Çavuşoğlu-Malki ortak basın toplantısı

- Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: - "Şimdi İsrail ile de ilişkileri normalleştirme sürecine girdik. Yaptığımız anlaşma, TBMM tarafından onaylanınca karşılıklı büyükelçilerimizi de atamış olacağız. Bundan sonraki süreçte Filistin davasına ve Orta Doğu barış sürecine katkı sağlayacağız" - "Filistinli kardeşlerimizi hiçbir zaman yalnız bırakmadık. Kalkınma ve insani yardımları hep sürdürdük. En son Kahire donörler toplantısında 200 milyon dolar taahhüt etmiştik. Öyle görünüyor ki 2017 sonuna kadar bu rakamı aşacağız" - "DAEŞ hepimizin ortak düşmanı olduğuna göre Rusya'nın da DAEŞ'e yönelik operasyonlara aktif şekilde girmesi veya hedef alması bizce isabetli olur"

Çavuşoğlu-Malki ortak basın toplantısı
11 Ağustos 2016 Perşembe 17:53

ANKARA (AA) - Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Şimdi İsrail ile de ilişkileri normalleştirme sürecine girdik. Yaptığımız anlaşma, TBMM tarafından onaylanınca karşılıklı büyükelçilerimizi de atamış olacağız. Bundan sonraki süreçte Filistin davasına ve Orta Doğu barış sürecine katkı sağlayacağız." dedi.

Bakanlıkta Çavuşoğlu ile Filistin Dışişleri Bakanı Riyad Malki'nin baş başa görüşmesinin ardından ortak basın toplantısı düzenlendi.

Çavuşoğlu, başta Devlet Başkanı Mahmud Abbas olmak üzere Filistin halkı ve yönetimine, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında ve daha sonra gösterdikleri destek ve dayanışma nedeniyle teşekkür etti.

Filistinlilerin "Türkiye'ye yapılan darbe girişiminin, kendilerine yapılmış bir girişim olduğunun" altını çizdiklerini belirten Çavuşoğlu, "Türkiye ile Filistinli kardeşlerimiz arasındaki gönül bağı, örnek teşkil edecek bir bağdır. Filistinli kardeşlerimizle Türkiye olarak, Türk milleti olarak aynı kader, hüzün ve sevinci paylaşıyoruz. Filistin halkının, kötü gün dostu olduğunu bu vesileyle bir kez daha gördük." diye konuştu.

Çavuşoğlu, Filistinli mevkidaşı Malki'nin de ülkesinin destek ve dualarının Türkiye ile olduğunu vurgulamak için resmi ziyarette bulunduğunu söyledi.

Malki'nin, Başbakan Binali Yıldırım tarafından kabul edildiğini hatırlatan Çavuşoğlu, mevkidaşının Meclis Başkanı İsmail Kahraman tarafından kabul edileceğini, akabinde de Körfez ülkelerinin büyükelçileriyle akşam yemeğinde buluşacağını bildirdi.

Türkiye'nin, İsrail-Filistin meselesinde her zaman iki devletli çözümden yana olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, bundan sonra da bu yönde gayret sarf edileceğini kaydetti.

Türkiye'nin, İsrail ile sorun yaşamadan önce İsrail-Filistin meselesinin çözümü için çok ciddi çaba sarf ettiğini belirten Çavuşoğlu, "Şimdi İsrail ile de ilişkileri normalleştirme sürecine girdik. Yaptığımız anlaşma, TBMM tarafından onaylanınca karşılıklı büyükelçilerimizi de atamış olacağız. Bundan sonraki süreçte Filistin davasına ve Orta Doğu barış sürecine katkı sağlayacağız." diye konuştu.

Çavuşoğlu, Türkiye'nin Filistin'e yönelik insani ve kalkınma yardımlarına işaret ederek, "Filistinli kardeşlerimizi hiçbir zaman yalnız bırakmadık. Kalkınma ve insani yardımları hep sürdürdük. En son Kahire donörler toplantısında 200 milyon dolar taahhüt etmiştik. Öyle görünüyor ki 2017 sonuna kadar bu rakamı aşacağız." ifadelerini kullandı.

İsrail ile ilişkilerin normalleşme sürecinde, Filistin ve Gazze'ye yardımların artarak devam edeceğini bildiren Çavuşoğlu, yapılan anlaşma şartları arasında Gazze'ye uygulanan ambargonun kaldırılması ve yapılacak insani yardımların önünün açılması olduğunu hatırlattı.

Sağlık, bankacılık, eğitim gibi pek çok alanda hangi insani ve kalkınma yardımlarının yapılacağının ilan edildiğini anımsatan Çavuşoğlu, "Cenin'deki organize sanayinin kurulması dahil birçok hedeflerimiz var. Geçen Ramazan Bayramı'ndan önce insani yardım gemimiz Gazze'ye ulaşmıştı. Şimdi yeni bir geminin, Kurban Bayramı'ndan önce yardımlarımızı ulaştırmak üzere yola çıkması için çalışıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Çavuşoğlu, Filistin'in daha fazla devlet tarafından tanınması için ortak çabaların süreceğini vurgulayarak, bugün 137 ülkenin bağımsız Filistin Devleti'ni tanıdığını, bu sayının daha da artması gerektiğini kaydetti.

