"Kendilerini hıyanet şebekesi olarak görüyorum"

- FETÖ/PDY soruşturması kapsamında tutuklanan kapatılan Cihan Haber Ajansı Genel Müdürü Faruk Akkan'ın hakimlik ifadesinden: - "Darbenin, Fetullah Gülen örgütü tarafından gerçekleştirildiğine inanıyorum ve kendilerini hıyanet şebekesi olarak görüyorum" - Serbest bırakılan Timaş Yayınevi'nin sahibi Öztürk: - "Son yaşanan olayları hiç bir şekilde tasvip etmiyorum. Bu örgütün ne yapmaya çalıştığını daha önceden sezmedim. Olayların olacağına dair herhangi bir bilgim yoktu. Darbe girişimini lanetliyorum" - Eski Zaman Gazetesi Görsel Yönetmeni Yazıcı: - "Darbe girişimi Fetullah Gülen'in talimatıyla gerçekleştirilmişse kendimi aldatılmış hissederim. Öyle ise onu da lanetliyorum. Suçsuz olduğum için diğer gazete çalışanları gibi herhangi bir yere kaçmadım"


İSTANBUL (AA) - Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında tutuklanan kapatılan Cihan Haber Ajansı Genel Müdürü Faruk Akkan, hakimlik sorgusunda, "Darbenin, Fetullah Gülen örgütü tarafından gerçekleştirildiğine inanıyorum ve kendilerini hıyanet şebekesi olarak görüyorum." dedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, kayyum atanan Feza Gazetecilik AŞ'ye bağlı medya kurumlarının eski çalışanlarına ve yöneticilerine yönelik FETÖ/PDY soruşturması kapsamında "terör örgütü üyeliği" suçundan tutuklanan Faruk Akkan, hakimlik ifadesinde, Fetullah Gülen'i basından duyduğu kadarıyla bildiğini savundu.

Gülen'i eskiden halim selim bir insan olarak bildiğini anlatan Akkan, "Darbenin Fetullah Gülen örgütü tarafından gerçekleştirildiğine inanıyorum ve kendilerini hıyanet şebekesi olarak görüyorum." ifadelerini kullandı.

Rusya'da olduğu için Fetullah Gülen örgütünün faaliyetlerini tam olarak algılayamadığını belirten Akkan, Rusya ile yaşanan kriz sonrası ekonomik durumu kötüleştiği için Türkiye'ye döndüğünü ve şirket küçüldüğü için Cihan Haber Ajansı'na genel müdür olarak atandığını anlattı.

Faruk Akkan, "Benim halim selim olarak bildiğim insanlar, bambaşka bir görüntüye bürünmüşler. 15 Temmuz günü ailecek büyük bir şok yaşadık ve bu olayları gördükten sonra Cihan Haber Ajansı'nda çalıştığıma pişman oldum. Darbe karşıtı eylemlere katıldım." diye konuştu.

- "17-25 Aralık'ta bu grubun içinde olmamam gerektiğine inandım"

Yurt dışına çıkış yasağı konularak serbest bırakılan şüpheli Timaş Yayınevi'nin sahibi Osman Nuri Öztürk, çocukluktan beri tanıdığı Yönetim Kurulu Başkanı Hamit Çiçek'in vasıtasıyla girdiği Cihan Medya'ya yüzde 4 hisseyle dahil olduğunu belirterek, operasyonel olarak yönetim kadrosunda bulunmadığını anlattı.

Öztürk, 17-25 Aralık sürecinde bu grubun içinde bulunmaması gerektiğine inandığını aktararak, "Bu gazete ve dergiler ile yayın grubunun Fetullah Gülen grubuna ait olduğunu bilirim." ifadelerini kullandı.

Gülen grubunu, "17-25 Aralık'tan önce öğrenci ve millete faydalı insanlar yetiştiren, dışarıda milletini temsil eden, devlet büyükleriyle de desteklenen bir oluşum" olarak bildiğini kaydeden Öztürk, şunları aktardı:

