İSİPAB 36. İcra Komitesi Toplantısı

- Suudi Arabistan Meclis Başkanı El Şeyh: - "(ABD'de onaylanan 11 Eylül yasası) Bu kanun aslında uluslararası ilişkilerle çelişmekte ve aynı zamanda siyasi dokunulmazlığı yok etmektedir" - "ABD kongresinin bu konuyu tekrar gözden geçirmesi gerek. ABD'nin bu kanunun diğer ülkeler için ne kadar tehlikeli olduğunun farkına varması lazım" - Sudan Meclis Başkanı Ömer: - "İslam aslında itidal dinidir. Müslümanlar tek ümmet olduklarını bilmezlerse, İslam birliği gerçekleşemez"

İSİPAB 36. İcra Komitesi Toplantısı

TBMM (AA) - Suudi Arabistan Meclis Başkanı Abdullah bin Muhammed bin İbrahim El Şeyh, ABD'de onaylanan "11 Eylül" yasasına ilişkin olarak, "Bu kanun aslında uluslararası ilişkilerle çelişmekte ve aynı zamanda siyasi dokunulmazlığı yok etmektedir." dedi.

TBMM'nin evsahipliği yaptığı İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliği 36. İcra Komitesi Toplantısının ikinci gününde, Fetullahçı Terör Örgütünün FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında yaşananları anlatan sinevizyon gösteriminin ardından konuk ülke temsilcileri konuşma yaptı.

Suudi Arabistan Meclis Başkanı El Şeyh, Türkiye'nin zor günlerden geçtiğini, ancak halk ve lider arasındaki ahenk sayesinde bunun üstesinden geldiğini söyledi.

TBMM üyelerini 15 Temmuz'da sergiledikleri duruş için tebrik eden El Şeyh, "Her şerde bir hayır vardır" sözünü hatırlattı ve Türkiye'de de bu sözün doğruluğunu herkesin gördüğünü ifade etti.

Birlikte hareket etmenin önemine dikkat çeken El Şeyh, başta Filistin meselesi olmak üzere İslam alemini ilgilendiren birçok sorunun olduğunu, bütün imkanlarını seferber ederek bu sorunların üzerine eğilmeleri gerektiğini anlattı.

Suriye halkının çektiği acılardan duyduğu üzüntüyü de dile getiren El Şeyh, "Suriye yönetiminden mutlaka askeri yöntemleri bir kenara bırakması ve sorunu barışçıl yollarla çözmesini istedik." ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan ve koalisyon birliklerinin, Yemen halkı için mücadele ettiğini ifade eden El Şeyh, Yemen'de meşru yönetimi desteklediklerini ve Yemen halkının yanında olduklarını söyledi. Yemen'de yürütülen harekatın Birleşmiş Milletler ilkeleri çerçevesinde yapıldığını dile getiren El Şeyh, "Suudi Arabistan, bu tehditler karşısında terörle mücadelesini sürdürmektedir ve politikasını en sert tedbirler alarak yürütmektedir. Aynı zamanda terörün mali kaynaklarının kurutulması için çalışmalarını sürdürmektedir." diye konuştu.

Suudi Arabistan Meclis Başkanı ABD'de onaylanan ve "11 Eylül" adıyla bilinen kanuna ilişkin de şunları söyledi:

"Bu kanun aslında uluslararası ilişkilerle çelişmekte ve aynı zamanda siyasi dokunulmazlığı yok etmektedir. Bu özellikle ABD için söz konusudur. Aslında ABD yönetimi ve bazı ülkeler buna karşı çıktı. ABD kongresinin bu konuyu tekrar gözden geçirmesi gerek. ABD'nin bu kanunun diğer ülkeler için ne kadar tehlikeli olduğunun farkına varması lazım."

Suudi Arabistan'ın daha az gelişmiş ülkelere her zaman yardımda bulunduğunu vurgulayan El Şeyh, 40 yıl içinde 90'dan fazla ülkeye 115 milyar dolar yardımda bulunduklarının altını çizdi ve Suudi Arabistan Kralı'nın direktifleri doğrultusunda, ülkesinin Mali'de yapılacak toplantı için mali destek sunacağını duyurdu.

-"Türkiye'de demokratik düzenden yanayız"

Sudan Meclis Başkanı İbrahim Ahmed Ömer, bu dönem toplantılarının çok karmaşık ve zor şartlar altında yapıldığını ifade ederek, İslam dünyasında yaşanan krizler, örtüşmeyen çıkarlar ve kutuplaşmalar nedeniyle halkların büyük zarar gördüğünü söyledi.

Türk halkının 15 Temmuz'da yaşanan başarısız darbe girişimi sırasında devletin istikrarı için göstermiş olduğu tavrı selamlayan Ömer, Türkiye'de demokratik düzenden yana olduklarının altını çizdi.

Filistin halkının siyasi ve ekonomik ambargoların hedefi olduğunu, Siyonist devletin öldürme, yok etme politikasını sürdürdüğünü dile getiren Ömer, "Bunlar insan vicdanını zedelemektedir. Uluslararası yasalarda yeri yoktur." dedi.

Ömer, Filistin halkının hürriyetinin gasp edildiğine, insanların öldürüldüğüne ve evlerinin başlarına yıkıldığına işaret ederek, "İslam aslında itidal dinidir. Müslümanlar tek ümmet olduklarını bilmezlerse, İslam birliği gerçekleşemez." ifadesini kullandı.

İslam dünyasının birçok sorunla karşı karşıya olduğunu vurgulayan Ömer, şöyle devam etti:

"Bunların üstesinden, ancak Müslümanlar olarak birlikte hareket edersek gelebiliriz. Küreselleşme meselesiyle kültürel kimlik elde etme yoluyla baş edebiliriz. Gerçek dini anlatmalıyız. Aşırıcılığa karşı bir fikir geliştirmemiz gerekli. Birlik ve dayanışma, bütün İslam aleminde birinci öncelik olmalıdır. Kanunlarımızı buna göre dizayn etmemiz gerekir. Parlamentolar olarak mutlaka dayanışma için ortak bir yol bulmalıyız. Bu şekilde milli güvenliğimizi de garanti altına almış olacağız.

Hiçbir ülke diğerinin içişlerine karışmamalı, barışçıl görüşmeler her zaman öncelikli olmalıdır. Bu şekilde ortak İslam çalışmasını yürütebiliriz ve aynı zamanda İslam ülkeleri kendi aralarında işbirliği yaparak, ortak ekonomik çıkarlar üzerinde birleşmeli. Siyasi alanda da her ülkenin çıkarı olabilir, ancak asgari değerler ve İslam çatısı altında birleşmeliyiz."



Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×