CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, muhtarlarla buluştu

- Kılıçdaroğlu: - "Muhtarlar sorunlarından söz ediyorlar. Eğer bir sorunun çözümü konusunda en sağlıklı öneriyi getiren partiye destek verirseniz, bu sorunların çoğu zaten çözülür. 'Ana muhalefet çalışsın, uğraşsın, e ne olacak? Biz öbür tarafa oy verelim belki onlar çözerler.' Niye işin ustasını, sorunları çözen bir partiyi getirmiyorsunuz başa?" - "Şimdi 'Türkiye başkanlık sistemine geçecek' deniliyor. Hangi başkanlık? Bölünen bir Türkiye mi, üniter yapısı olan bir Türkiye mi? Biz üniter yapıdan yanayız. Türkiye'nin bölünmesini, ayrışmasını istemiyoruz, kavgayı da istemiyoruz, terör de istemiyoruz"

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, muhtarlarla buluştu
28 Mayıs 2016 Cumartesi 18:16

İSTANBUL (AA) - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, muhtarların sorunlarını anlattıklarını belirterek, "Eğer bir sorunun çözümü konusunda en sağlıklı öneriyi getiren partiye destek verirseniz, bu sorunların çoğu zaten çözülür. 'Ana muhalefet çalışsın, uğraşsın, e ne olacak? Biz öbür tarafa oy verelim belki onlar çözerler.' Niye işin ustasını, sorunları çözen bir partiyi getirmiyorsunuz başa?" dedi.

Kılıçdaroğlu, CHP İstanbul İl Başkanlığı tarafından Beşiktaş Mustafa Kemal Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Muhtarları Dinliyoruz" etkinliğine katıldı.

Muhtarları dinledikten sonra bir konuşma yapan Kılıçdaroğlu, terör konusunda bütün siyasi partilerin ortak tavır takınması gerektiğine işaret ederek, "Terör bir insanlık suçudur, nereden, kimden gelirse gelsin, söylemi ne olursa olsun. Hep beraber teröre karşı tavır almak zorundayız. 30-35 yıldır bir sorunla karşı karşıyayız. Bu sorunu çözecek olanlar siyasilerdir. Muhtarlar, simitçi, esnaf, sanayici çözmeyecek." diye konuştu.

Kemal Kılıçdaroğlu, muhtarlara en çok giden, muhtar toplantılarına en fazla katılan genel başkan olduğunu ifade ederek, CHP dışında muhtarlarla ilgili derli toplu araştırma yapan, sorunları saptayan, bunları gündeme getiren ikinci partinin olmadığı öne sürdü.

Sorunların çözüm yerinin parlamento olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Sorunları biz taşırız veya bir başkası taşır. Sorunların bir şekliyle parlamentoya gelmesi lazım. Asgari ücreti, taşeron işçiyi biz taşıdık. Bir kısmı çözüldü, bir kısmı mutlaka çözülecek. Muhtarların sorunu var. Onların da çözülmesi lazım." ifadesini kullandı.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, demokrasinin en net, en pürüzsüz tecelli ettiği seçimin muhtar seçimleri olduğunu belirterek, devletin kayıt dışı istihdam yapamayacağını, muhtarların sosyal güvenlik primlerinin payına düşen kısmının devlet tarafından yatırılması gerektiğini ifade etti.

Kadın muhtar sayısının yetersiz olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, kadınların siyasette, yönetimde daha fazla yer alması gerektiğini vurguladı.


- "Muhtarların sorumlulukları ve yetkileri dengeli hale getirilmeli"

Kemal Kılıçdaroğlu, sorunları ve çözümlerini bildiklerini belirterek, muhtarlara şöyle seslendi:

"Şimdi burada muhtarlar sorunlarından söz ediyorlar. Sorunları biliyoruz da nasıl çözeceğiz? Eğer bir sorunun çözümü konusunda en sağlıklı öneriyi getiren partiye destek verirseniz, bu sorunların çoğu zaten çözülür. 'Ana muhalefet çalışsın, uğraşsın, e ne olacak? Biz öbür tarafa oy verelim belki onlar çözerler.' Niye işin ustasını, sorunları çözen bir partiyi getirmiyorsunuz başa? Yeri gelince şikayet ediyoruz, güzel, edin. Sorunlarınız çözüldü mü? 14 yıl, 14... 14 ay değil. Çözüldü mü? Birileri muhtarı ayağına çağırır. Biz öyle yapmıyoruz. Ben muhtarların ayağına gidiyorum."