- "Suriye'de kalıcı barış için herkes üzerine düşeni yapmalıdır"

Türkiye-İsrail arasında varılan anlaşma konusunda Çavuşoğlu, esasen İsrail ile yapılan anlaşmanın Meclis'e daha önce geleceğini ancak darbe girişiminden sonra gecikme yaşandığını söyledi.

Bakan Çavuşoğlu, gelecek süreçte bu anlaşmayı Meclis'te onayladıktan sonra sürecin işletileceğini bildirdi.

"Bugün 'DAEŞ karşıtı koalisyonda bundan sonra özellikle Suriye'de Türk uçaklarının da uçuş yapabileceği' yönünde açıklamanız oldu. Rus uçaklarının da Türkiye ile ortaklaşa bir operasyona girişmesi veya Suriye'de Türkiye'nin etkisiyle bir operasyonda yer alması mümkün mü?" sorusu üzerine Çavuşoğlu, Türkiye'nin koalisyona aktif katkı sağladığı gibi DAEŞ ile mücadeleye de aktif şekilde katıldığını belirtti.

Çavuşoğlu, "Fakat Rus uçağının düşürülmesi hadisesinden sonra Suriye içerisinde herhangi bir buna benzer olayın yaşanması ve gerginliğin olmaması için Türk uçakları, jetleri uçmamıştı. Şimdi Rusya ile ilişkileri tekrar normalleştirdik. Türkiye, buradaki DAEŞ'e karşı operasyonlara aktif şekilde katılmak istiyor. Bunun da düzenlenmesi gerekiyor." dedi.

Rusya ile oluşturulan üçlü mekanizmanın amaçlarından birinin de bu tür konuların düzenlenmesi ve koordinasyonun sağlanması olduğunu anlatan Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

"Her zaman Rusya'yı DAEŞ'e karşı operasyon için iş birliğine davet ettik. Yani sizler de gelin koordinasyon sağlansın ama Türkiye bir koalisyonun içerisinde ve Türkiye'den kalkan uçaklarla birlikte burada operasyonlara katılmıştır. Burada koordinasyon olması veya Rus uçaklarının da DAEŞ'e karşı operasyonlara katılması demek, Rus uçakları ile Türk uçaklarının birlikte operasyon yapacağı anlamına gelmez. Burada bizim, İncirlik Üssü'nde bu koalisyona katılan ülkelerle iş birliğimiz var. Ama DAEŞ hepimizin ortak düşmanı olduğuna göre Rusya'nın da DAEŞ yönelik operasyonlara aktif bir şekilde girmesi veya hedef alması bizce isabetli olur. Özellikle kuzeybatı Suriye bölgesindeki daha önceki saldırıların maalesef insani dramlara ve ölümlere yol açtığını hatırlayacak olursak DAEŞ'e odaklanmanın her bakımdan faydası var. Bu terör örgütünün bir an evvel bu topraklardan, Suriye ve Irak topraklarından da temizlenmesi lazım."

İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif'in yarınki Türkiye ziyareti konusunda ise Çavuşoğlu, "kardeşim" olarak nitelediği Zarif'in daha önce de bu ziyareti gerçekleştirmek istediğini ancak darbe girişiminden sonra bu ziyaretin gerçekleşemediğini dile getirdi.

Çavuşoğlu, "Esasen Suriye'deki çözüm için herkesle görüşmekte fayda var. İkili ilişkilerin yanında Suriye de mutlaka gündeme gelecektir. Her zaman İran'dan mezhepçi yaklaşımı bir kenara bırakarak daha olumlu, pozitif ve yapıcı yaklaşmasını, özellikle çatışmaların durdurulması, insani yardımlar ve siyasi çözüm konusunda da İran'ın pozitif olursa rolünün önemli olduğunu söyledik. Suriye'de kalıcı barış için herkes üzerine düşeni yapmalıdır." diye konuştu.

Darbe girişiminden sonraki süreçte yurt dışına kaçan ya da görev yerlerinden çağırıldıkları halde Türkiye'ye dönmeyen kişilerle ilgili bilgi veren Çavuşoğlu, "Genelkurmay'ın da geri çağırdığı askeri ataşeler var. Onların da hangilerinin dönüp dönmediğini şu an tam olarak bilmiyoruz. Genelkurmay'dan da bilgi alacağız. Tam süre dolmadığı için herkes son limitini bekliyor. Değişik zamanlarda bu işlemi Genelkurmay gerçekleştirdi. Onlardan ve bizim arkadaşlardan listeyi aldıktan sonra paylaşacağız." ifadelerini kullandı.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×