Yıldırım: İslam dünyasında her gün Kerbela'yı yaşıyoruz

- Genel Başkan ve Başbakan Yıldırım, "Bugün İslam coğrafyasının her köşesinde ne yazık ki yeni Kerbelalara şahit oluyoruz, her gün maalesef Kerbela'yı tekrar yaşıyoruz" dedi

Yıldırım: İslam dünyasında her gün Kerbela'yı yaşıyoruz
11 Ekim 2016 Salı 12:56

Sonhaberler / Haber Merkezi

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, "Bugün İslam coğrafyasının her köşesinde ne yazık ki yeni Kerbelalara şahit oluyoruz, her gün maalesef Kerbela'yı tekrar yaşıyoruz. Bu coğrafyanın içinden çıkan ama bu coğrafyanın insanını öldüren teröristler, yani ahir zaman yezitleri, bize her gün Kerbela'yı yaşatıyorlar. Hz. Ali, Hz. Hasan, Hz. Hüseyin efendilerimizin izinden gittiğini iddia edenler, her gün Müslüman kanı, her gün çocuk kanı akıtarak, her gün yezitlik yaparak bize an be an Kerbela'yı yaşatıyorlar." dedi.

Yıldırım, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu. Bugünün Muharrem ayının 10. ve aşure günü olduğunu anımsatan Yıldırım, bin 336 yıl önce Hz. Hüseyin'in ve ailesinin Kerbela Çölü'nde tarihin en büyük katliamına maruz kaldığını ve şehit edildiklerini belirtti.

Hz. Hüseyin'in mübarek canını Kerbela Çölü'nde kahramanca teslim ederken Müslümanlara çok anlamlı bir ders bıraktığına işaret eden Yıldırım, Hz. Hüseyin'in fitneden uzak durulmasını istediğini ifade etti.

Yıldırım, şöyle devam etti: "Hz. Hüseyin efendimiz bize hırsın, aç gözlülüğün, tatmin olmayan ruhların nasıl zulüm ürettiklerini gösterdi. Kerbela bizim için acıdır, hüzündür, derstir, ibrettir. Kerbela'nın acısını, hüznünü içinde taşımayanlar Kerbela'dan ders çıkaramayanlar, Kerbela'dan ibret alamayanlar her gün yeni Kerbelalar üretirler. İşte bugün İslam coğrafyasının her köşesinde ne yazık ki yeni Kerbelalara şahit oluyoruz, her gün maalesef Kerbela'yı tekrar yaşıyoruz. Bu coğrafyanın içinden çıkan ama bu coğrafyanın insanını öldüren teröristler, yani ahir zaman yezitleri, bize her gün Kerbela'yı yaşatıyorlar. Hz. Ali, Hz. Hasan, Hz. Hüseyin efendilerimizin izinden gittiğini iddia edenler, her gün Müslüman kanı, her gün çocuk kanı akıtarak, her gün yezitlik yaparak bize an be an Kerbela'yı yaşatıyorlar. Hz. Hüseyin o mübarek canını teslim ederken bize 'Fitneden uzak durun, bir olun, beraber olun, birlikte güçlü olun mesajı' verdi. Bu mesajı anlamayanlar, Müslüman kanı dökerek kimi zaman kardeş kanı dökerek Hz. Hüseyin efendimizin o mübarek ruhunu muazzep ediyorlar. Biz gerek ülkemizde gerek coğrafyamızda yeni ve modern yezitlerin kan dökmesi karşısında hakkı savunmaya devam edeceğiz. 'Gelin canlar bir olalım' demeye devam edeceğiz."

Aşık Veysel'in "Yezit nedir, ne kızılbaş / değil miyiz hep bir kardaş / Bizi yakar, bizim ataş / söndürmektir tek çaresi" dizelerini okuyan Başbakan Yıldırım, "Türkiye olarak bizi yakan bu ateşi söndürmek için mücadelemiz kararlılıkla devam ediyor. Aynı kıbleye yönelenlerin, birbirine düşman kesilmelerine, hele hele birbirlerine silah doğrultmalarına, birbirinin kanını akıtmalarına asla müsamaha göstermeyecek, asla bunun tarafı olmayacağız. Hz. Hasan, Hz. Hüseyin, Hz. Ali efendilerimizin mirasına sahip çıkacak, Peygamberimizin izinden Allah'ın izniyle asla ayrılmayacağız." diye konuştu.

