Medeniyet Gençliği Derneği iftar programı

- Medeniyet Gençliği Derneği Genel Başkanı Ayhan: - "En büyük sıkıntımız, insanların dertlerini, sevinçlerini paylaşmaması. İnsanları sıkıntılarını, mutluluklarını paylaşmaya davet ediyoruz." - İHH Genel Başkan Yardımcısı Şahin: - "Bir yerde cehalet varsa fakirliği, fakirlik varsa ihtilafı ve fitneyi ortaya çıkarıyor. Tüm bunlar baş göstermişse, işte o zaman müreffeh bir hayattan bahsetmemiz mümkün olmuyor."

Medeniyet Gençliği Derneği iftar programı

İSTANBUL (AA) - Medeniyet Gençliği Derneği'nin geleneksel iftar programı, bu yıl Merter'deki Polis Eğitim ve Kongre Merkezi'nde gerçekleştirildi.

Kuran tilavetiyle başlayan iftar programında konuşan Medeniyet Gençliği Derneği Genel Başkanı Fatih Ayhan, eskiden büyük iftar buluşmaları yaptıklarını, Anadolu'da ve ülkenin her yerinde düzenlenen iftar buluşmaları nedeniyle bu yıl düzenledikleri iftar sofrasının biraz küçüldüğünü söyledi.

Derneklerinin, verilen desteklerle ayakta durmaya çalıştığını aktaran Ayhan, "Bu desteği, maddi destek olarak yorumlamayın. Manevi desteklerden bahsediyorum. En büyük sıkıntımız, insanların dertlerini, sevinçlerini paylaşmaması. İnsanları sıkıntılarını, mutluluklarını paylaşmaya davet ediyoruz." ifadelerini kullandı.

Medeniyet Gençliği Derneği Kurucular Kurulu Başkanı Türker Saltabaş ise bir kıssa anlatacağını belirterek, şunları söyledi:

"Bu kıssada, Zümrüd-ü Anka'nın öyküsü anlatılır. Pers dilinde de 'Simurg Anka' diye geçer. Kuşlar kendi ülkelerindeki zulümleri anlatmak üzere, kralları olan Simurg Anka'ya gitmek için yola çıkarlar. Ancak menzilleri uzundur, dipsiz kuyu ve vadileri geçmek zorundadırlar. Bu kuyu ve vadiler, istek, aşk, marifet, istisna, yokluk ve şaşkınlık vadisidir. Hep beraber uçmaya başlarlar. Önce bülbül geri döner, güle olan aşkından dolayı. Sonra papağan, güzelim tüylerini bahane ederek, geri döner. Oysa o güzelim tüyleri yüzünden kafese kapatılır. Kartal, yükseklerdeki krallığını bırakamaz, balıkçıl kuşu bataklığını özler. Kimi isteklerini, kimi de dünyevi arzularını bahane ederek, birçok kuş yolundan geri döner ve sayıları gittikçe azalır ve Kaf Dağı'na vardıklarında geriye sadece 30 kuş kalır. Oraya vardıklarında öğrenirler ki Simurg '30 kuş' demekmiş. Yani onların her biri bir Simurg'muş. Bu kıssanın bize anlattığı çok şeyler var. Şu bir gerçek ki yaşadığımız dünyada, en önemli şey, insanın kendi içine yapacağı yolculuktur."

Saltabaş, yaşanılan dünyanın kötülükleriyle en iyi mücadeleyi insanın kendisinin verebileceğine işaret etti.

İHH İnsani Yardım Vakfı Genel Başkan Yardımcısı İzzet Şahin de cehaletin, fakirliğin ve ihtilafın birbirini tetikleyen unsurlar olduğunu belirtti.

"Bir yerde cehalet varsa fakirliği, fakirlik varsa ihtilafı ve fitneyi ortaya çıkarıyor. Tüm bunlar baş göstermişse, işte o zaman müreffeh bir hayattan bahsetmemiz mümkün olmuyor." diyen Şahin, Ortadoğu'da yaşanan sorunlardan ve savaşlardan bahsetti.

Eğitimin önemine vurgu yapan Şahin, "Ortadoğu'daki birçok ülke cehalet yüzünden ne hale geldi. Zenginler bile fakir kaldılar. Bugün Suriyeli çocukların durumunu görüyorsunuz. Rabbim bize bunları yaşatmasın." dedi.

İHH'nın çalışmaları hakkında bilgi veren Şahin, kriz bölgeleri, afet bölgeleri ve fakirliğin kronik hale geldiği bölgelerde, çalışma yaptıklarını hatırlattı.

Şahin, bu çalışmaları yaparken 3 alanda hizmet verdiklerini kaydederek, "Birincisi insani yardım çalışmaları. İkincisi sağlık alanındaki acil yardım çalışmaları. Eğer hakkına tecavüz edilen bir toplum varsa, bir ülke varsa, bir millet varsa onların haklarını müdafaa ediyoruz. Üçüncüsü de insani diplomasi çalışmaları. Bu da biraz önce saydığımız cehalet, fakirlik ve ihtilaflar konusudur." diye konuştu.

İftar programı, Medeniyet Gençliği Derneği'nin mobil aidat sisteminin tanıtımıyla sona erdi.


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×