Filistinli köylülerin 43 yıllık toprak hasreti

- İsrail'in 1973 yılında zorla göç ettirdiği Batı Şeria'nın Es-Sakut ve El-Kaun köylerinin eski sakinleri, İsrail Yüksek Mahkemesi'nin son kararının ardından topraklarına dönmeyi bekliyor - Es-Sakut köyü sakinlerinden Aynabusa: - "Mahkeme kararı uygulanır ve topraklarımıza dönmemize izin verilirse bir çadırla bile olsa buraya döneceğiz" - Tubas ve Agvar ili yerleşim projeleri sorumlusu Beşarat: - "İsrail 1967'den bu yana bu bölgeyi elinde bulunduruyor. 1973'te bölgede yaşayanları daimi olarak göç ettirdi. 1980'de ise Yahudi yerleşimi başladı" - Tubas Valisi Handakci: - "Bizler siyasi ve kanuni olarak mücadele ediyoruz. Orakla, baltayla, traktörle mücadele ediyoruz. Bu topraklar bizim ve onlara bırakmayacağız"

Filistinli köylülerin 43 yıllık toprak hasreti
14 Ekim 2016 Cuma 12:06

AGVAR (AA) - QAYS EBU SAMRA - İsrail işgalinin ardından 43 yıl önce evlerini terk etmeye zorlanan Batı Şeria'nın Es-Sakut ve El-Kaun köylerinin eski sakinleri, İsrail Yüksek Mahkemesi'nin toprakların iadesine karar vermesiyle yeniden köylerine dönmeyi bekliyor.

Filistinli Faik Aynabusa (75), Batı Şeria'nın en verimli arazilerine sahip Ürdün Vadisi bölgesindeki Sakut köyünde doğup büyüdü. Ancak İsrail işgalinin ardından 1973'te diğer Filistinliler gibi o da zorla göç ettirildi.

Aynabusa'nın 43 yıl sonra köyüne geri dönme ümidi, İsrail Yüksek Mahkemesi'nin yakın zamanda aldığı bir kararla yeniden canlandı. Mahkeme, Sakut ve Kaun köylerindeki toprakların sahiplerine iadesine hükmetti.

- 43 yıl sonra canlanan hatıralar

Sakut köyü yakınlarındaki bir pınarın başında kendisi gibi göç ettirilmiş Filistinlilerle oturan Aynabusa, "Küçükken bu suyun etrafında oynardık, bu sudan içerdik." diyerek eski günlerden söz etmeye başlıyor. Bir anda yıllar öncesine giden Filistinli yaşlı köylü, karşısında duran küçük tepedeki kalıntıları işaret ederek devam ediyor:

"Orası Ebu Mahmud'un evi, şurada da köyün dükkanı var. Babamın evi de işte orası. Orada mezarlık vardır. Bakın şimdi geriye hiçbir şey kalmamış."

Topraklarına onlarca yıldır hasret kalan Aynabusa, İsrail işgaliyle başlayan o günleri şöyle anlatıyor:

"1967 yılında İsrail askerleri köyümüzü yıktı. Bizi zorla göç ettirdi. Civar köylerdeki insanları da buradan çıkarttılar. 1973'e kadar tarım arazilerimizi kullanmamıza müsaade ettiler ancak daha sonra Ürdün'e yakın olduğu için burayı askeri bölge ilan etiler. O günden beri geri dönemedik."

İsrail'in el koyup Filistinlileri çıkardığı bölge verimli tarım arazilerine sahip. Aynabusa, bir kısmını Yahudi yerleşimcilerin işlediği topraklara bakarak, "Bu araziler yeşillikle doluydu. Hububat ve sebze ekerdik. Ürünlerimizi sulamak için pınarın ve Ürdün Nehri'nin suyunu kullanırdık. Ürünlerimiz Ürdün ve Batı Şeria'daki pazarlara giderdi." diyor.

- "Bir çadırla bile olsa döneceğiz"

Hatıraları bir kenara bırakıp yeniden bugüne dönen Aynabusa, ailesinin Sakut köyünde 117 dönüm arazisi olduğunu belirterek, "Mahkeme kararı uygulanır ve dönmemize izin verilirse bir çadırla bile olsa buraya döneceğiz. Topraklarımızı ıslah edip, ekip biçeceğiz." ifadelerini kullandı.

Zorla göç ettirilen Filistinlilerden Cevad Deragme (65) de büyük bir özlemle köylerini dönmeyi beklediklerini söyledi. Ailesinin Sakut köyünde 220 dönüm arazisi olduğunu aktaran Deragme, "Bugün Tubas kentinde yaşıyoruz ama topraklarımız burasıdır. Uzun süredir beklenen karardan sonra köyümüze dönmeyi, burada yaşamayı ve topraklarımızı ıslah etmeyi ümit ediyoruz." dedi.

Tubas ve Agvar ili yerleşim projeleri sorumlusu Mutez Beşarat ise Filistinlilerin göç ettirilme süreci ve bölgenin Yahudi yerleşimcilere açılmasıyla ilgili bilgiler verdi. Beşarat, "İsrail, 1967'den bu yana bu bölgeyi elinde bulunduruyor. 1973'te bölgede yaşayanları daimi olarak göç ettirdi. 1980'de ise Yahudi yerleşimi başladı." diye konuştu.

İsrail'in Ürdün sınırında yer alan bölgeyi güvenliği bahane ederek insansızlaştırdığını belirten Beşarat, "Ancak yerleşimcilerin buradan yararlanmaya başlaması konunun tamamen ekonomik olduğunu gösterdi. İki yıldır İsrail mahkemelerine dava açıyoruz. Sonunda 5 bin dönümün bölge sakinlerine verilmesi yönünde karar çıktı, ama bu karar halen uygulanmadı." dedi.

Beşarat, İsrail ordusunun en üst düzeyde konuya müdahalede bulunduğunu kaydederek, "İsrail Savunma Bakanı Avigdor Lieberman, Filistinlilere verilmeden önce 350 dönümü Yahudiler tarafından işlenen arazi konusunda yerleşimcilerle müzakere için mahkemeden 90 gün süre istedi." ifadelerini kullandı.

- "Bu topraklar bizim ve onlara bırakmayacağız"

Tubas Valisi Rabi el-Handakci ise toprakların Filistinlilere iade edilmesinin ardından en iyi şekilde değerlendirilmesi için hazırlık yaptıklarını söyledi.

Bölge sakinlerinin zirai çalışmalara başlaması ve mümkün olduğunca geniş alanı ekmesi için yolların ve su şebekelerinin yenilenmesi konusunda Filistin yönetiminin altyapı çalışması yaptığını belirten Handakci, "Bu bölge çok zengindir, Batı Şeria'nın gıda sepetidir. Bizler siyasi ve kanuni olarak mücadele ediyoruz. Orakla, baltayla, traktörle mücadele ediyoruz. Bu topraklar bizim ve onlara bırakmayacağız." ifadelerini kullandı.

Filistin yönetiminin Ürdün sınırının işgalcilere bırakılmaması konusunda kararlı olduğunun altını çizen Handakci, "Bu bölge birkaç hafta öncesine kadar askeri bölgeydi, her yer mayınlıydı. Ancak kanuni mücadele ve toprağa bağlılıkla geri kazanıldı. Arazilerin dağıtımı da vatandaşların tapularına göre yapılacak." diye konuştu.

Ürdün Vadisi bölgesinde 5 bini çadırlar ve tenekeden yapılan barakalarda olmak üzere toplam 10 bin civarında Filistinli yaşıyor.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×