"Vatanımız, devletimiz sağ olsun"

- FETÖ'nün darbe girişiminde şehit edilen Mehmet Yılmaz'ın eşi Yılmaz: - "Rabbim bizi de onurlandırdı, vatanımız, devletimiz sağ olsun. Rabbim vatanımıza, devletimize zeval vermesin. Allahım üzerimize hain tuzaklarla gelenlerin tuzaklarını boşa çıkarsın" - Yılmaz'ın 35 yıllık arkadaşı Murat Yıldırım: - "O gece de 'Evde yatma zamanı değil çıkalım' dediler. Biz 'Vatanı kurtaralım, Bayrampaşa'yı kurtaralım, köprüde buluşuruz inşallah' dedik. Köprüde buluştuk ama cenazesiyle buluştuk"


İSTANBUL (AA) - HATİCE ŞENSES - Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine tepki göstererek, gittiği Boğaziçi Köprüsü'nde cuntacıların silahından çıkan kurşunla şehit olan Mehmet Yılmaz'ın eşi Ayşegül Yılmaz, "Rabbim bizi de onurlandırdı, vatanımız, devletimiz sağ olsun. Rabbim vatanımıza, devletimize zeval vermesin. Allahım üzerimize hain tuzaklarla gelenlerin tuzaklarını boşa çıkarsın." dedi.

Yılmaz, eşi Mehmet Yılmaz'ın, 15 Temmuz gecesi başarısız olan darbe girişiminin medya organlarına yansımasının ardından evinden çıkarak Boğaziçi Köprüsü'ne doğru gittiğini söyledi.

Evden çıkarken, "Allah'a emanet ol" dediği eşiyle saat 01.30 sularında telefonla görüştüğünü anlatan Yılmaz, "Eşimle telefonda görüştüğümde henüz köprüye ulaşmamıştı. Dolayısıyla eşim köprüye ilk gidenlerdendi. Köprüye ulaştıktan sonra eşim, yanındaki arkadaşlarını durdurmaya, onları sakinleştirmeye çalışmış. Arkadaşlarına 'Polis önlemler alıyor sakin olun' diye söylemiş." şeklinde konuştu.

Yılmaz, eşinin darbeci askerler tarafından açılan ateşle sırtından vurulduğunu anlatarak, şöyle devam etti:

"Artık gerisi bilmiyoruz. Daha sonra eşimin yanında olan kişi geldi bizi ziyaret etti. İlk yardım müdahalesini ortamın karışıklığından dolayı tam yapamadığı için vicdan azabı duyuyormuş, helalleşmeye geldi. Gönlüm rahat, öyle bir yaşantısı vardı ki onun bedeni burada, ruhu sanki ahiretteydi. Sürekli Allah'a kavuşmak istiyordu. Bize bunu hep alıştırdı. 'Allah'ın rahmetine çok güveniyorum' derdi. Allah'a teslimiyetinin mükafatını çok güzel bir şekilde aldı. Ben onunla gurur duyuyorum."

Ayşegül Yılmaz, Türkiye'nin çok güzel bir vatan olduğunu dile getirerek, "Tarihte de böyle bir vatan için bedeller ödemişiz, ödemeye de devam ediyoruz. Allahım bizi de onurlandırdı şehitlik mertebesiyle. Şehit haberlerini izlerdim. Şehit ailelerini gördükçe onların arasına bizim de gireceğimizi hiç bilmiyordum. Rabbim bizi de onurlandırdı, vatanımız devletimiz sağ olsun. Rabbim vatanımıza, devletimize zeval vermesin. Allahım üzerimize hain tuzaklarla gelenlerin tuzaklarını boşa çıkarsın."

- "Üzüntümüz özlemden"

Şehit Mehmet Yılmaz'ın kızı Sümeyye de "Çok mutluyum ona başka şekilde bir ölüm yakışmazdı. Babam ölmedi tabii ki aramızda. Şehitlere öldü denmez. Ben onun adına çok mutluyum. Morgda da gördüm yüzünde çok güzel bir tebessüm vardı. Bu üzüntümüz özlemden. İnşallah bizlere de nasip olur, inşallah cennette kavuşuruz onunla." ifadelerini kullandı.

- "Köprüde buluşuruz' dedik ama cenazesiyle buluştuk"

Mehmet Yılmaz'ın 35 yıllık arkadaşı Murat Yıldırım da o arkadaşıyla köprünün ortasında bir araya gelmeyi düşündüklerini ancak bunun nasip olmadığını söyledi.

