AK Parti Rize 6. Olağan İl Kongresi

- Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan: (3) - "Türkiye'nin kendi güvenliğini sağlama konusundaki ihtiyacı, yaşanan her hadiseyle bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Buradan NATO'ya da diğer müttefiklerimize de açıkça ifade ediyorum, biz S-400'leri zaten aldık, iş bitti. Şu anda finansman konusundaki detayları konuşuyoruz. Onlar da en kısa sürede sonuçlanacak. İnşallah en yakın zamanda bu sistemi ülkemizde kuracağız" - "SDG olayında olduğu gibi yani PYD/YPG, kalktılar dediler ki 'Bu anlaşıldı, bunun ismini değiştirelim.' Diyen kim? Amerika. Ne yaptılar ismini? SDG, Suriye Demokratik Güçleri, sevsinler sizi. Biz anlamadık, yuttuk bunu. Artık bunların hepsini biliyoruz. Bu fabrikada üretilen örgütler, ihtiyaca göre tedavüle sokuluyor. Gerektiğinde tadilata tabi tutuluyor, gerektiğinde ise imha ediliyor" - "DEAŞ ve PYD başta olmak üzere hepsi de aynı tezgahta üretilmiş terör örgütleri üzerinden çıkarlarını hayata geçirmeye çalışanların artık 'terör', 'terörizm' laflarını ağızlarına almaya daha hakları kalmamıştır. Açık konuşuyorum, bu yaşananlardan sonra terörle, terör örgütleriyle mücadele ettiğini öne sürenlere biz artık nasıl inanabiliriz ki" - "Ülkemize karşı kullanılacağı gün gibi aşikar olan binlerce tır silahı bölgeye yığan bir devletin, bizim terörizmle ilgili endişelerimizi paylaştığına nasıl biz inanabiliriz ki. Bankacılardan iş adamlarına, silah satışlarından enerji yatırımlarına, televizyon dizilerinden düşünce kuruluşu raporlarına kadar ülkemizin çıkarlarına yönelik her türlü saldırıyı 'hukuk' kılıfı altında meşrulaştıran bir devlet nasıl bizim dostumuz olur ki"

Google Haberlere Abone ol

RİZE (AA) - Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye'nin kendi güvenliğini sağlama konusundaki ihtiyacı, yaşanan her hadiseyle bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Buradan NATO'ya da diğer müttefiklerimize de açıkça ifade ediyorum, biz S-400'leri zaten aldık, iş bitti. Şu anda finansman konusundaki detayları konuşuyoruz. Onlar da en kısa sürede sonuçlanacak. İnşallah en yakın zamanda bu sistemi ülkemizde kuracağız." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yenişehir Kapalı Spor Salonu'nda düzenlenen AK Parti Rize 6. Olağan İl Kongresi'ndeki konuşmasında, NATO tatbikatındaki skandalın, tatbikatlarda terbiyesizlik yapılarak, sahte sosyal medya hesapları üzerinden provakasyonlara girişilerek sonra da kuru bir özürle geçiştirilerek üzeri örtülebilecek bir konu olmadığını vurguladı.

Erdoğan "Türkiye'nin kendi güvenliğini sağlama konusundaki ihtiyacı, yaşanan her hadiseyle bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Buradan NATO'ya da diğer müttefiklerimize de açıkça ifade ediyorum, biz S-400'leri zaten aldık, iş bitti. Şu anda finansman konusundaki detayları konuşuyoruz. Onlar da en kısa sürede sonuçlanacak. İnşallah en yakın zamanda bu sistemi ülkemizde kuracağız." ifadelerini kullandı.

Bunun yanı sıra benzer sistemlerin üretimi konusunda da yoğun bir çaba harcandığını vurgulayan Erdoğan, "Yıllarca biz insansız hava aracı istedik müttefiklerimizden. Ne dediler bize, 'Kongre müsaade etmiyor.' Kötü komşu bizi ev sahibi yaptı. Şimdi biz insansız hava aracını kendimiz üretiyor muyuz, üretiyoruz. Silahlısını üretiyor muyuz, üretiyoruz ve ihracına bile başlıyoruz. Sağ olsunlar onlara Kongre izin vermedi ama bizimkilere millet izin verdi ve yürüdü." diye konuştu.

- "Bunlar bittiği zaman zaten şok olacaklar"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar'daki Türk Silahlı Kuvvetleri Kara Unsur Komutanlığını ziyaretini anımsatarak, buraya Mehmetçiğin kullanması için yerli üretim milli piyade tüfeklerinin gönderildiğine dikkati çekti.