"EN İYİSİ İÇİN ÇALIŞACAĞIZ"

Yıldırım, partililere seslenerek, herkesin Türkiye Cumhuriyeti'nin eşit ve özgür yurttaşları olduğunu vurgulayarak, safları sıklaştırmalarını, gönülleri birleştirmelerini, can cana olmalarını istedi. İktidarı temsil ettiklerine dikkati çeken Yıldırım, şu görüşlere yer verdi:

"Üzerimizde milletin yüklediği ağır bir yük var, sorumluluk var. Her zaman ülkemiz, milletimiz için en iyiyi, en güzeli, en doğruyu yapmak için canla başla çalıştık, çalışmaya devam edeceğiz. Dur durak bilmeden, gece gündüz demeden daima vatandaşlarımızın hizmetinde olduk, hizmetinde olmaya devam edeceğiz. Projelerimizin, yatırımlarımızın biri bitmeden biri başlamalı ki Türkiye büyümeye, güçlenmeye, kalkınmaya devam etsin. Bizim bu güzel ülke için hayallerimiz, çok önemli hedeflerimiz var. Hedef, Türkiye'yi her yönüyle gelişmiş, bölgede örnek bir ülke haline getirmek. Bütün arkadaşlarımızdan istediğim, millete hizmette kendinize asla sınır koymayın. Çünkü biz ne kadar büyük hizmetler yaparsak yapalım, bu millet bunun daha fazlasını hakediyor."

Geçen hafta yeni yasama döneminin ilk grup toplantısını yaptıklarını anımsatan Yıldırım, 2017-2019 yıllarını kapsayan orta vadeli programda özellikle eğitim ve tarım gibi alanlarda büyük reform yapacaklarını bildirdi.

Yıldırım, 3 yıllık program boyunca çıtayı daha da yükseğe çıkaracaklarını ve büyümeden asla taviz vermeyeceklerini vurgulayarak, "Kişi başına geliri daha da artıracağız. Yeni iş, istihdam alanları oluşturacağız. 81 ilimiz için yatırımları artırarak sürdüreceğiz. İnsana yatırıma, insana hizmete var gücümüzle devam edeceğiz." ifadesini kullandı.

TEŞVİKLERİN ÖNÜ AÇILACAK

Geçen hafta TOBB 9. Sanayi ve Ticaret Şurası'nın gerçekleştirildiğini hatırlatan Yıldırım, sanayicilerin ve ticaret ehlinin önünü açmanın, hükümetin öncelikli görevlerinden biri olduğunu belirtti.

Milletin beklentilerine her zaman öncelik verdiklerine dikkati çeken Yıldırım, Türkiye'nin gelişimine katkı sağlayan her kesimin yanında olmaya devam edeceklerini ifade etti. Yıldırım, sivil toplum kuruluşlarıyla da istişarelerde bulunduğunu anımsatarak, daima en uygun, en ideal çözümü üretmenin gayreti içinde olduklarını, olmaya da devam edeceklerini bildirdi.

Yıldırım, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz'daki darbe girişimi nedeniyle bazı açılışların yapılamadığına değinerek, "Biz bahane üreten bir iktidar değiliz. Şartlar ne olsun hizmet devam edecek, yatırımlar devam edecek diyor, bunun gereğini yapıyoruz." dedi.

Geçtiğimiz hafta sonu Tuzla Tersanelerinde inşa edilen Yüzbaşı Güngör Durmuş gemisinin törenle denize indirildiğini hatırlatan Yıldırım, şöyle devam etti:

"Tersane ve gemi inşa sanayisi, Türkiye'nin kalkınmasının lokomotif sektörlerinin başında geliyor. Bu bakımdan küresel krizde gemi inşa sanayimizin olumsuz etkilenmemesi için gereken tedbirleri vakitlice alıyoruz. Her gün yeni bir gemi kızağa konuyor, bir başka gemi denize iniyor ya da teslimatı yapılıyor. Bir proje bitmeden bir başkasına başlanıyor. Bir dev eserin etkisi hafızalardan silinmeden yenisini konuşmaya başlıyoruz. İnsanlar daha Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nü konuşurken biz Avrasya Tüneli'nin tamamladık. Avrasya Tüneli dünyada denizin altından geçen en derin tüneldir. Deniz seviyesinin 107 metre altına inen, Haydarpaşa ile Sarayburnu'nu, Yenikapı'yı birleştiren dünyanın teknolojisi en yüksek mühendislik projesidir."

