TÜMSİAD iftarı

- Cumhurbaşkanı Erdoğan: (1) - "2002-2007 yılları arasında Türkiye'yi istikrarsız hale getirmek için girişilen çabalar sonuç vermeyince 2013'ten itibaren yeni ve daha cüretkar bir projeyi devreye soktular ama ne yaptılarsa olmadı. Finans oyunları kafi gelmedi, Türkiye eksilenin yerine yenisini süratle koymayı başardı. Halkın bir kesimini sokağa dökme çabaları netice vermedi. Bir ay içinde nefesleri kesildi. Herkes evine, işine, gücüne döndü" - "Milletimizin bize verdiği destek, şahsımıza değil, işte bu saldırılar karşısında kendi adına verdiğimiz mücadeleyedir. Biz hep birlikte, bu mücadeleyi samimiyetle ve kararlılıkla sürdürdüğümüz müddetçe milletimizin desteğinin bizimle olacağından en küçük bir şüphe duymuyorum" - "Demokratik açılım, milli birlik ve kardeşlik projesi diyerek, çözüm süreci diyerek, analar ağlamasın diyerek yürüttüğümüz iyi niyetli çalışmaların, terör örgütü tarafından nasıl bir anda yer ile yeksan edilebildiğini hep birlikte müşahede ettik"

TÜMSİAD iftarı

İSTANBUL (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "2002-2007 yılları arasında Türkiye'yi istikrarsız hale getirmek için girişilen çabalar sonuç vermeyince 2013'ten itibaren yeni ve daha cüretkar bir projeyi devreye soktular ama ne yaptılarsa olmadı. Finans oyunları kafi gelmedi, Türkiye eksilenin yerine yenisini süratle koymayı başardı. Halkın bir kesimini sokağa dökme çabaları netice vermedi. Bir ay içinde nefesleri kesildi. Herkes evine, işine, gücüne döndü." dedi.

Tüm Sanayici İş Adamları Derneğince (TÜMSİAD) Lütfi Kırdar Kongre Merkezinde düzenlenen iftara katılan Erdoğan, herkesin ramazanını, Kadir gecesini ve bayramını kutladı, şehitlere Allah’tan rahmet gazilere de şifa diledi.

Erdoğan, ülkelerin ve milletlerin zor günleri, iyiyle kötünün, hayırla şerrin, samimiyle riyakarın, sadıkla hainin, adeta ayrıştığı, herkesin kendi rengi ve tıynetini ortaya koyduğu dönemler olduğunu anlattı.

Türkiye’nin bir süredir böyle bir dönemden geçtiğini anlatan Erdoğan, “Yaşadığımız her badire birilerinin yüzlerindeki maskelerin inmesine vesile oldu. Gezi, 17-25 Aralık darbe girişimde bunu yaşadık. Şimdi son bir yıldır bölücü terör örgütünün eylemlerinde de bunu yaşıyoruz. Kendilerine demokrat, özgürlükçü diyenleri içinde despot, yıkıcı, faşizan duyguların nasıl patladığını gördük." dedi.

Erdoğan, yıllarca "hizmet, hareket, himmet" diyerek, milletin sinesine sızanların aslında nasıl bir şer örgütlenmesi kurduklarına, bizzat, yaşayarak şahit olduklarını aktararak, şunları kaydetti:

"Tabanı ibadet, ortası ticaret, tavanı hıyanet olan bir yapıyı bizzat yaşayarak gördük. Demokratik açılım, milli birlik ve kardeşlik projesi diyerek, çözüm süreci diyerek, analar ağlamasın diyerek yürüttüğümüz iyi niyetli çalışmaların, terör örgütü tarafından nasıl bir anda yer ile yeksan edilebildiğini hep birlikte müşahede ettik. Türkiye'yi siyasi, ekonomik ve diplomatik olarak çökertmek için bu projeler ardı ardına sahneye konulurken, bir takım kesimlerin, sırf kendi siyasi çıkarları için nasıl bunlara çanak tuttuğunu üzüntüyle gördük."

"Belki senaryo güçlüydü. Belki oyuncular tecrübeliydi. Belki ortam uygundu” diyen Erdoğan, Türkiye’nin eski Türkiye olmadığını ve bunun da hesap edilemediğini dile getirdi.

- "Ne yaptılarsa başaramadılar"

Eski Türkiye’nin, krizlere karşı mukavemetinin zayıf olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Hatırlarsanız, 1994 ve 2001 krizleri, 3-5 milyar dolarlık manipülasyonlar, 3-5 siyasetçinin yönlendirmesi, 3-4 gazetenin, televizyonun çığırtkanlığıyla başlamıştı. Türkiye’ye yüzlerce milyar dolar maliyeti olan bu krizleri böylesine küçük oyunlarla kotarabilenler, bu defa da aynısını yapacaklarını sandılar. 2002-2007 yıllarında Türkiye’yi istikrarsız hale getirmek için girişilen çabalar sonuç vermeyince, 2013’ten itibaren yeni ve daha cüretkar bir projeyi devreye soktular ama ne yaptılarsa olmadı." şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, finans oyunlarının da yetmediğini ifade ederek, şöyle devam etti:

"Türkiye eksilenin yerine yenisini süratle koymayı başardı. Halkın bir kesimini sokağa dökme çabaları netice vermedi. Bir ay içinde nefesleri kesildi. Herkes evine, işine, gücüne döndü. Paralel ihanet çetesinin emniyet ve adalet teşkilatları içindeki mensuplarının başı çektiği bir darbe girişimiyle sonuç almak istediler. Bu girişim de milletimizin sinesine çarptı. Yine başarılı olamadılar. Ardından 7 haziran seçim sonuçlarının onlara verdiği cesaretle, bölücü terör örgütünü yeniden eyleme başlattılar. Ve Kürt kardeşlerimi sokağa çağırdılar. 50'yi aşkın Kürt kardeşimi maalesef öldürdüler. Ölenler Kürt kardeşlerimdi. Öldürenler de aldatılan Kürtlerdi."

Döktükleri onca kana, yol açtıkları onca yıkıma rağmen bir netice alamadıkları gibi eylem yapmak için sığınak yaptıkları ilçelerde, mahallelerde yok olup gittiklerini aktaran Erdoğan, şöyle konuştu:

"Biliyoruz ki boş durmayacaklar. Mevcut sorunları kaşımayı sürdürmenin yanında, yeni senaryolarla, yeni tuzaklarla ülkemizi köşeye sıkıştırmaya çalışacaklar. Milletimiz tüm bu saldırılara, tüm bu oyunlara karşı sağlam bir duruş sergilemiştir. Biz şunun gayet iyi farkındayız. Milletimizin bize verdiği destek, şahsımıza değil, işte bu saldırılar karşısında kendi adına verdiğimiz mücadeleyedir. Biz hep birlikte, bu mücadeleyi samimiyetle ve kararlılıkla sürdürdüğümüz müddetçe milletimizin desteğinin bizimle olacağından en küçük bir şüphe duymuyorum. Bu mücadelenin bir de bedeli var. En büyük bedeli şehitlerimiz, gazilerimiz ve onları aileleri veriyor. Güvenlik güçlerimiz hayatları pahasına, gelecekleri pahasına, milletin ve ülkenin bekası için destanlara konu olacak bir mücadele yürütüyor."

Erdoğan, bu vesile ile şehitlere bir kez daha rahmet, yakınları ve millete de baş sağlığı, gazilere şifa dileğinde bulundu.

(Sürecek)

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×