Yıldırım, darbe girişiminin yaşandığı geceye ilişkin şunları kaydetti:

"30- 35 senedir çocukluğumuzdan beri bir mücadele içinde gidiyorduk. Hep bizi frenlerdi. Ne zaman kötü bir şey yapmayı düşünsek hep bizi frenleyen bir kardeşimizdi ve 'Birbirinizi Allah için sevin, Allah için buğzedin' derdi. Allah için sevdiğim tek kardeşimdi. O gece de 'Evde yatma zamanı değil çıkalım' dediler. Biz 'Vatanı kurtaralım, Bayrampaşa'yı kurtaralım, köprüde buluşuruz inşallah' dedik. Köprüde buluştuk ama cenazesiyle buluştuk. Morgda ilk teşhiste buluşabildik. Elhamdüllillah sevinçliyiz, inşallah bize de nasip olur kardeşimiz gibi. Ama o hak etti 30-35 senedir bunu hak etti. Benim diyeceğim başka bir şey yok. Rabbim bütün şehitlerimize gani gani rahmet etsin. Bizleri de bu vatan uğruna ölenlerden eylesin."

Murat Yıldırım, 17-25 Aralık sürecinden beri bölücü terör örgütü lideri Fetullah Gülen'e nefret kustuklarını dile getirerek, "Ama Mehmet hiçbir zaman için bize hakaret ettirmiyordu. 'İçlerinde bir tane bile imanlı insan varsa günahına girmeyelim' diyordu, hep bizi frenlerdi. Çocukluğumuzdan beri kardeşim. 'Yeter bunlardan hayır gelmez' dedik, bunların da kurşunuyla gitti. Lanet bile etmek istemiyorum bu hainlere." ifadelerini kullandı.

- "Darbe girişimini önce terör olayı zannettik"

YediHilal Derneği Üsküdar Şube Başkanı Adnan Ergün de Mehmet Yılmaz ile 15 yıla yakındır bir dava arkadaşlıklarının söz konusu olduğunu söyledi.

Ergün, Yılmaz'ın tüm düşüncesinin "Gençliği kötülüklerden nasıl kurtarırız" olduğunu ve bununla ilgili çalışmalar yaptığını aktararak, şöyle devam etti:

"Yeri kolay kolay dolmayacak. Rabbim çok sevgili kullarını seçti öyle anlıyorum. Olay akşamı tabii bir şok yaşadık hepimiz. Ne olduğunu anlayamadık. Bu darbe girişimini Fransa'daki terör olayının benzeri gibi zannettik ama ne zaman ki olayın terör değil de bir darbe girişimi olduğunu anladık ki bu da aslında çok daha büyük bir terör olayıdır, kendi aramızdaki whatsapp grubumuzdaki arkadaşlarımızla organize olmaya çalıştık. Biz Kısıklı'da, ağabeyiz köprüdeydi. Sabah şehitlik haberini aldık. Bir taraftan şoktayız ne olup ne bitecek, insanlar sokakta bende kendi adıma keşke yakınlarında bulunsaydım, o son anlarında yanında olsaydım. Mahcup oluyorum, üzülüyorum ama elimizde olan bir şey yoktu. Mehmet ağabeyimizi kaybettiğimiz haberini alınca çok büyük bir yıkımla karşılaştık. Ağabeyimiz gece 02.00 civarlarında whatappta 'köprüdeyiz' yazmıştı. Daha sonraki görüntülerde bize geldi o aslında arkadaşlarının önüne geçip 'Bekleyin, polis gelecek, harekat emri bekliyor, sabırlı olun' derken kendini arkadaşlarına siper ederken, arkasından tek kurşunla vurulmuştu. Ben cenazesini görmüştüm, inanın bu hayatımda gördüğüm şehitliğin nurunu verdiği en güzel cenazeydi, tebessüm etmişti. Allah şehadetini mübarek eylesin."

- "Bu vatan, millet meselesinden daha da fazlası"

Adnan Ergün, bu darbe girişiminin ardından hükümetin en sıkı tedbirleri almasını istediklerini dile getirerek, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Biz dernek olarak gerekli bütün hukuki işlemleri başlatacağız iyi niyetli dahi olsa ihmali olanların cezalandırılmasını isteyeceğiz. Çünkü bu bir vatan, millet meselesinden daha da fazlası, bir ümmet, din meselesiydi. Türkiye ele geçirilseydi ne Filistin davamız ne Mısır, ne Suriye, ne ümmet davamız olacaktı. Zaten bunların arkasında Amerika ve İsrail'in olduğunu çok net bir şekilde görüyoruz. Milletimiz artık bunun farkında. Eğer Amerika bunun arkasında değilse bu malum zatı niye hala orada ısrarla koruyor? Derdi nedir? Bizim tepkimiz hukuki anlamda, en sert şekilde olacak. Ne gerekiyorsa yapacağız, takipçisi olacağız. Bunun arkasından giden, beyni uyuşmuşlarla babamızın oğlu olsa ilişkimizi keseceğiz."

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×