Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Muhtarlar Toplantısı

- Cumhurbaşkanı Erdoğan: (2) - "Bu devletin, bu terör organlarının uzantılarından arındırılması için zamana ihtiyacı var. Biz şu anda zamanla yarışıyoruz. Mesele öylesine derin ve öylesine girift ki 3 aylık sürenin yeterli olmayacağı görülüyor. Bunun için dün yaptığımız Milli Güvenlik Kurulu toplantısında olağanüstü halin 3 ay daha uzatılması hükümete tavsiye edildi. Hükümetimiz de gerekli değerlendirmeleri yapacak, gerekli adımları atacaktır" - "Milletimiz bu imanla bu inançla bu azimle bu dirayetle mücadelesini sürdürdüğü müddetçe yedi düvel bir olup üzerimize gelse Allah'ın izniyle bizi bir adım geriletemez"

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Muhtarlar Toplantısı

ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bu devletin, bu terör organlarının uzantılarından arındırılması için zamana ihtiyacı var. Biz şu anda zamanla yarışıyoruz. Mesele öylesine derin ve öylesine girift ki 3 aylık sürenin yeterli olmayacağı görülüyor. Bunun için dün yaptığımız Milli Güvenlik Kurulu toplantısında olağanüstü halin 3 ay daha uzatılması hükümete tavsiye edildi. Hükümetimiz de gerekli değerlendirmeleri yapacak, gerekli adımları atacaktır." dedi.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapılan "27. Muhtarlar Toplantısı"nda Adıyaman, Ankara, Artvin, Bitlis, Bolu, Bursa, Çanakkale, Diyarbakır, Elazığ, Hatay, Isparta, Karabük, Kastamonu, Kırşehir, Niğde, Ordu ve Samsun'dan gelen muhtarlara hitap etti.

"Tarihte bize ne yaptılar. 1920'de bize Sevr'i gösterdiler, 1923'te Lozan'a bizi razı ettiler. Birileri de Lozan'ı 'zafer' diye yutturmaya çalıştı. Her şey ortada" ifadelerini kullanan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"İşte şu an Ege'yi görüyorsunuz değil mi? Bağırsan sesinin duyulacağı adaları biz Lozan'da verdik. Zafer bu mu? Oralar bizimdi. Oralarda bizim camilerimiz, mabetlerimiz var ama şu anda hala Ege'de kıta sahanlığı ne olacak, havada, denizde ne olacak bunları konuşuyoruz, hala bunun mücadelesini veriyoruz. Niye? İşte o anlaşmada masaya oturanlar sebebiyle. O masaya oturanlar, o anlaşmanın hakkını vermediler. Veremedikleri için şimdi onun sıkıntısını biz yaşıyoruz. Şayet aynen bu darbede de başarılı olsaydı, Sevr'i dahi aratacak bir dayatmayla karşımıza çıkacaklardı."

Erdoğan, milletin o gece her kritik dönemde şaşmaz şekilde işlediğine şahit olunan engin ferasetiyle sahneye konmaya çalışılan senaryonun tüm safhalarını, perde arkasındaki tüm hazırlıklarını anında deşifre ettiğini, tavrını net bir şekilde gösterdiğini söyledi.

- "Darbecilerin karşısında dim dik durduk"

O gece, Türk milletinin sadece bir darbeyi önlemekle kalmadığını, aynı zamanda ülkesini bir darbeden ve işgalden kurtardığını anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Biz de milletimizden aldığımız güçle darbecilerin karşısında dim dik durduk ve böylece oyunu bozduk. Hani şair 'yürüyeceksin, millet yürüyecek arkandan' diyor ya. Mesele bu. Şunu unutmayın. Eğer, lider taşın arkasına saklanmazsa o millet dağın arkasına saklanmaz ama lider taşın arkasına saklanırsa millet de dağın arkasına saklanır. Biz o gece milletimizle sizinle yürüdük. O gece İstanbul'da milletimiz havalimanını ve bulunduğumuz devlet konukevini çepe çevre kuşatmamış olsaydı FETÖ'nün gözü dönmüş katillerinin uçakları, helikopteri tankları bize de ölüm kustururdu. Demek ki şehadet nasibimizde yokmuş ki bugün burada sizlerle birlikteyiz. Ne mutlu o kutlu makama ulaşan kardeşlerimize, ne mutlu onların yakınlarına. Bugüne kadar şahsen görüştüm veya arkadaşlarımızın ziyaret ettiği şehit yakınları ve gazilerimizin vakur duruşları beni ayrıca duygulandırıyor, şehitlerimizle ilgili hikayeler, öyle anekdotlar işitiyoruz ki tüylerimiz diken diken oluyor. Milletimiz bu iman ile bu inanç, azim ve dirayetle mücadelesini sürdürdüğü müddetçe yedi düvel bir olup üzerimize gelse Allah'ın izniyle bizi bir adım geriletemez."

