"Şehit olmak için gittik ama gazilik kısmet oldu"

- FETÖ'nün darbe girişiminin yaşandığı 15 Temmuz gecesi İstanbul'daki evlerinden çıkarak darbe girişimini engellemeye çalışan kuzenler, yaralanmalarına rağmen mücadeleye devam etti - Kuzenlerden Muhammed Zeki Yalçınkaya: - "Vatan için ölmeye gittik ama gazilik nasip oldu. Şimdi olsa hiç düşünmeden yine giderim" - Nedim Yalçınkaya: - "Kırık ayakla 2 saat boyunca toplanan halk ile darbe girişimine engel olmaya çalıştım"


ŞANLIURFA (AA) - MÜSLÜM ETGÜ - Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişiminin yaşandığı 15 Temmuz gecesi, İstanbul'daki evlerinden darbeyi engellemek için sokağa çıkan ve ikisi gazi olan 3 kuzen yaşadıklarını anlattı.

Amca çocukları 19 yaşındaki Nedim, 18 yaşındaki Muhammet Zeki ve 22 yaşındaki Mustafa Yalçınkaya, darbe girişiminin yaşandığı 15 Temmuz gecesi darbeci askerlere karşı gelerek, darbe girişimini engellemeye çalıştı.

Üsküdar'da bir askerin silahın dipçiğiyle vurması sonucu ayağı kırılan Nedim Yalçınkaya ile Boğaziçi Köprüsü'ndeki olaylarda vücudunun çeşitli yerlerine şarapnel parçaları isabet eden Muhammet Yalçınkaya ve ona yardım eden kuzeni Mustafa Yalçınkaya, şimdi ailelerinin yanlarında yaşadıkları kabus gibi gecenin izlerini silmeye çalışıyor.

Kuzenlerden Muhammet Zeki Yalçınkaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 15 Temmuz gecesi Başkomutan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısını duyduktan sonra arkadaşlarıyla hemen sokağa çıktığını ve en yakın yer olan Boğaziçi Köprüsü'ne giderek toplanan vatandaşlara destek olduklarını söyledi.

Karşılarındaki askerlerin ilk başlarda havaya ateş ettiklerini anlatan Yalçınkaya, kendilerinin de vatandaşlarla konuşarak, askerleri ikna etmeyi planladıklarını, bunun üzerine askerlere doğru yürümeye başladıklarını belirtti. Yalçınkaya, şöyle devam etti:

"Ön tarafta elinde Türk bayrağı bulunan bir amca vardı. Onun yanına gittim ve bayrağı birlikte tuttuk. Daha sonra rütbeliler, askerlerin yanına gelerek onlara kızınca askerler vatandaşlara sıkmaya başladı. Bir bayan vardı askerlerle konuşan onu ve motosikletteki birisini vurdular. Bunları görünce askerin üzerine yürümeye başladık. Askerler tekrar üzerimize sıkmaya başladı o sırada yaralandım ve beni hastaneye kaldırmışlar. Çeneme, kafama ve karnıma şarapnel parçaları isabet etti. Millet 'Allah' diye bağırınca hiç tereddüt etmeden, korkmadan silahların üzerine yürüdük. Vatan için ölmeye gittik ama gazilik nasip oldu. Şimdi olsa hiç düşünmeden yine giderim."

Geçirdiği ameliyatın ardından karnındakilerle başındaki 2 şarapnel parçasının çıkarıldığını ancak çenesinde ve başında birer şarapnel parçasının kaldığını aktaran Yalçınkaya, "Başımda ve çenemde birer şarapnel parçası duruyor. Tekrar ameliyat olacağım. Doktorlar başımdaki parçanın çıkmama durumu olduğunu ve ömür boyu taşıyabileceğimi söyledi. Vatan için canımız feda olsun kafamdaki parçayı şerefle taşıyacağım." ifadelerini kullandı.

