Erdoğan'dan Demirtaş sorusuna cevap: O bir teröristtir, kararı hukuk verir

Hamburg'daki G20 Zirvesi sırasında bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa'nın terör örgütleri için güvenli liman haline geldiğini söyledi. Gündeme dair değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye'nin kuzeyinde bir devlete asla müsaade etmeyeceklerini söyledi. Erdoğan, bir gazetecinin Demirtaş ve HDP'li vekillerin ne zaman tahliye edileceği yönündeki sorusu üzerine ise Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Teröristleri cezaevlerinden bırakma yetkisi bizim değildir. Türkiye bir hukuk devletidir. Söylediğiniz kişi bir teröristtir. Kararı hukuk verir" dedi.

Google Haberlere Abone ol

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, G20 Liderler Zirvesi kapsamında düzenlenen toplantıda, “Terörizmle mücadelede eylem planına elimizden gelen desteği vereceğiz. Diğer ülkelerden de hem eylem planının desteklenmesi hem de terör karşısında ilkeli, tutarlı ve kararlı duruş sergilenmesi noktasında net bir tutum beklediğimizi tekrar ifade etmek istiyorum" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Almanya’nın Hamburg kentinde düzenlenen G20 Liderler Zirvesi kapsamında düzenlenen basın toplantısında konuştu. Erdoğan "Türkiye olarak, Antalya zirvesinde ortaya koyduğumuz kararlılık ve mücadele ruhuna dikkat çektik. Buna karşılık terör örgütlerinin saldırılarını etkisiz hale getirmede başarı olunamadığını hiçbir ülke ve bölgenin bu tehlikeden uzak bulunmadığını altını çizerek ifade ettik. Küreselleşen terör tehdidiyle mücadelenin terör örgütleri karşısında ilkeli, tutarlı ve kararlı bir duruş sergilenmesinden geçtiğini de vurguladık. Terör örgütlerine karşı çifte standardı bırakmadan uluslararası işbirliği ve dayanışmayı sağlamadan bu konuda mesafe kat edemeyeceğimizin altını çizdik. Teröre finansman sağlayan, hususlarla mücadelede, Birleşmiş Milletler (BM), Uluslararası Havacılık Örgütü ve mali eylem görev gücü tarafından yapılan çalışmaları da desteklediğimiz belirttik. Terörizmle mücadelede eylem planına elimizden gelen desteği vereceğiz. Diğer ülkelerden de hem eylem planının desteklenmesi hem de terör karşısında ilkeli, tutarlı ve kararlı duruş sergilenmesi noktasında net bir tutum beklediğimizi tekrar ifade etmek istiyorum" diye konuştu.

Terör örgütlerine yönelik derin istişareler yürüttüğünü belirten Erdoğan, "Bugün Türkiye, PKK’sından DEAŞ’ına PYD’sine, DHKP-C’sine kadar dünyanın en canlı terör örgütleriyle yoğun bir mücadele yürütüyor. Çoğu zaman ülkemiz kendi vatandaşları yanında tüm dünyanın huzur ve güvenliği için yürüttüğü bu mücadeleyi tek başına sürdürmek zorunda kalıyor. PKK terör örgütü ve uzantıları birçok Avrupa ülkesinde her yıl on milyarlarca Euro haraç toplayabiliyor. Daha da vahimi ülkemizde cinayet işlemiş, terör eyleminde bulunmuş, masum insanların kanını dökmüş şahısların himaye edildiğini, korunup kollandığını ne yazık ki görüyoruz" diye konuştu.

'Güvenliğimizi tehdit eden oluşumlara karşı meşru müdafaa hakkımızı kullanırız'

"Sınırlarımızın hemen yanı başında terör örgütlerinin desteklenmesi, silahlandırılması, bölgede terör adacıkları oluşturulmasına kesinlikle sessiz ve tepkisiz kalmayacağız." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: "Ülke güvenliğimizi tehdit eden oluşumlara karşı meşru müdafaa hakkımızı kullanmakta tereddüt göstermeyeceğiz. Terör örgütlerine verilen silahları topraklarımızda yapılan eylemlerde ele geçiriyor olmamız, sorunun şimdiden mevcut sınırlarının dışına taşmaya başladığına işaret etmektedir. Dün bölgede dağıtılan ve bugün namlusu bize yöneltilen silahların yarın dünyanın başka yerindeki eylemlerde kullanılmayacağının garantisi yoktur."

Erdoğan, "Dilerim bu toplantı, terörün, dini, dili ve ırkı olmaksızın hepimizi hedef aldığının kabul edilmesi bakımından bir kırılma noktası olur. Yine ümit ederim ki yeni acılar yaşanmadan terörü ve terörizmin finansmanını engellemede başarıya ulaşabiliriz." dedi.

'Katar'ın egemenliğine saygı duyulmalı'

Katar ve bazı Arap ülkeleri arasındaki krize ilişkin Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Katar'a yönelik ithamları haksızlık olarak değerlendiriyor, yaptırımları da doğru bulmuyoruz. Dünyadaki her ülke gibi Katar'ın da egemenliğine saygı duyulmalıdır. Daha önce de ifade ettiğim gibi, kardeş kavgasının kazananı olmaz.