Daha önce Türkiye'nin "Sig Sauer" silah talebine de "Kongre izin vermiyor" denilerek olumsuz yanıt verildiğini anımsatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Biz de dedik ki bundan sonra Sig Sauer falan almayacağız, bitti o iş. Kapattık onu. Ne yapacağız, yerli silahımızı oraya göndereceğiz ve gönderdik. Bu kadar basit. Aynı olay Kıbrıs Barış Harekatı'nda oldu. Telsiz vermediler, telsiz. Bize telsiz vermediler ama biz ASELSAN'ı kurduk ve artık kendi telsizimizi kendimizi yapar olduk. Şimdi bu ASELSAN tüm elektronik cihazlarda artık dünyada belli bir yere ulaştı.

Türkiye çok uzak olmayan bir gelecekte kendi hava savunma sistemlerini kuracak ve bunları da dostlarıyla paylaşacaktır. Şimdi çok büyük, ağır tonajlı olanlarının çalışması yapılıyor. Bunlar bittiği zaman zaten şok olacaklar. Kimsenin bizi elindeki teknoloji gücüyle tehdit etmesine boyun eğecek değiliz. Daha önce Nuri Killigil'lerin, Nuri Demirağ'ların, Vecihi Hürkuş'ların, devrim otomobillerinin, motor fabrikası kurma girişimlerinin ve ülkemizi ele güne muhtaç etmeyecek benzer çalışmaların başlarına gelenlerin bir daha yaşanmasına izin vermeyeceğiz."

- "Emeği zayi edilen herkese Cumhurbaşkanlığının kapısı açıktır"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'de yürütülen tüm savunma sanayi ve yüksek teknoloji projelerinin cumhurbaşkanı olarak şahsi himayesi altında olduğunun altını çizdi.

Erdoğan, "Bu konularda yaptığımız çalışmalarda engellerle karşılaşan, önü kesilen, emeği zayi edilen herkese Cumhurbaşkanlığının kapısı açıktır. Kaybedecek bir tek dakikamız da heba edilecek tek bir damla alın terimiz de çöpe atacak tek bir projemiz de yoktur." şeklinde konuştu.

Türkiye'yi uluslararası alanda köşeye sıkıştırmaya çalışanların Suriye ve Irak'ta 2. Dünya Savaşı'ndan sonraki en kanlı, vahşi, sinsi ve alçak senaryoyu uyguladıklarını belirterek, şöyle devam etti:

"Bölgede adeta bir terör fabrikası kuruldu. Bu fabrikada görev yapan terör mühendisleri ellerinin altındaki geniş rezervden adı kimi zaman El-Kaide, DEAŞ, kimi zaman PKK/PYD, kimi zaman FETÖ olan kimi zaman da başka isimler taşıyan örgütler imal ediyorlar. Aslında hepsi de eli kanlı katiller sürüsünden ibaret. Hep aynı, sadece ambalajı ve etiketi değiştiriyorlar. İşte SDG olayında olduğu gibi yani PYD/YPG, kalktılar dediler ki 'Bu anlaşıldı, bunun ismini değiştirelim.' Diyen kim? Amerika. Ne yaptılar ismini? SDG, Suriye Demokratik Güçleri, sevsinler sizi. Biz anlamadık, yuttuk bunu. Artık bunların hepsini biliyoruz. Bu fabrikada üretilen örgütler, ihtiyaca göre tedavüle sokuluyor. Gerektiğinde tadilata tabi tutuluyor, gerektiğinde ise imha ediliyor."

- "Müttefikinize böyle bir çalımı nasıl atmaya kalkarsınız"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İt iti ısırmaz" atasözünde olduğu gibi terör örgütlerinin de birbiriyle çatışır gibi gözükürken aslında gayet uyumlu bir şekilde kendilerine verilen görevleri ifa ettiklerini aktardı. Erdoğan, şunları kaydetti:

"PYD denilen bölücü terör örgütü, daha düne kadar 'DEAŞ'la çatışıyor' denilerek silaha, paraya, siyasi desteğe boğuluyordu. Rakka'da bu iki örgüt iş üstünde yakalanıp çarpık ilişkisi ifşa olunca fabrikatörler ne dediler, saygıyla karşıladıklarını ifade ettiler. Ayıptır, biz sizlerle müttefik değil miyiz? Bu nasıl ittifaktır? Müttefikinize böyle bir çalımı nasıl atmaya kalkarsınız? Biz bu işlerden biraz anlarız. İnkara, yalana, çarpıtmaya dayalı açıklamalarıyla ülkemizi ikna ettiklerini sananlara diyoruz ki biz her şeyin farkındayız. Asıl önemli olan, siz kendi yaptıklarınızın sonucunun farkında mısınız?