Bu sırada salondan yükselen "Türkiye seninle gurur duyuyor" sloganlarına Yıldırım, "Biz sizlerle gurur duyuyoruz. Sizler olmasanız bizim için dünyanın anlamı yok. Biz milletimizle gurur duyuyoruz." karşılığını verdi.

"TÜRKİYE'YE BUNLAR YAKIŞIR"

Başbakan Yıldırım, hafta sonu ayrıca Avrasya Tüneli'nden ilk geçişi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte gerçekleştirdiklerini anımsatarak, projeye ilişkin şunları paylaştı:
"20 Aralık'ta inşallah açılışı hep birlikte yapacağımız, milletimize bir gurur daha yaşatacağız. Bu proje dünyada deniz altından geçen en derin tünel. İkincisi de Türkiye'de, o da Marmaray. 62 metre derinden geçiyor, üçüncüsü Amerika'da, 44 metre derinden geçiyor. İşte Türkiye'nin farkı. Zor projeler, büyük projeler AK Parti iktidarında sıradan hale geldi. Bir yandan ülkemizin geleceğini karartan alçak terör örgütleriyle amansız mücadele yaparken bir yandan da dünyaya parmak ısırtacak büyük projeleri milletimizin geleceği için yapıyoruz, hizmete alıyoruz. Dünyanın en büyük havalimanı, en derin tüneli, en geniş köprüsü, en uzun tünelleri... Türkiye'ye bunlar yakışır. Türkiye'ye, kapı kapı dolanıp bu asil milleti yabancılara şikayet etmek yakışmaz."

"TEHDİTLERİNİZ BİZE SÖKMEZ"

PKK terör örgütünün bugünlerde AK Parti teşkilatlarına yöneldiğine vurgu yapan Yıldırım, "Evelki gün Özalp İlçe Başkan Yardımcımız evinde, hanımı ve 6 çocuğunun gözleri önünde hunharca katledildi, şehit edildi. Dün gece Dicle İlçe Başkanımız iş yerinde alçakça şehit edildi. Hainler şunu iyi bilmelidir; AK Parti sizin yaptıklarınıza pabuç bırakacak bir parti değildir." ifadesini kullandı.
Yıldırım, AK Parti ve hükümetin, Türkiye'yi bütün terör örgütlerinden temizlemek için olayların üzerine tüm kararlılığıyla gideceğine işaret ederek, şu görüşlere yer verdi:

"Sizin tehditleriniz bize sökmez. Sizin tehditleriniz bu millete sökmez. Bu millet, bin yıllık tarihinde esaret nedir görmedi, size mi pabuç bırakacak. Türkiye, bölgede etrafında yaşanan istikrarsızlıklara karşı istikrar adası olmaya devam ediyor. Bir yandan kalkınmamızı, halkımızın geleceğine yönelik çalışmalarımızı sürdürürken bir yandan da PKK, DEAŞ, FETÖ gibi küresel terör örgütlerine karşı amansız mücadele ediyoruz. Amacımız, ülkemizin geleceğini karartmaya çalışan mihraklara fırsat vermemek. Allah'a şükür bu mücadelede millet bizimle beraber. Millet diyor ki 'Sonuna kadar gidin. Asla gevşemeyin.' Ne Doğu'nun ne Güneydoğu'nun ne de 780 bin kilometrekare vatan toprağının hiçbir karışını bu alçak terör örgütlerine bırakacak değiliz. Vatandaşlarımız yurdun her köşesine rahatça seyahat edinceye kadar, istedikleri yerde yaşayıncaya kadar, hiçbir güvenlik endişesi taşımayıncaya kadar bu operasyonlar devam edecek. Operasyonlar öylesine devam ediyor ki yıllardır girilemeyen inlere girildi, yuvaları dağıtıldı. Kızgınlıkları da telaşları da can havliyle teşkilat mensuplarımıza saldırmalarının arkasındaki neden de budur. Bunu biliyoruz, gereğini de yapacağız."

Hayatın devam ettiğine dikkati çeken Yıldırım, "Türkiye'de güvenlik problemi var.", "Türkiye'de terör var." diyenlere seslenerek, Türkiye'nin iki hafta içinde İstanbul'da 26. Dünya Posta Kongresi ile 23. Dünya Enerji Kongresi'ni gerçekleştirdiğini kaydetti.

 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×