Körfez'deki bütün kardeşlerimizin güvenliği, huzuru ve istikrarı, en az kendimizinki kadar önemlidir. Bunu tehlikeye atacak adımlardan imtina edilmelidir. Bu konuda, bölgenin büyüğü olarak gördüğümüz Suudi Arabistan başta olmak üzere tüm ülkelerin en kısa sürede makul bir çözüm üzerinde anlaşmalarını arzu ediyoruz. Kışkırtmalara asla prim verilmemesini istiyoruz."

Kıbrıs Konferansı'nın sonuçsuz kalması

Kıbrıs Konferansı'nın sonuçsuz kalmasına ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Tüm gayretlerimize rağmen Kıbrıs Konferansı'nın 28 Haziran'da başlayan ikinci oturumu sonuçsuz kaldı. Türkiye'nin ve Türk tarafının özverili çabaları, samimi ve ılımlı tavrı hak ettiği karşılığı görmedi. Açıkçası sonuçtan büyük bir üzüntü duyuyoruz. Uzun çabalardan sonra geldiğimiz bu tablo, Kıbrıs sorununa Birleşmiş Milletler iyi niyet misyonu parametreleri çerçevesinde bir çözüm bulunmasının imkansızlığını ortaya koymuştur. Artık bu parametrelerde ısrar etmenin bir anlamı yoktur."

"Türkiye, sorunun çözümüne farklı parametrelerle katkı sağlama çabalarını yine sürdürecektir" diyen Erdoğan, "Aynı tutumu ilgili tüm taraflardan bekliyoruz. Olmadığı takdirde şüphesiz ki B planı, C planı, bunlar da düşünülmeye başlanacaktır. Elbette bu konuda gereken değerlendirmeleri yapacak, sonucu kamuoyu ve muhataplarımızla paylaşacağız." ifadesini kullandı.

'Konuşma müsaadesi vermeyenler özgürlüklerden bahsedemezler'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Alman yönetimi, eyaletler vesaire, benim burada salon toplantısı yapmama müsaade etmediler ve buna tahammül edemediler. Acaba bunu hangi özgürlük anlayışı ile bağdaştıracağız. Eğer özgürlükler dünyasında yaşıyorsak, Türkiye Cumhuriyeti'nin halkının yüzde 52'sinin oyunu alan bir Cumhurbaşkanına Almanya'da bir salon toplantısında konuşma müsaadesi vermeyenler, kusura bakmasınlar özgürlüklerden bahsedemezler." dedi.

"Şu anda Türkiye'de, işte neredeyse 20 günü aştı, anamuhalefet partisinin düzenlemiş olduğu sözde bir adalet yürüyüşü var. Devam ediyor." ifadesini kullanan Erdoğan, "Halbuki sözde adalet yürüyüşünü yapanlar partilerinin içinde genel başkanlığa aday olanlara adaylık hakkı vermiyorlar. Bu tür gariplikleri yaşıyoruz fakat bunların hepsini aşacağız." diye konuştu.

'Eğer Kuzey Suriye'de sözde bir Kürt devleti kurma gayreti olursa buna müsaade etmeyiz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizim siyasetimiz kavmiyetçilik üzerine değildir, ırkçılık üzerine hiç değildir. Bizim muhatabımız her zaman insandır. Eğer bizim sınırlarımızda bizi tehdit eden bazı oluşumlar olursa biz bu oluşumlara karşı haddini bildiririz. Eğer Kuzey Suriye'de sözde bir Kürt devleti kurma gayreti olursa biz buna müsaade etmeyiz. Nitekim Kuzey Suriye'de böyle bir girişim oldu ve biz bu girişimi durdurduk, engelledik. Bundan sonra da buna yine asla müsaade etmeyiz. Oradan ülkemize olan tehditleri asla affetmeyiz." dedi.

'Bizim için Irak'ın birliği, beraberliği çok önemli'

IKBY'nin referandum kararına ilişkin Erdoğan, şunları söyledi: "Referandum konusuna ben Irak'ın bütünlüğü açısından doğru bakmıyorum ve bu Irak'ın yarınları açısından sıkıntı verici bir adımdır. Bunun Sayın dostum Barzani'ye haberini Dışişleri Bakanlığı olarak da verdik. Dedik ki 'Bu yanlış bir yoldur. Bundan vazgeçin ve yarın bunun bedelini ödemek de sizin için zor olacaktır.' Şu anda doğrusu hangi konumda olduklarını hala bilmiyorum. Temenni ederim ki referandum yapılmadan vazgeçerler. Ama bundaki direnmeleri onlara ben kaybettirir diye düşünüyorum. Çünkü bizim için Irak'ın birliği, beraberliği, bütünlüğü çok çok önemlidir."

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "('Selahattin Demirtaş ve Kürt milletvekilleri ne zaman cezaevinden çıkacak?' sorusu üzerine) Teröristleri cezaevlerinden bırakma yetkisi bizim değildir. Türkiye bir hukuk devletidir. Söylediğiniz kişi bir teröristtir. Öyle bir terörist ki bütün benim Kürt kardeşlerimi sokağa döküp ondan sonra 53 Kürt kardeşimi yine Kürtlere öldürten bir teröristtir. Bu sadece suçlarından bir tanesidir. Buna benzer daha nice suçları vardır. 'Bizim arkamızda PKK var, PYD var, YPG var' gibi meydan okuyan bir kişidir. Şu anda zaten yargıdadır. Yargı onlarla ilgili ne karar verirse o karar bizim başımız gözümüz üstündedir." dedi. 

Yorumlar