Canikli, AA Editör Masası'na konuk oldu

- Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli: (6) - "Savunma sanayindeki gelişmenin en önemli şahidi Fırat Kalkanı Operasyonu ve Zeytin Dalı Operasyonu'nun bizzat kendisidir" -"(2004'te İsrail'den alınan İHA'lar) Çok da büyük paralar ödedik ama hiçbir zaman etkili bir şekilde kullanamadık. Arızalandığında teknisyenler 6 aydan önce gelmedi. Başındaki kullanıcılar da İsrail'den geldi, bizim kullanımımıza vermediler. Dolayısıyla bu ürünlerin ürettiği istihbarat bilgiler, fotoğraflar hepsi önce İsrail'e gitti, oranın süzgecinden geçtikten sonra bize geldi" - "Şu andaki SİHA'ların bir üst versiyonu olan 4,5 tonluk versiyonu üzerinde çalışma yapıyoruz. Daha doğrusu sözleşmeyi yaptık ilgili firmayla, 2020'nin başında teslimler başlıyor inşallah. 4,5 ton ağırlığında, 1,5 ton ağırlığında faydalı yük taşıyabilecek, ismi de Akıncı"

Canikli, AA Editör Masası'na konuk oldu
12 Haziran 2018 Salı 17:16

ANKARA (AA) - Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli, "Savunma sanayisindeki gelişmenin en önemli şahidi Fırat Kalkanı Operasyonu ve Zeytin Dalı Operasyonu'nun bizzat kendisidir" dedi.

Canikli, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'na konuk oldu, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

Savunma sanayi ürünlerine yurt dışından yoğun talebin bulunduğuna yönelik açıklamaları hatırlatılarak yerli ve milli ürünlerin ihracatında gelinen noktanın sorulması üzerine Canikli, savunma sanayi alanındaki millileştirme hamlelerinde önemli mesafelerin alındığına dikkati çekti.

Bunların Fırat Kalkanı Harekatı ve Zeytin Dalı Harekatı'nda da kendini gösterdiğini, söz konusu harekatlarda büyük oranda yerli ve milli sistemlerin, mühimmatların kullanıldığını anlatan Bakan Canikli, "Biz 2002 ve öncesi yerli üretim olarak savunma şartlarında bu operasyonlara girmiş olsaydık bu operasyonları gerçekleştirmemiz, yürütmemiz hemen hemen imkansızdı." diye konuştu.

Birçok ürünün, silahın, mühimmatın parası verilmesine rağmen alınamadığını veya tesliminin geciktirildiğini aktaran Canikli, bazı yedek parçalarda da örtülü ambargonun yaşandığını, bunların özellikle ABD, Almanya, Avusturya firmalarınca yapıldığını bildirdi. Canikli, "Savunma sanayindeki gelişmenin en önemli şahidi Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı operasyonları bizzat kendisidir" dedi.

Geçmişte savunmada sistemin büyük oranda ithalata dayalı oluşturulduğunu, bunun tehlikeli olduğunu vurgulayan Canikli, "Başka ülkelerden alacağınız silah ve mühimmatla ülke topraklarını korumaya çalışıyorsunuz, orada büyük bir zafiyet vardır." ifadesini kullandı. Canikli, 1990'lı yıllarda Almanlardan Leopard tanklarının alındığını, bunlar satılırken "Doğu ve Güneydoğu'da kullanılmayacağı"na yönelik şartın konulduğunu belirterek, "Zaten terörle mücadele için alıyoruz ağırlıklı olarak orada kullanmak için alıyoruz. Çünkü tehdit o anda oradan geliyor" diye konuştu.

Canikli, Fırat Kalkanı Harekatı sırasında 70'e yakın tankın isabet aldığını, Zeytin Dalı Harekatı'nda ise isabet alan 5-6 tanktan birinin kullanılamaz hale geldiğini söyledi. Suriye'nin kuzeyindeki terör hedeflerine yönelik harekatlarda tankların yanı sıra silahlı insansız hava aracı (SİHA) ve insansız hava aracının (İHA), Fırtına obüslerinin, çok namlulu roketatarların kullanıldığını ifade eden Canikli, "Şimdi bir çalışmamız var, o da sona yaklaştı, 60 ve 90 kilometre menzilli çok namlulu roketatar geliştirme noktasında. İnşallah onu da kısa süre içinde geliştireceğiz" dedi.

SİHA ve İHA'ları olmazsa olmaz olarak nitelendiren Canikli, güdüm konusunda birçok ülkenin çalışmalarının sürdüğünü, Türkiye'nin de bu konuda teknolojiyi yakaladığını belirtti.

