Alaattin Çakıcı kimin oğlu babası kim?

Alaattin Çakıcı kimin oğludur babası kimdir sorusu Bahçeli'nin sık sık, "Şehidimizin oğludur" demesiyle yeniden gündeme geldi.

Google Haberlere Abone ol

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Alaattin Çakıcı için "mafya bozuntusu" diyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na bir kez daha tepki göstererek, "Bir kez daha söylüyorum Alaattin Çakıcı benim dava arkadaşımdır. Şehidimizin arkadaşıdır" ifadelerini kullandı. Bahçeli'nin Çakıcı'nın babasından sık sık söz etmesi Alattin Çakıcı'nın babasının kim olduğunu merak edilir hale getirdi. Peki, Çakıcı kimin oğludur, babası kimdir?

Alaattin Çakıcı 20 Ocak 1953 tarihinde dünyaya geldi. 1953'te, Ali ve Şakire Çakıcı çiftinin 5 çocuklarından en büyüğü olarak Arsin, Trabzon'a bağlı Fındıklı'da dünyaya geldi. Fahrettin ve Gençağa isimlerinde iki erkek kardeşi, Gamze ve Leyla isimlerinde iki kız kardeşi olan Çakıcı, bir süre sonra ailesiyle birikte Gültepe, Kağıthane, İstanbul'a göç ettiler. Babası Ali, burada kahvehane kurdu ve işletti.

17 Ağustos 1998'de Türk ve Avusturyalı özel operasyon polislerinin düzenlediği bir operasyonda modacı Canan Yaka ile sanatçı Selçuk Ural'ın kızı Aslı Ural'la birlikte Fransa'nın Nice kentinde yakalandı. Çakıcı'nın üzerinden Nedim Caner adına düzenlenmiş kırmızı bir pasaport ve $17,000 çıktı.

On beş kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan Karagümrük Spor Kulübü Lokali'ne yönelik 26 Mart 2000 tarihinde düzenlenen silahlı saldırıyla ilgili davada, "çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve yönetmek" suçundan üç yıl dört ay, müessir fiile azmettirmekten de on dört yıl dokuz ay cezaya çarptırıldı. Yargıtay çete suçundan verilen cezayı onarken müessir fiile azmettirme cezasında usul eksikliği buldu.

Borsacı Adil Öngen'in arabasının kurşunlanmasıyla ilgili olarak 10 yıl 10 ay cezaya çarptırıldı. Uludağ'da 1995 yılında eski eşi Nuriye Uğur Kılıç'ın öldürülmesi olayında azmettirici olduğu iddiasıyla yargılandı ve 2006 yılında Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından önce ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, Kılıç'ın Çakıcı'ya söylediği "Öcalan senden daha şerefli" sözü nedeni ile tahrik indirimi yaptı ve neticede Çakıcı'ya 19 yıl 2 ay hapis cezası verdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hakaret ettiği gerekçesiyle on ay hapis cezası verildi. Borsacı Adil Öngen'in kurşunlanmasıyla ilgili davaya katılan Çakıcı, yurt dışında Millî İstihbarat Teşkilatı adına çalıştığını ve hep devleti koruduğunu ama "piyon gibi" kullanıldığını öne sürdü.

Çakıcı, en demokratik ve gelişmiş ülkelerde bile derin devletin var olduğunu ve olması gerektiğini savundu, "ama bizdekilerin cılkı çıkmış" diye ifade etti.

Millî İstihbarat Teşkilatı'nın eski Yurt Dışı İstihbarat Başkanı Nuri Gündeş, NTV'de derin devlet konusunun tartışıldığı canlı yayında Alaattin Çakıcı'dan söz ederken, "Dinliyorsa yanaklarından öperim; eğer devlete bir hizmeti varsa..." diye konuşmuştur.

Ardından Şişli Cumhuriyet Savcılığı, programda organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı’dan söz eden Nuri Gündeş hakkında “suçluyu övmek” suçundan soruşturma başlattı. Savcılıkta ifadesi alınacak olan Gündeş hakkında TCK’nın 215. maddesine göre 2 yıla kadar hapis istemiyle dava açılabilecek.