DEAŞ ve PYD başta olmak üzere hepsi de aynı tezgahta üretilmiş terör örgütleri üzerinden çıkarlarını hayata geçirmeye çalışanların artık 'terör', 'terörizm' laflarını ağızlarına almaya daha hakları kalmamıştır. Açık konuşuyorum, bu yaşananlardan sonra terörle, terör örgütleriyle mücadele ettiğini öne sürenlere biz artık nasıl inanabiliriz ki."

- "Bizi aldattılar ama aynı şekilde annelerini, babalarını, eşlerini de aldattılar"

Erdoğan, güvenlik güçlerinin dağlarda taş üstüne taş koymadan yüzlerce, binlerce teröristi gömdüğünü ve gömmeye de devam edeceğini vurguladı. "Bunları inlerinde vuracağız." dediklerini anımsatan Erdoğan, aynı şekilde FETÖ'nün de inlerinde vurulduğunu kaydetti.

Bazı kişilerin kendisine gelerek, "Bizimkinin suçu yok." dediğini anlatan Erdoğan, "Yapmayın. Bakın bunlar bizi aldattılar ama aynı şekilde annelerini, babalarını, eşlerini, yavrularını da aldattılar. Maalesef öyle ciddi bir örgüt ki, hep dedim ya, tabanı ibadet, ortası ticaret, tavanı ihanet. Bu anlayış böyle çalışır." ifadesini kullandı.

FETÖ mensuplarının bir kısmının tutuklu bulunduğuna bir kısmının da yurt dışına kaçtığına işaret eden Erdoğan, yurt dışına kaçanların ya Pensilvanya'daki hainin yanına ya da Avrupa'nın değişik ülkelerine gittiğini ifade etti.

Erdoğan, "Bakın oralarda görüyorsunuz, NATO ile şunlarla, bunlarla nasıl koalisyon oluşturuyorlar. Türkiye'nin açıkça 'terör örgütü' dediği yapıları himayesi altına alan bir ülkeye biz nasıl güvenebiliriz ki. Ülkemize karşı kullanılacağı gün gibi aşikar olan binlerce tır silahı bölgeye yığan bir devletin, bizim terörizmle ilgili endişelerimizi paylaştığına nasıl biz inanabiliriz ki. Bankacılardan iş adamlarına, silah satışlarından enerji yatırımlarına, televizyon dizilerinden düşünce kuruluşu raporlarına kadar ülkemizin çıkarlarına yönelik her türlü saldırıyı 'hukuk' kılıfı altında meşrulaştıran bir devlet nasıl bizim dostumuz olur ki, soruyorum sizlere." dedi.

- "Bu çarpık düzene başkaldırıyoruz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu soru işaretlerinin, tereddüt ve hayal kırıklıklarının sadece Türkiye ile sınırlı olmadığını, dünyanın her yerinde bu yanlışların açıkça görüldüğünü, konuşulduğunu, değerlendirildiğini belirterek, şunları kaydetti:

"Uluslarası kuruluşları ve anlaşmaları, diplomatik teamülleri, nezaketi bir kenara bırakarak dünyayı diledikleri gibi yönetebileceklerini sananlar çok yakında yanıldıklarını da göreceklerdir. Dünya kimsenin tepe tepe kullanabileceği, kuralları istediği gibi koyup istediği gibi değiştirebileceği, orman kanunlarının hakim olduğu bir yer değildir. Biz kendi ülkemizden başlayarak bölgemizdeki ve dünyadaki tüm mazlumlara, mağdurlara sahip çıkarak, onların hakkını hukukunu koruma mücadelesi vererek bu çarpık düzene başkaldırıyoruz. Onun için 'Dünya 5'ten büyüktür' diyoruz.

Ecdadımız asırlar boyunca bu duruşuyla hem kendisine hem de tüm insanlığa çok büyük hizmetler yapmıştır. Şimdi sıra Türkiye'dedir. Ülkesine ve kendine güveni olmayan birileri bu meydan okumamıza karşı çıkacaklar, binbir dereden su getirerek yeniden teslimiyet politikalarına dönüşü savunacaklardır. Biz milletimizle birlikte çıktığımız bu yolda teslimiyet politikalarını bir daha geri dönmemek üzere gömdük. Köprüleri yıktık, gemileri yaktık. Bedeli ne olursa olsun hedeflerimize doğru yürümekten vazgeçmeyeceğiz."

(Sürecek)


Yorumlar