Kolundan vurulmasına rağmen bayrağı bırakmadı

- Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Kaya, FETÖ'nün darbe girişimini engellemeye çalışırken yaralanarak Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılan vatandaşları ziyaret etti - Yaralılardan Levent Karabilek: - "Bir albay bana ateş etmeye başladı. Üzerine doğru gittim ve beni kolumdan vurdu. Oraya şehit olmak için gittim, hiç korkmadım, çekinmedim" - "Türk bayrağı, yaralandığım gece elimdeydi. Sağ kolumdan vurulmamın ardından yere düşen bayrağımızı sol elimle yerden geri aldım"

Kolundan vurulmasına rağmen bayrağı bırakmadı

ANKARA (AA) - Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, 15 Temmuz gecesi Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) darbe girişimini durdurmaya çalışırken yaralanarak Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi altına alınan vatandaşlara ziyarette bulundu.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Kaya'ya, yaralı vatandaşlara dün gerçekleştirdiği geçmiş olsun ziyaretinde, AK Parti Kadın Kolları Başkanı Lütfiye Selva Çam eşlik etti.

Kaya, ziyaretinde vatandaşlara, "Sizlerin dik duruşu sayesinde bu hainler amaçlarına ulaşamadı." diyerek, darbeci hainlerin asker, polis, sivil demeden bütün milleti hedef aldığını belirtti.

Vatanına karşı böyle bir ihanetin içine girenlerin en ağır cezayı alacağını vurgulayan Kaya, "Milletin silahını millete doğrultanlar, bunun bedelini ödeyecek." değerlendirmesinde bulundu.

Yaralanan vatandaşlardan Levent Karabilek ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısı sonrası darbe girişimini engellemek için gece yarısı Yozgat'tan Ankara'ya gelip meydanlara çıktığını bildirdi.

Yaralandığı gece Türk bayrağının elinde olduğunu kaydeden Karabilek, "Sağ kolumdan vurulmamın ardından yere düşen bayrağımızı sol elimle yerden geri aldım. Odamdaki bu bayrağın üzerinde benim kanım var." ifadelerini kullandı.

Bir albayın nöbetçi kulesinden kendisine ateş etmeye başladığını belirten Karabilek, şöyle devam etti:

"Albay beni korkacak sandı. Üzerine doğru gittim ve beni kolumdan vurdu, kolum aşağı düştü. İnsan bile değil bunlar. Oraya şehit olmak için gittim, hiç korkmadım, çekinmedim. O ölen gencecik insanların ne olursunuz hesabını sorun, onların kanı boşa gitmesin. Affetmeyin onları."

- "Türk milletini tanısalardı, böyle bir girişime kalkışmazlardı"

Darbe girişimine karşı koymaya çalışırken yaralanan 68 yaşındaki Ali Yılmaz ise olayı "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından sonra tepkimi göstermek için dışarı çıktım. Sayın Cumhurbaşkanım, uzun adam... Onun çağrısı üzerine her vatandaş gibi ben de duramazdım. Genelkurmay Başkanlığının önüne geldik, korkunçtu. Polis arabaları, tankların altında ezilmiş cesetler yerdeydi." şeklinde anlattı.

Genelkurmay Başkanlığının önündeki tanka çıkarak, askerlere "açın tankı" diye bağırdığını ifade eden Yılmaz, bir süre sonra diğer vatandaşların da tankın üzerine çıkmasıyla askerlerin çaresiz kaldığına dikkati çekti. Yılmaz, ardından 11 tankın Genelkurmay Başkanlığının duvarlarını yıkarak içeri girdiğini bildirdi.

Kendilerinin de Genelkurmay Başkanlığına girdiklerini belirten Yılmaz, şunları kaydetti:

"Öncüydüm. Canım da feda olsaydı. İçeride birinci katta grup halinde arkadaşlarla İstiklal Marşı'nı söyledik ve ikinci kata çıktık. Askerler bizi gördüğünde, silahlarıyla çekildiler. Genelkurmay Başkanlığında uzun bir koridor vardı. Dip tarafta bir binbaşı vardı. Cehenneme de gitse, bulacağım ben. Elbisesi binbaşıya aitti ama içindekinin hiç de binbaşıya benzer bir tarafı yoktu. Darbe girişiminde bulunanlar asker değildi. Benim askerim, bana kurşun atamaz. Ben ikinci kata gelinceye kadar 50 askerle karşılaştım. Nöbet tutan asker, nöbeti bırakıp kaçtı. Binbaşı geldikten sonra 'Ölümüne vur' emri verdi. İlk kurşun bana sıkıldı. Allah koruyor. Yarım santimetre daha yana gelse kalbime girecekti."

Yılmaz, darbe girişimine katılanlara ilişkin, "Türk milletini tanımaları lazımdı. Tanısalardı böyle bir girişime kalkışmazlardı. Bu kadar insan feda edilmezdi. Ben emekliliğimin keyfini çıkaracağım derken, sıkılan bir kör kurşunla hastane köşesindeyim. Pişmanlık duymuyorum. Bin canım olsun, bin defa vermeye razıyım." görüşünü paylaştı.

Yaralı Süleyman Tok ise Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çağrısı üzerine manevi duygularla sokağa çıktığını vurguladı.

Tok "Sabah namazını kıldım ve Kur'an okudum. Annemi rüyamda görmüştüm, elimden tutmuş gülümsüyordu bana. Sonra çıktım evden. Şehit olmaya gitmiştim ama gazi oldum." ifadelerini kullandı.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×