Rio temiz bir olimpiyat olacak

- Uluslararası Olimpiyat Komitesi Yönetim Kurulu Üyesi Erdener: "Çok ciddi bir ekip, katı bir biçimde kontrol yapacak" - "Rio, olimpiyat hazırlık sürecinde çok zorluk yaşadı. Bunların önemli bir bölümü, ülkenin ekonomik sıkıntıları ile ilgili. Bir bölümü de ülkedeki politik istikrarsızlığın getirdiği sıkıntılar" - "Birkaç yıl içinde dünya genelinde dopingi tamamen önleyeceğiz" - "Türkiye'nin olimpiyatlara ilk kez bu kadar çok branşta katılıyor olması beni çok mutlu ediyor. Gönül hep daha fazla takım sporumuzun orada olmasını istiyor, sadece basketbolumuzun değil"

Rio temiz bir olimpiyat olacak


ANKARA (AA) - İLKNUR ÇETİNBAŞ - Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Uğur Erdener, 2016 Rio Olimpiyatları'nın, temiz bir olimpiyat olacağını söyledi.

Aynı zamanda Dünya Dopingle Mücadele Ajansı (WADA) Yönetim Kurulu Üyeliği, Dünya Okçuluk Federasyonu ile Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) Başkanlığı görevlerini de yürüten Erdener, AA muhabirine, 5 Ağustos'ta Brezilya'nın Rio de Janeiro kentinde başlayacak oyunlarla ilgili değerlendirmede bulundu.

"Rio temiz bir olimpiyat olacak" diyen Erdener, "Bunu, IOC'nin yönetim kurulunda görev yapan bir insan olarak, IOC Tıp ve Bilim Kurulu Başkanı sıfatımla söylüyorum. Bu alanda çok ciddi uygulamalarımız var. Çok ciddi bir ekip, katı bir biçimde kontrol yapacak." ifadelerini kullandı.

Rio'nun olimpiyat hazırlık sürecinde çok zorluk yaşadığını vurgulayan Erdener, "Bunların önemli bir bölümü, ülkenin ekonomik sıkıntıları ile ilgili. Bir bölümü de ülkedeki politik istikrarsızlığın getirdiği sıkıntılar. Devlet başkanı, görevinden ayrılmak durumunda kaldı. Oradaki merkezi hükümetle lokal yönetimin bazı anlaşmazlıkları oldu ama sonuçta, her halükarda Rio'da iyi bir olimpiyat organizasyonu gerçekleşecektir. Buna inanıyorum." diye konuştu.


- "Lozan'da 15 gün boyunca, bu sporcuların adeta yargılamasını yaptık"


En çok üzerinde durulan konunun, "temiz sporcular" olduğunu kaydeden Erdener, mevcut kontrollerin yanı sıra 2008 Pekin ve 2012 Londra Olimpiyatları'na ilişkin geriye dönük analizlerin yapıldığını, yaklaşık 1000'e yakın analizden yüzde 10'unda pozitif sonuç çıktığını dile getirdi.

Söz konusu iki olimpiyattaki kontrolleri negatif çıkan, gelişen analiz teknikleri ve teknolojiler çerçevesinde pozitif sonuca ulaşılan sporcuların olduğunu belirten Erdener, şöyle devam etti:

"Aynı zamanda IOC Disiplin Kurulu üyesiyim. Lozan'da 15 gün boyunca bu sporcuların adeta yargılamasını yaptık. Tabii ki bunlar ceza alıyor, madalya almışsa geri vermek durumunda kalıyor ve ülkelerinde çok ciddi bir prestij kaybı yaşıyorlar. Maalesef bunların içinden 3'ü de Türk sporcu. Gençlik ve Spor Bakanımız Akif Çağatay Kılıç'ın sıfır tolerans ilkesi çerçevesinde, Türkiye Dopingle Mücadele Komisyonu'nun organizasyonu çerçevesinde yürüttüğümüz faaliyetlerle, Türkiye, çok ciddi aşama kaydetmiş durumda. Oranlar, yüzde 14'lerden 14,5'lardan, asla kabul edilemeyecek oranlardan, yüzde 1,5'lara indi. Temel hedef, bu yıl yüzde 1'in de altına düşmek."

Yeni kurulan Rio Doping Kontrol Merkezi'nin bir sıkıntı yaşadığını ve akreditasyonunu kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını anlatan Erdener, yapılan desteklerle durumun düzeldiğini ve oyunlarla ilgili tüm analizlerin orada yapılacağını söyledi.


- "Rus sporcularla ilgili yeni katı bir kural getirdik"


Numuneleri pozitif çıkan sporcuların hiçbirisinin Rio Olimpiyatları'na katılamayacağını, uluslararası federasyonlar tarafından tedbirli olarak disiplin kurullarına sevk edildiklerini vurgulayan Erdener, "IOC Yönetim Kurulu olarak pazar günü yapılan toplantıda Rus sporcularla ilgili yeni katı bir kural getirdik. Uluslararası federasyonlar çok ciddi bir biçimde inceleme yapacak. Sporcuların analizlerinin önceden ciddi boyutta yapılması lazım." diye konuştu.

