Mogan Gölü dip çamurunun temizlenmesi protokolü

- Çevre ve Şehircilik Bakanı Özhaseki: -"Ankara'nın göbeğinde bulunmaz bir nimet ama kirli ve kokuyor. Hepimiz de bundan rahatsız oluyoruz. Değişik girişimler olmuş ama şimdiye kadar sonuçlandırılamamış. Bugün için güzel bir adım atıyoruz" - "480 gün içinde inşallah burayı temizlemiş olacağız. Daha sonra gerek Orman Bakanlığımız gerekse bizim yapacağımız çalışmalarla 30 yılda oluşan bu kirlilik, bir daha da oluşmasın istiyoruz. Bunun için özel bir çalışma yapıyor arkadaşlarımız" - Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Arslan: - "Bu, kamu kurumlarının güçlerini birleştirerek insanlarımıza hizmet etmesinin yolunu açan bir ilişki, buna böyle bakılması lazım. Çünkü biz kamu yararı gözeterek 44 adet tarama gemimizi çalıştırıyoruz" - "Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nde ve İstanbul yeni havalimanında yaklaşık 1 ila 1,5 milyon ağaç dikme zorunluluğumuz olduğu halde 10 milyon ağaç dikeceğiz"

Mogan Gölü dip çamurunun temizlenmesi protokolü

ANKARA (AA) - Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Mogan Gölü'nün dip çamurunun temizlenmesine yönelik projeye ilişkin, "Ankara'nın göbeğinde bulunmaz bir nimet ama kirli ve kokuyor. Hepimiz de bundan rahatsız oluyoruz. Değişik girişimler olmuş ama şimdiye kadar sonuçlandırılamamış. Bugün için güzel bir adım atıyoruz." dedi.

Özhaseki ile Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Ankara'nın Gölbaşı ilçesindeki Mogan Gölü dip çamurunun temizlenmesine yönelik protokolün imzalanması dolayısıyla düzenlenen törene katıldı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığında düzenlenen törende konuşan Özhaseki, bakanlık görevine başladığı ilk andan itibaren yakından takip ettiği Gölbaşı'ndaki kirlilik sorununun kendisini de çok rahatsız ettiğini dile getirdi.

Gölbaşı'ndaki bu sorunla ilgili geçmişte çıkan olumsuz haberlerin dosya halinde yanında bulunduğunu anlatan Özhaseki, "Doğru, Ankara'nın göbeğinde bulunmaz bir nimet ama kirli ve kokuyor. Hepimiz de bundan rahatsız oluyoruz. Değişik girişimler olmuş ama şimdiye kadar sonuçlandırılamamış. Bugün için güzel bir adım atıyoruz. Bunu sonuçlandırma nimeti Ahmet Bey ile bana nasip oldu. Allah'a hamdolsun. Şimdiye kadar emek veren bütün arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz." diye konuştu.

- "Florasını, faunasını olduğu gibi koruyacağız"

Mogan Gölü'nün dip çamurunun temizlenmesi süreciyle ilgili teknik bilgileri paylaşan Özhaseki, gölün yüzeyinin yaklaşık 6 kilometrekare, kirlilik tespit edilen alanın ise bunun yüzde 60'ı yani 3,7 kilometrekare olduğunu bildirdi.

Bu kirliliğin onlarca yılda oluştuğuna dikkati çeken Özhaseki, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Gölün yüksekliğinin yaklaşık 4,5 metre olması gerekirken, birçok yerde en az 50 santimetre yüksekliğinde kirlilik oluşmuş. Daha çok kıyılarda birikmiş bu. Herkesin anlaması için teknik tabirle söylemiyorum. Biz bu kirli tabakayı, biraz cıvık çamur diye tarif edeceğimiz bu alanı sıyırıp alacağız. Gölün içinde kimi yerlerde 6 kilometreye kadar bir boru döşüyoruz. Dışarıda da 3 kilometre kadar daha uzağa götüreceğiz. Yerleşim alanlarının dışında, insanları rahatsız etmeyecek yerde özel membranlı bir çuval içerisinde bunları bekleteceğiz. Biraz sıvısını dışarı vereceğiz."