- "Dağı-taşı bombaladığımızı sonradan anladık"

Türkiye'nin İHA ihtiyacının karşılanması için 2004'te İsrail'den Heron alındığını anımsatan Canikli, "Çok büyük paralar ödeyerek ama hiçbir zaman etkili bir şekilde kullanamadık. Bu ürünlerin ürettiği istihbarat, çektiği fotoğraf önce İsrail'e gitti, oranın süzgecinden geçtikten sonra bize geldi. Daha sonra bu gelen bilgilerin yüzde 90'ının yanlış olduğunu ve manipüle edildiğini öğreniyoruz. Tabii TSK oradan gelen bilgilere göre bombalamaları yaptı, dolayısıyla dağı taşı bombaladığımızı sonradan anlamış bulunuyoruz." diye konuştu.

SİHA konusunda dünyanın en iyi teknolojilerinin yakalandığına dikkati çeken Bakan Canikli, "Şu andaki SİHA'ların bir üst versiyonu olan 4,5 tonluk versiyonu üzerinde çalışma yapıyoruz. Daha doğrusu sözleşmeyi yaptık ilgili firmayla, 2020'nin başında teslimler başlıyor inşallah. 4,5 ton ağırlığında, 1,5 ton ağırlığında faydalı yük taşıyabilecek, ismi de Akıncı. Yüksek manevra kabiliyeti var, savaş uçakları kadar değil elbette ama yarısı kadar manevra kabiliyetine sahip 40 bin feete kadar çıkabiliyor, 4 füze taşıyacak, füzeleri daha büyük, daha uzun süre havada kalabiliyor. Gerçekten muhteşem bir ürün. İnşallah 2020'den itibaren teslimler başlayacak Türk Silahlı Kuvvetlerine" ifadelerini kullandı. Canikli, önce Türkiye'nin ihtiyacının karşılanacağını, artan olduğu takdirde ihracatının gündeme geleceğini dile getirdi. SİHA'ya yoğun ilginin olduğunu, yurt dışı ziyaretlerinde buna şahit olduğunu belirten Canikli, SİHA satın almak için kendisinden aracı olunmasının istendiğini anlattı.

Akıncı SİHA'yı insansız savaş uçağı üretiminden bir önceki aşama olarak nitelendiren Canikli, "Türkiye'nin sahip olduğu SİHA teknolojisi 5-6 ülkeyi geçmez ama Akıncı sanıyorum birkaç ülkeyi geçmez." diye konuştu. Milli Piyade Tüfeği'ni de NATO'nun standartlarının tamamını taşıyan tek tüfek olarak nitelendiren Canikli, "Deneme için birçok ülkeye gönderdik. Talep de var, ihracı için görüşmelerimizi yapıyoruz." ifadesini kullandı.

- "Mühendise ihtiyacımız var"

Savunma sanayi projelerinde çalışmak isteyen gençlere yönelik mesajı sorulan Canikli, şu yanıtı verdi:

"Şu anda mühendis bulmakta zorlanıyoruz. Binlerce mühendis alıyoruz, elimizde 700'e yakın proje var, 70 milyar dolar civarında, büyük projeler ve mühendise ihtiyacımız var. Güvenlikle ilgili ve başka birtakım sorunları olmayan, gelen mühendislerin tamamını işe alıyoruz. Yapmaları gereken özellikle makine, elektrik, elektronik, bilgisayar, bilişim mühendisliği alanlarında okumaları ve bu projelere katkı sağlamaları. Şu anda aşırı derece mühendise ihtiyacımız var hatta dışarıdan kendisini bu alanda ispat etmiş beyinleri Türkiye'ye transfer ediyoruz, onları Türkiye'ye alıyoruz, onun için ne gerekiyorsa da yapıyoruz."

Tanklar için aktif koruma sistemi için Akkor projesinin başlatıldığını anımsatan Canikli, bunun uzun vadeli olduğunu, koruma sisteminin yerli üretiminin yapılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirtti. Sistemin tüm testlerinin yapıldığını, başarılı olunduğunu ve montaja geçildiğini ifade eden Canikli, "Fikir, tasarım, uygulama tamamen bize ait. Şu anda tanklarımıza monte ediyoruz, heyecan verici bir proje" dedi.

Canikli, diğer yerli üretim savunma sanayi ürünlerine ilişkin de bilgi vererek, savunma alanında dışa bağımlılığı azaltacak, ülke savunmasında yerli ve milli önemli çalışmaların yapıldığını vurguladı. Bunun insanlara da moral verdiğini aktaran Canikli, "İşte Sayın Muharrem İnce moral bulmak istiyorsa bunlardan moral bulsun. Hepimiz için bir moral kaynağı" dedi.

(Bitti)



İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×