"17-25 Aralık'tan, yani hükümetle cebelleşmeye girmesinden sonra üniversite hocam ve aynı zamanda komşum eski Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer ile istişare ettikten sonra yönetim kurulu üyeliğinden ve ortaklıktan ayrılmaya karar verdim. Cihan Medya anonim şirket olduğundan hemen ayrılmam mümkün olmadı. İlk genel kurulda hisselerimi sattım ve yönetim kurulu üyeliğinden ayrıldım. 29 Aralık 2014'te hisse satış bedelini karlarıyla beraber aldım. Şirketle herhangi bir bağım kalmadı. FETÖ terör örgütüyle bir bağlantım yoktur. Son yaşanan olayları hiçbir şekilde tasvip etmiyorum. Bu örgütün ne yapmaya çalıştığını daha önceden sezmedim. Olayların olacağına dair herhangi bir bilgim yoktu. Darbe girişimini lanetliyorum. Ve ülkemizi 50 yıl geriye götürdüğünü düşünüyorum. Daha sonra biz de sokaklarda darbe karşıtı eylemlere katıldık. Darbe günü Timaş Yayınevi olarak darbeyi kınayan ilk yayınevi bizim yayınevidir."

- "Vaiz olarak biliyordum. Şimdi ise terör örgütü lideri olarak biliyorum"

Tutuklanan iş adamı Şeref Yımaz, 2010'dan sonra yurt dışında ticari faaliyetlere başladığını ifade ederek, Türkiye ya da yurt dışında Gülen ile herhangi bir bağlantısı olmadığını öne sürdü.

Yılmaz, şunları kaydetti:

"Irmak televizyonunun maliki olan Marmara Medya şirketinin yüzde 25 hissesini 2012'de ticari faaliyet amacıyla satın aldım. Herhangi bir cemaatin kontrolünde olduğuna dair fikrim yoktur. Yayın içeriğiyle ilgim olmamıştır. 2013 yılı Mart veya Nisan ayı gibi ticari kaygılarla ayrıldım. Halen de 300 bin lira alacağım mevcuttur. Fetullah Gülen'i medyadan tanırım. Eskiden vaiz olarak biliyordum. Şimdi ise terör örgütü lideri olarak biliyorum. Ticari faaliyetimi sonlandırdım herhangi bir bağlantım olmadı."

- "Evde bulunan 1 dolarlar Amerika'da okuyan kızıma ait"

Yılmaz, evinde bulunan 1 dolarlarla ilgili soruya "Masa üzerinde bulunan, bayan cüzdanı içerisindeki 24 adet 1 dolar banknotlar kızıma aittir. Kendisi Amerika'da okumaktadır. Oradan getirmiştir. Bu 1 dolarların FETÖ örgütü açısından ne anlama geldiğini bilmiyorum. Ben FETÖ örgütü de dahil bütün örgütleri, darbeyi yapan ve düzenleyenleri lanetliyorum. Darbe öncesinde herhangi bir haberim olmadı." karşılığını verdi.

Tutuklanan kapatılan Zaman Gazetesi Görsel Yönetmeni Fevzi Yazıcı, Amerika'da kaldığı 3 yıl boyunca Fetullah Gülen'in sohbetine katıldığını aktararak, "Darbe girişiminin Gülen tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği konusunda kesin bir kanaatim yoktur. Eğer onun talimatıyla gerçekleştirilmişse kendimi aldatılmış hissederim. Darbe girişimi Gülen tarafından gerçekleştirilmişse onu da lanetliyorum. Suçsuz olduğum için diğer gazete çalışanları gibi herhangi bir yere kaçmadım." dedi.

Tutuklu kapatılan Cihan Haber Ajansı Yayın Teknisyeni Zafer Özsoy da hakimlik ifadesinde şunları kaydetti:

"Zaman gazetesi, Samanyolu televizyonu, Cihan Haber Ajansı ve benzeri kurumlarda çalışan ve yurt dışına kaçan kişileri ve şirketlerin üzerimize yapılması konusunu düşündüğümde, ben de kandırıldığımı düşünmekteyim. 55 bin lira alacağım vardır."

Evinde bulunan 3 adet 1 dolara ilişkin soruyu yanıtlarken Özsoy, yabancı para üzerinden ödeme yaptıkları için eşinin cüzdanında bir dolarlar bulunduğunu öne sürdü.

Soruşturma kapsamında şüpheliler Mümtazer Türköne, Alaattin Güner, Şeref Yılmaz, Ahmet Metin Sekizkardeş, Faruk Akkan, Mehmet Özdemir, Fevzi Yazıcı, Zafer Özsoy, Cuma Kaya, Hakan Taşdelen, Hüseyin Turan ve Murat Avcıoğlu tutuklanırken, Osman Nuri Öztürk ve Osman Nuri Arslan adli kontrolle serbest bırakılmıştı.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×