- "Ayağımın kırıldığını fark etmeden halkla darbeye direndim"

Nedim Yalçınkaya da 15 Temmuz gecesi darbe girişimini duyar duymaz Üsküdar'da sokağa çıktıklarını söyledi.

Askerlerle karşı karşıya kaldıklarını ve o sırada yanına gelen bir rütbelinin silahın dipçiğiyle ayağına vurduğunu ve ayak tarak kemiklerinin kırıldığını anlatan Yalçınkaya, "Ayağıma aldığım darbeye rağmen o sıcaklıkla kırıldığını anlamadım. Kırık ayakla 2 saat boyunca toplanan halkla darbe girişimine engel olmaya çalıştım. Sonra ayağımın ağrısı artınca yere yığıldım ve kırıldığını fark ettim." dedi.

Bunun üzerine 112 Acil Servis Hattı'nı aradığını ancak yollar kapalı olduğu için ambulansın gelemediğini aktaran Yalçınkaya, "Saatler sonra tanımadığım birisi beni aracıyla hastaneye götürdü. Ben oraya şehit olmaya gitmiştim. Vatan sağ olsun. Şimdi olsa yine canım pahasına giderim. Şimdi baba evindeyim tedavimi sürdürüyorum. Ailem ve yakınlarım beni karşıladı ve gurur duyduklarını söylediler." diye konuştu.

- "Şimdi olsa yine gözümü kırpmadan giderim"

Mustafa Yalçınkaya darbe girişimine engeli olmak için kuzeni Muhammet'le gittikleri Boğaziçi Köprüsü'nde polisle konuştuğunu ve yolu kapatmaya karar verdiklerini söyledi.

Bu sırada buldukları cam şişeler ve bir otobüsle yolu kapattıklarını anlatan Yalçınkaya, daha sonra birlikte geldikleri kuzeni Muhammet Zeki'yi kalabalık arasında bulmaya çalıştığını kaydetti.

Muhammet'in elinde bayrakla askerlere doğru yürüdüğünü görünce hemen yanına gittiğini aktaran Yalçınkaya, "O anda silahlarla ateş edilmeye başlandı. Yere yattık ama kurşunlar yanımızdan geçiyordu. En son Muhammed Zeki'nin yerde yattığını gördüm. Ona koştum ayağa kalkamıyordu onu ve yerde yatan diğer 2 kişiyi tanımadığım birinin aracına koyarak çok zor şartlarda hastaneye götürdüm." dedi.

Yalçınkaya darbe girişiminde birçok insanın hayatını kaybettiğini, yüzlerce kişinin ise yaralandığını belirterek, "Darbe girişiminde kimin parmağı varsa kınıyorum. Allah hepsinin belasını versin. Şimdi olsa yine gözümü kırpmadan giderim. Biz zaten ölmek için gittik ama bana bir şey olmadı çok şükür." dedi.

- "Oğlumla gurur duyuyorum"

Nedim Yalçınkaya'nın babası Ahmet Yalçınkaya ise oğlunun ve yeğeninin darbe girişimi sırasında İstanbul'da yaralandıklarını duyunca hiç üzülmediğini belirtti.

Vatanın kurtarılmasının her şeyden önemli olduğunu vurgulayan Yalçınkaya, şunları kaydetti:

"Benim oğlum gitmiş, ben gitmişim önemli değildi. Tek düşüncem darbe bastırıldı mı, bastırılmadı mı oldu. Bunu öğreninceye kadar çocukları unuttum. Allah'a şükürler olsun FETÖ örgütünün 40 yılda planladıklarını Allah 4 saatte bozdu. Şehitlerimize Allah'tan rahmet, yaralılara şifalar diliyorum. Ben oğlumla gurur duyuyorum. Böyle bir evlat vatan için ölüme koşuyorsa ben şimdiye kadar olan ve bundan sonraki tüm haklarımı helal ediyorum. Vatanına böyle sadık bir evlada sahip olduğum için çok mutluyum."

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×