-"Kimseye hakkımız olan bir şeyi de vermeyeceğiz"

Konuşmasında, İstiklal Marşı'ndan, "Ben ezelden beridir hür yaşadım hür yaşarım, hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım. Kükremiş sel gibiyim bendimi çiğner aşarım, yırtarım dağları enginlere sığmam taşarım. Siper et gövdeni dursun bu hayasızca akın." dizelerine yer veren Erdoğan, milletin göğsünü siper ettiğini, milletin gerektiğinde bendini çiğneyip, dağları yırtacağını, gerektiğinde enginlerden de taşacağını, bunu yaptığını dile getirdi.

Bu milletin sabrını zorlamamaları gerektiğini, milletin ve devletin sabrını zorlayanların akıbetlerini öğrenmek isteyenlerin açıp tarih kitaplarına bakmalarının yeterli olacağını vurgulayan Erdoğan, "Biz kimseden hakkımız olmayan bir şey istemiyoruz ama kimseye hakkımız olan bir şeyi de vermeyeceğiz. Bunun için her türlü yöntemi aracı kullanıyoruz, kullanmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

- Olağanüstü halin uzatılması tavsiyesi

Erdoğan, Milli Güvenlik Kurulu'nun tavsiyesi, hükümetin kararı ve TBMM'nin de onayıyla 21 Temmuz'dan itibaren 3 ay süreyle olağanüstü hal ilan edildiğini anımsattı.

Bu konunun çok önemli olduğunu, bu mekanda muhtarlarla bu konuyu paylaşmak istediğini ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:

"Olağanüstü hal konusunu speküle eden, bunu sağa sola çekmeye gayret edenler var. Şimdi ben bunu sizlerle ve milletimle etraflıca paylaşayım ki bunu speküle edenler... Benim muhtarım bunu anlar ya o bize yeter. Çünkü şu anda ben muhtarlarımın şahsında milletimle konuşuyorum. Bu toplantı önemli bir toplantı ama birileri bir şey anlamıyor. Atanmış kimdir, seçilmiş kimdir? Ben cumhurbaşkanı olarak seçilmişim ama benim muhtarım da seçilmiş. Demokrasi noktasında benim muhtarımla aramda bir fark var mı? Yok. O da seçilmiş ben de seçilmişim ama biri muhtar olarak seçilmiş biri de cumhurbaşkanı olarak seçilmiş. Bir defa bunu birbirinden ayırmak lazım. Eğer, demokratik parlamenter sistem diyorsan burada kalkıp muhtarı alçaltamazsın, küçük göremezsin. Zira demokrasinin terazisi seçimdir. Seçimle gelene saygı, millete saygıdır. Bu bu kadar önemlidir."

- "Hükümetimiz gerekli adımları atacaktır"

Erdoğan, kanun hükmünde kararname ve olağanüstü hal gibi uygulamaların sadece terörle mücadele ile sınırlı kalacağının, günlük hayata hiçbir olumsuz yansımasının olmayacağının daha ilk günden açıkça ifade edildiğini dile getirdi.

Bundan 14-15 yıl önce ülkede olağanüstü halin olduğunu ama o dönemde ülkenin belli yerlerinde belli saatlerde sokağa dahi çıkılmadığını anımsatan Erdoğan, şu an ise günlük hayatın işlemesinde tam aksine bir rahatlık, kolaylık ve güvencenin olduğunu vurguladı.

Olağanüstü halin terör örgütleriyle mücadelenin etkinliğini artırma amacıyla uygulandığına ifade eden Erdoğan, "Bütün bunları yaparken bir diğer taraftan da tabii ki FETÖ ile mücadelenin aynı şekilde diğer terör örgütleriyle ilgili mücadelenin devletin yapısı içindeki o yapılanmayla mücadelede bizim hızımızı artırıyor. Bu işi hızlandırmamız lazım. Bu işte rehavet olmaz. Bu devletin, bu terör organlarının uzantılarından arındırılması için zamana ihtiyacı var. Biz şu anda zamanla yarışıyoruz. Mesele öylesine derin ve öylesine girift ki 3 aylık sürenin yeterli olmayacağı görülüyor. Bunun için dün yaptığımız Milli Güvenlik Kurulu toplantısında olağanüstü halin 3 ay daha uzatılması hükümete tavsiye edildi. Hükümetimiz de gerekli değerlendirmeleri yapacak gerekli adımları atacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

(Sürecek)

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×