Özhaseki, bahsettiği çuvalların aslında oda büyüklüğünde olduğunu belirtti. Çuvallarda sıvının tutulacağını ve en az yüzde 50'sinin dışarı verileceğini ifade eden Özhaseki, kurutulmuş malzemenin ise kendilerine ait alanlarda 'gübre' olarak kullanılmak üzere serilip bekletileceğini kaydetti.

Özhaseki, "Koku, kirlilik oluşturmayacak. Dışarıya sinek veya buna benzer rahatsız edici bir salgısı var mı? Hayır. Üstelik toprakla karıştırıp yeni bir rekreasyon alanı daha oluşturacağız. Burada dikkat ettiğimiz konu, sazlık alanı olduğu gibi koruyacağız. Buranın florasını, faunasını olduğu gibi koruyacağız. Bu konuda hiç kimsenin endişesi olmasın. Sadece halihazırdaki kirliliği, kötü kokuyu, içindeki canlıları bile yok eden mikroplu yapıyı deşarj ediyoruz, temizliyoruz ve bu noktada da belki Türkiye'de bir ilki uygulayarak yapıyoruz." dedi.

Mogan Gölü'nün farklı bir özelliği bulunduğuna işaret eden Özhaseki, sıcak havalarda suyun yüzeyinde oluşan ılık iklimin çevreyi ılıman hale getirdiğini, aynı şekilde vuran rüzgarın kışın bölgeyi soğuktan, ilkbaharda ise bitkileri dondan koruduğunu ve meyvelerin oluşmasını sağladığını anlattı.

- "480 günde temizlenecek"

Ankara'nın göbeğindeki bu gölü kurtararak çok hayırlı bir iş yaptıklarını söyleyen Özhaseki, gölün merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal döneminde koruma alanı haline getirildiğini, bunun sonrasında ise birçok kez temizliği için ihalelere çıkıldığını belirtti.

Özhaseki, gelinen noktada gölün temizliği için Kalkınma Bakanlığından 72 milyon lira gibi bir pay ayrılmasına ve ihalelerde kimi zaman 90, 100'lü, kimi zaman 65, 70'li rakamlar alınmasına rağmen, gerçekleştirilecek çalışmada Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının kıyılarla ilgili gemilerinin görev alacağını, bu işi yapabileceklerini öngördüklerini dile getirdi.

Bakan Özhaseki, "Yaptığımız sözleşme neticesinde 40 küsurlu rakamlara düştük. Bu para 90, 100 de olsa bakanlığımıza tabii ki verilir. Devletimizin bir cebinden alıyoruz, diğer cebine veriyoruz. Burada özel yok. Dışarıda da ayrıca insanların hep rahatsız olduğu kötü bir ilişki asla yok. Çok şükür." ifadelerini kullandı.

Öncelikle 3 ay süresince geminin gelmesini, boruların döşenmesini içeren bir ön çalışma yapılacağını bildiren Özhaseki, "Ondan sonra da 480 gün içinde inşallah burayı temizlemiş olacağız. Daha sonrasında da gerek Orman Bakanlığımız gerekse bizim yapacağımız çalışmalarla 30 yılda oluşan bu kirlilik bir daha da oluşmasın istiyoruz. Bunun için özel bir çalışma yapıyor arkadaşlarımız." diye konuştu.

- 44 tarama gemisi görev yapacak

Bakan Arslan da geçmişten beri kıyı yapılarının kendi sorumluluklarında olduğunu vurgulayarak, bu konudaki çalışmalarını anlattı.

Bir limanı yapmadan önce orayı taradıklarını, daha sonra limanı ve tesisi faal tutmak için gerekenleri yaptıklarını belirten Arslan, "Bütün bunlar için bizim 44 adet tarama gemimiz var. Kimse Ulaştırma Bakanlığının bu kabiliyetini çok bilmez. Adeta bir gemi filomuz var. Buna bağlı olarak da her yıl yaklaşık 10 milyon metreküplük tarama yaparız kıyıların birçok yerinde. İnsanlarımızın ve özellikle denizden yararlanan paydaşlarımızın hizmetlerini daha iyi görebilmesi adına..." dedi.

Kıyı bölgelerinin haberdar olduğu bu faaliyetlerinin, iç kesimlerde böyle bir ihtiyaç olmadığı için bilinmediğini dile getiren Arslan, Mogan Gölü'nde böyle bir ihtiyaç ortaya çıktığını söyledi.

