PFDK eski üyesi Alp: Başöğretmen ve rabia işaretleri neden sevk edilmedi?

Türkiye Futbol Federasyonu tarafından Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu'na (PFDK) sevk edilen Fethiyespor ile Galatasaraylı oyuncular Drogba ve Eboue'nin sevkiyle ilgili tartışmalar sürüyor.

PFDK eski üyesi Alp: Başöğretmen ve rabia işaretleri neden sevk edilmedi?

Türkiye Futbol Federasyonu tarafından Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu'na (PFDK) sevk edilen Fethiyespor ile Galatasaraylı oyuncular Drogba ve Eboue'nin sevkiyle ilgili tartışmalar sürüyor.

Fethiye, Drogba ve Ebou'nin sevkleriyle ilgili talimatların ne dediği ve PFDK'nın nasıl bir karar vereceğini PFDK eski üyesi Avukat Yusuf Reha Alp, Sporx'e değerlendirdi.

PFDK eski üyesi Avukat Yusuf Reha Alp, Türk futbolunun bir numaralı gündemi haline gelen TFF'nin sevklerini değerlendirdi. Avukat Alp Fethiyespor, Drogba ve Eboue'nin sevklerinin farklı farklı ele alınması gerektiğini söyledi.

Drogba ve Eboue'nin PFDK'ya sevkiyle ilgili önemli açıklamalar yapan Alp, "Futbol Disiplin Talimatı madde 45 diyor ki, 'Futbol ile ilgili mevzuat hükümlerini, TFF düzenlemelerini, futbol oyun kurallarını ihlal eden kişi veya kulüpler, bu hususta ayrı ceza hükmü bulunmadığı takdirde bu talimatta belirlenen disiplin cezaları ile cezalandırılır.' Bakalım peki bu futbolcuların davranışları hangi düzenlemeye aykırı? Futbol Müsabaka Talimatı madde 12 karşımıza çıkıyor burada. "Müsabaka organizasyonu dahilindeki kişiler, Sportif Ekipman Talimatı'nda belirlenen esaslara göre müsabakalara katılmak zorundadırlar.' diyor." diyerek, şu ifadeleri kullandı:

"Sportif Ekipman Talimatı'na bakalım o halde. Madde 6 / 3: "Futbolcuların sportif ekipmanları içine giyecekleri giysilerde reklam ya da slogan bulundurulması veya sportif ekipmanlarında gösteri amaçlı malzemeler saklanması, bulundurulması ya da kullanılması yasaktır. "Sportif Ekipman, forma setleri de dâhil olmak üzere, takımların müsabakalarda kullandıkları her türlü sportif malzemeyi ifade eder. Drogba ve Eboue'nin formalarının içine giydikleri atletlerde açıkça slogan bulunduğuna göre, bu eylem talimata aykırıdır ve sevkleri doğrudur. Alacakları ceza da ayrıca ve açıkça düzenlenmemiş olduğundan Disiplin Kurulu'nun takdirine bırakılmıştır. Büyük ihtimalle ihtar cezası alacaklardır."

Alp, 'Bu anlamda Fethiyespor'un sevkini nasıl değerlendiriyorsunuz?' sorusuna ise "O hadise futbolcuların olayından daha farklı. Çok yönlü değerlendirilmesi gereken bir mesele ve o kadar hassas bir durum ki ne söyleseniz bir taraf yanlış anlayacak. Milletimiz zaten her konuda hemen iki taraf olmaya ve kendisi gibi düşünmeyen diğer tarafı her türlü yafta ile karalamaya gayet hazır çok şükür. Oysa burada "Kullanılan isimlerden" ziyade teknik olarak ne yapılması gerekiyor, ilgili talimatlar ne diyor ona bakmak lazım." diyerek şöyle cevap verdi:

"Her şeyden önce peşin olarak şunu söyleyeyim ki, Fethiyespor'un böyle bir eylem yaparak Atatürk ismi üzerinden bir polemik yaratılmasına sebep olmasını hiçbir şekilde tasvip etmem mümkün değil. Siz "Yüce Atatürk" yazınca Atatürkçü oluyorsunuz da diğer kulüpler yazmadığı için Atatürkçü değiller mi? Bir ülkenin "Milli Kahramanı"nın sportif bir faaliyette böylesi bir polemiğin konusunun yapılması ne kadar doğru, onu da Fethiyesporlu idarecilerin takdirine bırakıyorum.

Gelelim işin hukuki boyutuna. Her isteyen kulüp dilediği şekilde müsabakaya çıkamaz. Önceden izin alınması gereken hususlar vardır. Mesela kafanıza göre bir pankart yaptırıp sahaya çıkamazsınız, TFF'ye izin için en az 7 gün önce başvurmalısınız. Fethiyespor'lu oyuncuların fiilini izinsiz pankart açmak gibi değerlendirebilirsiniz. Bu da Süper Lig Statüsü madde 8 / 13'e aykırılık teşkil eder. Dolayısıyla bundan dolayı bir ihtar cezası verebilirsiniz Fethiyespor'a. Yine bunun gibi, bu davranışı Sportif Ekipman Talimatı madde 6 / 3'e aykırılık olarak da değerlendirebilirsiniz. Bunun sonucunda da ilgili kulübü Futbol Disiplin Talimatı 45 uyarınca ihtarla cezalandırabilirsiniz.

Bu işin hukuki boyutu. Tabi bir de çifte standart boyutu var. Emre Belözoğlu, bir maçta gol attıktan sonra biliyorsunuz "Rabia" işareti yapmıştı tribünlere. Ancak yine biliyorsunuz ki, kendisi Disiplin Kurulu'na sevk edilmedi. Oysa Süper Lig Statüsü madde 14, Sportif Ekipman Talimatı madde 3 ve Futbol Disiplin Talimatı 41'de bunun düzenlemesi yapılmış. Çifte standart ve ikiyüzlülük böyle bir şey işte. Rabia işaretini görmezden gel, ancak "Yüce Atatürk" yazısını sevk et. Gerçi biliyorsunuz bazılarının bu ülkede ayrı bir dokunulmazlığı vardır. Irkçılık da, dincilik de serbesttir onlara.

İşin bir diğer yönüne gelince. Fethiyespor, 24 Kasım'da da sahaya "Başöğretmen" yazısı ile çıkmış. TFF'den izin alınmadan yine. Ancak o zaman TFF Fethiyespor'u sevk etmemiş. Niye? "E, öğretmenler günü de ondan." Kuralın böyle bir istisnası var mı? Yok. O halde neden sevki yapmıyorsunuz siz? "Bazı günlerde benden izin alınmasa da olur" diye yaklaşıyorsanız meseleye, Fethiyespor da haklı olarak, "Benim için her gün Atatürk'ü anma günü kardeşim, işinize geliyorsa" diye savunma verse ne diyeceksiniz, ne diyebilirsiniz? Neresinden tutarsan tut, saçma yani."
CİHAN


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×