Muhtarlık kurumunun kendine uygun ağırlık içinde yeniden yapılandırılması gerektiğine işaret eden Kılıçdaroğlu, vatandaşların oyuyla seçilmiş muhtarların sorumlulukları ve yetkilerinin dengeli hale getirilmesi gerektiğini söyledi.

Kılıçdaroğlu, muhtarlara diğer siyasi partilere de gitme tavsiyesinde bulunarak, ortak görüş oluşturarak belli yasaların parlamentodan ortak çıkarılabileceğini dile getirdi.


- Başkanlık sistemi

ABD'de başkanlık sistemi olduğuna değinen Kılıçdaroğlu, "Neden? Eyaletler var. En zayıf halka kimdir? En zayıf halka başkandır. Başkan büyükelçi bile tayin edemez, böyle bir yetkisi de yoktur. Ama her eyaletin ayrı parlamentosu vardır, her eyalet ayrı kanun çıkarır. Şimdi 'Türkiye başkanlık sistemine geçecek' deniliyor. Hangi başkanlık? Bölünen bir Türkiye mi, üniter yapısı olan bir Türkiye mi? Biz üniter yapıdan yanayız. Türkiye'nin bölünmesini, ayrışmasını istemiyoruz, kavgayı da istemiyoruz, terör de istemiyoruz. Ama Türkiye'nin birlik ve bütünlük içinde yoluna devam etmesi lazım." diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, Osmanlı'nın son dönemi ve Cumhuriyet'in kuruluşundan itibaren parlamenter sistem olduğunu hatırlatarak, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Şimdi 'parlamenter sistemle sorunumuz var' deniliyor. Doğrudur, sorunumuz var. Sorun nereden kaynaklanıyor? Sayın Davutoğlu geldiğinde kendisine anlattım. Kendisi de ayrıldı ama bütün bu ifadeleri medyada da yer aldı, hiçbir şekilde itiraz gelmedi. Sayın Davutoğlu, 4 bakan ve genel başkan yardımcısıyla geldiler. 'Parlamenter sistemin aksayan yönleri var, biz bunları düzeltebiliriz' dedik. Nedir aksayan yönler? Mesela Seçim Yasası, Siyasi Partiler Yasası. Seçim Yasası'nı, Siyasi Partiler Yasası'nı kim çıkardı? Darbeciler çıkardı, 12 Eylül döneminde çıktı. 'Siz darbeye karşısınız, biz de darbeye karşıyız. Demokrasi, özgürlük istiyoruz. Gelin, Seçim Yasası'nı ve Siyasi Partiler Yasası'nı değiştirelim'. Yani milletin vekilini millet seçsin. Niye siyasi parti liderleri oturup milletvekili listesi hazırlasın. 'Bunu değiştirelim'. Bakın göreceksiniz o zaman Meclis çalışacak. Şu anda Meclis niye çalışmıyor? Lidere bakıyor. Bakalım ne diyecek, ben de onun dediğini söyleyeyim. Ya dediğini söylemezsem, bir dahaki seçimlerde ismim çizilir'. Böylece milletvekili özgür iradesini ortaya koyamıyor. Bu kuralın değişmesi lazım. Yüzde 10 seçim barajının kalkması lazım. Yüzde 1 oy alan partinin genel başkanı gelmeli. Saadet Partisi'nin genel başkanı meclise gelse ne olur? Gelsin konuşsun. Veya bir başka partinin genel başkanı, yüzde 1, yüzde 5 oy almış. Yüzde 5 oy almışsa 5 milletvekiliyle gelsin. Yüzde 1 oy almışsa, 1 milletvekili gelsin. Çıkıp kürsüde konuşsa ne olur? Demokrasi kazanır. Nerede konuşuyor? Sokakta konuşuyor. Gelsin Meclis'e. Meclis'e 'Burası demokrasinin kabesi' diyoruz. Güzel, burası demokrasinin kabesiyse, gelsin burada konuşsun, düşüncesini ifade etsin. Korkmayalım, çekinmeyelim bundan. İnsanlar düşüncelerini açıklayabilsin."

Toplantının sonunda Kılıçdaroğlu, muhtarlarla fotoğraf çektirdi.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×