"İdari tutukluluk, Filistinli gazetecilerin mezarı"

-Serbest bırakılan Filistinli gazeteci Kıyk: "İsrail yönetiminin uyguladığı idari tutukluluk, Filistinli özgür insanların, yazar ve gazetecilerin mezarı" "Açlık grevi bize sabrın, zaferin kapısını açan anahtar olduğunu ve işgal devletinin kibrini kırdığını öğretti" "Filistin halkının acılarını dünyaya duyurmanın neresi provokasyon. Filistinliler öldürülürken katilin, Filistinli olduğunu söylememizi mi bekliyorlardı?" -Filistinli gazetecinin eşi Şeleş: "Zor günler geçirdik ama hepsi geride kaldı. Tek temennim eşimle bir fincan kahve içmekti hamdolsun o da gerçekleşti

21 Mayıs 2016 Cumartesi 11:01

EL-HALİL (AA) - KAYS EBU SEMRA - İsrail'in idari tutukluluk kararı ve keyfi uygulamalarını protesto amacıyla 94 gün açlık grevi yapan ve dün serbest bırakılan tutuklu gazeteci Muhammed el-Kıyk, idari tutukluluğun, "Filistinli özgür insanların, yazar ve gazetecilerin mezarı" olduğunu belirtti.

Filistinli gazeteci Kıyk, İsrail'in uygulamalarını, 3 ayı geçen açlık grevini ve yaşadıklarını AA muhabirine anlattı.

Açlık grevini tüm zorluğuna rağmen "harika bir tecrübe" şeklinde tanımlayan Kıyk, "Özgürlük, işgal güçlerinin bağışladığı bir şey değil. Onu zorla alışımız, bunun delili. İsrail yönetiminin uyguladığı idari tutukluluk, Filistinli özgür insanların, yazar ve gazetecilerin mezarı. Açlık grevi bize sabrın, zaferin kapısını açan anahtar olduğunu ve işgal devletinin kibrini kırdığını öğretti." dedi.

Kıyk, açlık greviyle verdikleri mesajın işgal yönetimine ulaştığını vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı:

"Bu grevle vermiş olduğumuz mesajlar, işgal yönetimine ulaşmış görünüyor. Bunlardan biri, iradenin, zulümle kırılamayacağı, ikincisiyse işgal altındaki topraklarda yaşayan Filistinlilerin İsrail'in zannettiği gibi olmayışı. Bana destek olan Filistinliler, işgal yönetimi için bir baskı vesilesi oldular. Grevime destek vermek ve serbest bırakılmamı talep için hastanenin önünde günlerce gösteri yaptılar."

- Filistinli tutuklulara açlık grevi yapma çağrısı

Kudüs ve Batı Şeria'da kendisine destek olmak için düzenlenen gösterileri hatırlatan Kıyk, bu eylemlerin "sokak devrimine" dönüştüğünü ve serbest bırakılmasını hızlandırdığını ifade etti.

Kıyk, "açlık grevine ölmek için değil, özgürlüğü ve hayatı sevdiği için" girdiğini, İsrail'in grevini sonlandırması için farklı yolları denediğini belirterek, hapisteki tüm Filistinlilere tutuklandıkları ilk andan itibaren açlık grevi yapma çağrısında bulundu.

Kendisine yöneltilen "İsrail karşıtı provokasyon" suçlamasıyla ilgili olarak ise Kıyk, "İsrail, Filistin basınından çekiniyor. Bu böyle olmasaydı Filistinli gazetecileri takibe almaz ve basın kuruluşlarını basıp 19 gazeteciyi tutuklamazdı. Kamera artık silah görevi görüyor. Onlar bizi provokasyonla suçluyor. Filistin halkının acılarını dünyaya duyurmanın neresi provokasyon? Filistinliler öldürülürken katilin, Filistinli olduğunu söylememizi mi bekliyorlardı?" ifadelerini kullandı.

İsrail yönetiminin silah ve basın aracılığıyla yaptığı saldırılara, seslerini dünyaya duyurarak karşılık verdiklerini dile getiren Kıyk, önceleri sadece bir gazeteci olarak Filistin halkının sıkıntılarını dünyaya duyurmaya çalışırken, yaşadığı tecrübeden sonra açlık grevi yapanların sıkıntılarını birebir müşahede ettiğini aktardı.

- "Eşimle kahve içmek tek temennimdi"

Kıyk, İsrail yönetiminin kendisini tekrar tutuklamasından korkmadığını vurgulayarak, böyle bir şeyin olması durumunda yeniden açlık grevi yapmaktan çekinmeyeceğini belirtti.

Filistinli gazetecinin eşi Feyza Şeleş ise "Zor günler geçirdik ama hepsi geride kaldı. Tek temennim eşimle bir fincan kahve içmekti hamdolsun o da gerçekleşti." ifadesini kullandı.

Şeleş, bu tecrübenin kendilerine ders olduğunu belirterek, "Bu durum bize, ne kadar güçlü olduğumuzu İsrail'in de açlık grevi ve aile sabrıyla kırılacak kadar güçsüz olduğunu gösterdi." diye konuştu.

İsrail askerlerince 21 Kasım'da Ramallah'taki evinde gözaltına alınan Kıyk, İsrail'in idari tutukluluk kararı ve keyfi uygulamalarını protesto etmek için açlık grevine başlamıştı. İsrail makamları, aralık ayında, Suudi Arabistan'ın El-Mecd televizyonunda görev yapan Kıyk'ın "mesleği aracılığıyla şiddete teşvik etmek" suçlamasıyla 6 ay tutuklu kalmasına karar vermişti. Kıyk, 94 günün ardından "idari tutukluluk süresinin uzatılmaması karşılığında" açlık grevini sonlandırmıştı.

İsrail'in "idari tutukluluk" adını verdiği uygulamaya göre istihbarata dayalı olarak Filistinliler 1 ila 6 ay alıkonabiliyor. Tutuklunun, "İsrail'in güvenliği için tehlike teşkil ettiğine" karar verilmesi halinde ise askeri hakim, suç isnadında dahi bulunmadan tutukluluk süresini 5 yıla kadar uzatabiliyor.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×