İnsanların geleceğini kurarken çevre dengesini gözetmek durumunda olduklarını vurgulayan Arslan, "Birçok projede, özellikle büyük projelerimizde bunu yaptığımızı vurgulamak istiyorum. Eğer bir ağaç kesmişsek onun on misli ağaç dikeriz ki çevrenin sürdürülebilirliğini devam ettirelim. Mesela Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nde ve İstanbul yeni havalimanında yaklaşık 1 ila 1,5 milyon ağaç dikme zorunluluğumuz olduğu halde 10 milyon ağaç dikeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

Arslan, Mogan Gölü'nde yapılacak çalışmanın detayları hakkında şu bilgileri verdi:

"Biz burada malzemeyi tarayan ve onu dubalara yükleyen iki adet tarama gemisini demonte edeceğiz. Sonra getirip yerinde monte edeceğiz, tekrar bu gemileri çalışır hale getireceğiz, önemli bir iş yapacağız. Buna bağlı olarak çıkan malzemeyi kıyıya getirecek dubalara ihtiyaç var, yine taşıyıcı dubayı da aynı şekilde demonte edeceğiz, onu getirip burada Mogan Gölü'nde monte edeceğiz. Ayrıca bütün bu malzemeyi almak ve dubaya aktarmak adına da yükleme ekskavatörü gerekli, onu da getireceğiz. Bunun dışında birçok küçük ve orta ölçekli iş makineleri ihtiyacı olmasına rağmen onlardan bahsetmiyorum. Bunlarla birlikte biz 3 ay içerisinde sahaya demontajını getirip, tekrar burada montajını yapacağız ve inşallah Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın yapması gereken işleri de birlikte organize ederek, 3 ay sonra işe fiilen başlar hale geleceğiz."

İki bakanlık arasındaki ilişkinin ticari olmadığına işaret eden Bakan Arslan, "Bu, kamu kurumlarının güçlerini birleştirerek, insanlarımıza hizmet etmesinin yolunu açan bir ilişki, buna böyle bakılması lazım. Çünkü biz kamu yararı gözeterek bu 44 adet tarama gemimizi çalıştırıyoruz." dedi.

Gemilerin ve tüm personelin bakanlığa ait olduğunu anlatan Arslan, kamu imkanını birleştirilerek böyle bir hizmeti yapacak olmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi.

Arslan, "Bu konuda herkese teşekkür ediyorum. Bilinsin ki insanımızın geleceğini kurmak, Türkiye'yi daha da büyütmek birinci hedefimiz ancak çevreyi de gözetmek ondan önceki asli hedefimiz. İkisini bir arada yürütüyoruz. Bu konuda dün olduğu gibi bugün de yarın da bizim üzerimize her ne düşüyorsa çalışma arkadaşlarımızla birlikte gereğini yapacağız. Bu çalışma bugün itibarıyla böyle bir süreçle başlamış oldu. İnşallah hayırlı uğurlu olsun." ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından Özhaseki ve Arslan, Mogan Gölü dip çamurunun temizlenmesine yönelik protokolü imzaladı.

Törene, eski TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Gölbaşı Belediye Başkanı Fatih Duruay ile ilgili bürokratlar katıldı.

- Türkiye'de ilk olacak

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı arasında imzalanan protokolle, Mogan Gölü tabanında, gölü içten kirleten çamur tabakasının ortamdan alınması ile göl tabanında yer alan içsel kirletici kaynağın ortadan kaldırılarak kirlilik düzeyinin en aza indirilmesi, mevcut sucul ekosistemin eski doğal konumuna döndürülmesi amaçlanıyor.

Mogan Gölü Dip Çamuru Temizleme Uygulama Projesi ile gölün tabanından yaklaşık 2 milyon 700 bin metreküp dip çamuru çıkarılacak, gölün güneyinde kurulacak geotekstil çamur susuzlaştırma tesisinde susuzlaştırma işlemi yapılacak ve yüzde 50 kuruluğa getirilen çamur, Çevre ve Şehircilik Bakanlığına ait arboretum ve botanik bahçesi yapılmak üzere tahsis edilen alana taşınacak.

Proje, Türkiye'de, en son teknolojiler kullanılarak bir koruma alanında yapılan ilk çalışma olma özelliğini taşıyor.





Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×