Siyasi partilerden tepki geldi. Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkan Vekili Eyüp Fatsa, "Hukuk devletinde bu tür ilişkileri, duygusal yaklaşımları haklı göstermek mümkün değildir. Bu yapılanlar, beyanlar gerekçesi ne olursa olsun yanlıştır." diye konuştu. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Özyürek ise devlet hizmetinin devlet memurları eliyle yürütülen bir görev olduğuna dikkat çekerek, "Bunun mafyaya, çeteye havale edilmesi mümkün olamaz. Bu açıklama mafyalaşmayı, çeteleşmeyi özendiren bir davranış. MİT'te görev yapmış insanların olur olmaz şekilde konuşması da yanlıştır. Hem konuşması yanlıştır; hem de söylediği sözlere katılmak mümkün değildir. Alaattin Çakıcı gibi pek çok karışık işe girmiş birisinin devlet görevlileri tarafından yanağı öpülüyorsa vay o devletin haline!" dedi.

Güvenlik güçlerince yakalandıktan sonra Alaattin Çakıcı'ya ait olan çeşitli ses bantları ortaya çıktı. Bu bantların bazılarında dönemin devlet yetkilileri ile konuşması mevcuttu. Çakıcı'ya ait olan ses kayıtlarından birinde; yakalanmak üzere Çakıcı'nın bulunduğu yerin, dönemin MİT Kontrterör Dairesi Başkanı Mehmet Eymür tarafından belirlendiği fakat bundan haberdar olan dönemin İçişleri Bakanı Meral Akşener'in Çakıcı'ya bunu eniştesi vasıtasıyla bildirdiğini ve yer değiştirmesi gerektiğini tembihlediğini vurguluyor. Ses bandında Çakıcı'nın iddiasına göre Akşener Çakıcı'nın eniştesini arayarak ‘‘Meral, oradan çıkıyor, eniştemi arıyor. 'Bana gelir misin?' diyor. Eniştem kalkıyor, gidiyor Ankara'ya. Halamın kocası, eniştem değil. Halamın kocası. Alaattin'e söyle' diyor yerini değiştirsin'' diyor.

Eyüp Aşık-Çakıcı ses bandından sonra ortaya çıkan bir başka kasette Alaattin Çakıcı, kendisine ‘‘Yer değiştirsin’’ diyen bakanın, DYP'li Meral Akşener olduğunu açıklıyor. Kasete göre, MİT Kontr Terör Dairesi Başkanı Mehmet Eymür, Çakıcı'nın yerini belirliyor. Bunu duyan Akşener de, İzmit'ten tanıdığı Çakıcı'nın eniştesini arayarak mesajı iletiyor.

Bunun üzerine Akşener, iddianın kanıtlanması halinde siyaseti bırakacağını açıkladı. Radikal’de yayınlanan haberden üç gün sonra 29 Eylül 1998’de Hürriyet’te açıklama yapan Akşener, Çakıcı’yı "kendisinin yakalatmak istediği ama ANAP’ın bunu engellediğini" açıkladıktan sonra, Kürşat Yılmaz’ı da kendisinin yakalattığını açıkladı.[18] Akşener, o dönem bakanlıktan istifa eden Eyüp Aşık için "Çakıcı'ya kaçması için iki kez haber verdi. Muhalefette iken haber verdi, bu son kasette ortaya çıktı. Bir de iktidarda iken Çakıcı'yı uyardı. Bunları biliyoruz dedi.

Dönemin Emniyet Genel Müdürü Kemal Çelik şu açıklamayı yaptı:

‘‘Akşener'in talimatıyla polisleri ABD'ye gönderdik. Interpol kayıtlarında da bu gerçekler mevcut. Haziran ayı olduğunu hatırlıyorum. Ancak Refahyol yıkıldı. Yeni Bakan Murat Başesgioğlu göreve başladı ve ben polislerin görev süresi dolduğu için Bakan'dan görev sürelerini bir hafta daha uzattırdım. Ancak sürenin dolmasından sonra Çakıcı'nın yakalanması için süren operasyona giden polisler geri çağrıldı ve operasyon yarım bırakıldı.’’

Alaattin Çakıcı, 15 Nisan 2020 Tarihli ve 31100 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ilgili yasa değişikliği kapsamında hükümlü bulunduğu Sincan L Tipi Ceza İnfaz Kurumu'ndan tahliye edildi.

Alaattin Çakıcı'nın babası Ali Çakıcı 53 yaşına kadar İstanbul Gültepe'de kahvehane işletiyordu. Eski ülkücülerden biridir. Alaattin Çakıcı'nın babası Ali Çakıcı, iddiaya göre 11 Mayıs 1980 tarihinde komünist bir grup tarafından kahvehaneye düzenlenen saldırı sonucunda hayatını kaybetti.

Yorumlar