaşlarımız veya daha üst seviyede irtibatı gerektiriyorsa o zaman bakanlarımız ve gerekirse Cumhurbaşkanımız o bağlantıları sağlayarak sürecin önündeki engellerin kaldırılması noktasında mekanizmayı işletiyorlar. Bazen günde bir kaç defa bile bu bağlantılar kuruluyor."

İdlib konusundaki hassasiyetlerinin belli olduğunu ifade eden Canikli, hem Rusların gözlem noktalarının hem de Türkiye'nin oluşturduğu gözlem noktalarının İdlib'i çepeçevre sardığını belirtti.

Canikli, orada gözlem noktalarını oluşturma amaçlarının orada tamamen istikrarı sağlamak ve güvenli bölge oluşturmak olduğunu aktararak, "Mutabakat bu. Ama maalesef rejimin bu saldırgan tavırları devam ediyor. İdlib'de birkaç gün önce benzer bir saldırı İdlib'de gerçekleştirildi rejim tarafından. Bu genel mutabakatı bozmasına biz rejimin uygulamalarının izin vermeyeceğiz. Bu hassasiyetin Rusya'da da olduğunu görüyoruz." dedi.

İran'ın başlangıçta rejime biraz daha yakın durduğuna işaret eden Milli Savunma Bakanı Canikli, şu değerlendirmede bulundu:

"Ama son zamanlarda rejim üzerinden bazı risklerin, bazı tehditlerin İran'a yönelmesi neticesinde görebildiğimiz kadarıyla İran da rejime mesafe değil, biraz daha kontrol etmeye frenlemeye yönelik bazı yaklaşımları görüyoruz. Orada istikrarın sağlanmasına katkı sağlayacak olan bir gelişmedir bu. Fakat rejim çok saldırgan, Rusya'nın da rejime yönelik telkinleri olduğunu biliyoruz. Belki bunların bir kısmı başarılı oluyor, bir kısmı başarılı olamayabiliyor. Ama genel olarak bakıldığında rejimin, İdlib'teki güvenli bölge oluşturma projesini, hedefini akamete uğratacak bir adımına, operasyonuna müsaade edemeyiz."

(Sürecek)




İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×