Erdener, şöyle devam etti:

"Rusya'da dopingin adeta bir devlet politikası olarak yapıldığına yönelik ciddi bir rapor yayınlandı. Bu rapor, Uluslararası Atletizm Federasyonları Birliğinin yaşadığı sorunlarla ilgili raporla birleştiğinde, artık herkesin kabul etmesi gereken bir gerçek var ki, o da, dopinge geçit yok. Dopingle şu ya da bu biçimde ilişkili herhangi bir ülkenin, ülke sporunun yaşam şansı yok, hiçbir şekilde başarı şansı yok. Kenya ve Jamaika da ciddi biçimde WADA'nın kontrolü altında. Dolayısıyla bu, herkesin, hem sporcunun, hem çevresinde ona destek olan kişilerin, antrenörün, mentörün, beslenme uzmanının, yönetici ve federasyonun, hatta ve hatta aile bireylerinin sorumlu olduğu bir konu. Sadece sporcu değil çevresi de sıkıntıya giriyor, cezai yaptırım görüyor. Bu tabii birkaç yıl alacak bir süreç, o süreci yaşıyoruz şu anda. Bu konuda pozitif düşünceye sahibim. Birkaç yıl içinde dünya genelinde dopingi tamamen önleyeceğiz."


- "İllegal oynatılan bahislere karşı INTERPOL ile ortak çalışılıyor"


Olimpiyatlar kapsamında Rio'da yapılacak IOC Genel Kurulu'na da değinen Erdener, kurulda, 2020 Tokyo Olimpiyatları'nda 5 ilave branşın yarışma şansı bulmasıyla ilgili karar alınacağını ve büyük olasılıkla bunun kabul edileceğini söyledi.

Başkanlığını kendisinin yaptığı Gençlik Olimpiyat Oyunları ile ilgili bazı yeni düzenlemeler olduğunu ifade eden Erdener, "Bunu da kurula ben sunacağım ve muhtemelen bu da kabul görecektir. Dünya sporunun gündemi, her gün büyük bir hızla değişen, cereyan eden olaylar çerçevesinde yeni tedbirlerin alınmasını zorunlu kılan bir gündem. Adeta ülkelerin gündemi gibi ama temel konulardan birisi temiz atlet. Bu, hem dopingden arınmış hem de fair play'e karşı her türlü davranıştan arınmış atlet demek. Bununla ilgili de ciddi çalışmalar yapılıyor. İllegal oynatılan bahislere karşı INTERPOL ile ortak çalışılıyor." şeklinde konuştu.


- "Keşke voleybolcularımız da Londra'daki gibi olsaydı"


Türkiye'nin 2016 Rio Olimpiyatları'nda 21 branşta 103 sporcu ile temsil edilecek olması konusunda Erdener, "Türkiye'nin olimpiyatlara ilk kez bu kadar çok branşta katılıyor olması beni çok mutlu ediyor. Gönül hep daha fazla takım sporumuzun orada olmasını istiyor, sadece basketbolumuzun değil." diye konuştu.

Prof. Dr. Uğur Erdener, şunları söyledi:

"Keşke voleybolcularımız da Londra'daki gibi olsaydı. Keşke hentbolcularımız da olsa. Gönlüm hep onları istiyor çünkü ne kadar çok takım ile katılırsak kafilemizin büyüklüğü de o denli ülkemizin büyüklüğüyle orantılı hale gelecektir. Fakat inanıyorum ki tüm federasyonlarımız, özellikle takım dallarında, 2020 Tokyo Olimpiyatları'na yönelik biraz daha farklı çalışma yöntemleri uygulayacaklardır. Biz TMOK olarak da çok ciddi destek veriyoruz. Mesela A Milli Kadın Basketbol Takımı'na ciddi bir destek sağladık ve sağlamaya da devam edeceğiz."


- 28. Samsung Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı


Hafta sonu İstanbul'da yapılan 28. Samsung Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı'na da değinen Erdener, "Yarışlar çok iyi geçti. Türkiye'nin özel şartlarında gerçekleşen çok büyük bir organizasyon oldu. Temel amaçlarımızdan biri, Türkiye'deki yaşamın, sosyal etkinliklerin normalizasyonunun vurgulanmasıydı ve Sayın Bakanımızın da belirttiği gibi bu gerçekleşti." ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Erdener, sözlerini şöyle tamamladı:

"Yarışlar, çok güzel bir ortamda, güzel bir havada, hem izleyici hem medya ilgisi olarak hem de en önemlisi yarışmacı olarak çok zengin bir katılımla gerçekleşti. 50'ye yakın ülkeden 1600 civarında katılımcı oldu. Bu da birçok farklı ülkeden, çok uzaklardan gelen sporcuların, ülkeye güvenini göstermesi açısından önemliydi."

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×