Büyükçekmece'deki silahlı saldırıya ilişkin dava

- İki kişinin çapraz ateşe tutularak öldürülmelerini azmettiren ve planlayan 10 kişinin yargılanması başladı - Tutuklu sanık Ünğan: "O zaman cemaate mensup özel yetkili savcı Zekeriya Öz ve bir kısım savcıların kumpasıyla bu iş yapılmıştır" - Müşteki Zindashti: "Sanıklardan Orhan Ünğan'ın beni öldüreceğini daha önceden biliyordum ancak çocukları öldüreceğini düşünmemiştim"

Büyükçekmece'deki silahlı saldırıya ilişkin dava

İSTANBUL (AA) - Büyükçekmece'de ışıklarda durdukları sırada Devrim Öztunç (25) ile Arzu Sharifi Zindashti'nin (21) çapraz ateşe tutularak öldürülmelerine ilişkin azmettirici ve planlayıcı 10 kişinin yargılanmasına başlandı.

Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanık Orhan Ünğan'ın yanı sıra tutuksuz sanıklar Bekir Karçiğa ve Ali Golzari katıldı. Müşteki Naji Sharifi Zindashti de duruşmada hazır bulundu.

Tutuklu sanık Ünğan, hakkındaki iddiaların doğru olmadığını öne sürerek, "Şikayetçi, dava konusunu, cinayeti kimlerin azmettirdiğini biliyor ama kendi çamaşırları ortaya dökülecek diye söylemiyor. Ali Golzari bu işi benim Zindashti ile yaptığımı ve kendisinin Dubai'den geldikten 12 gün sonra cinayetin işlendiğini söylüyor. Bu beyanlar doğru değildir. Kendisinin gelmesinden 2 gün sonra cinayetin işlendiği ortadadır." dedi.

Ünğan, kendisinin uyuşturucu kaçakçılığı yapmadığını da iddia ederek, şunları kaydetti:

"O zaman cemaate mensup özel yetkili savcı Zekeriya Öz ve bir kısım savcıların kumpasıyla bu iş yapılmıştır. Şikayetçi Naji, 2010 yılından beri Kemal Şerifi ismiyle cezaevinde yatmakta iken ABD'liler bununla görüşme istiyor. Savcı Cihan Kansız bunları görüştürüyor. Zekeriya Öz devreye giriyor, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başkanın muhalefetine rağmen üyelerin kararıyla bunlar tahliye ediliyor. Sonra o üyelerin tamamının FETÖ üyesi olmaktan görevden alındıklarını biliyorum. Gizli tanık Toprak'ın beyanları doğru değildir. Benim uyuşturucu madde kaçakçılığından bir mahkumiyetim yoktur. Ben PKK ile Hollanda'da mücadele ettiğim için bana kumpas kurulduğunu düşünüyorum."

-"Ünğan'ın beni öldürmek istediğini biliyordum"

Söz alan müşteki Zindashti ise tutuklu sanık Ünğan'dan şikayetçi olduğunu, öldürülen Arzu Sharifi Zindashti'nin kızı, Devrim Öztunç'un ise eşinin yeğeni olduğunu anlattı.

Zindashti, "Sanıklardan Orhan Ünğan'ın beni öldüreceğini daha önceden biliyordum. Yunanistan'da yakalanan 1 ton uyuşturucuyla ilgili olarak muhbirlik yaptığımı piyasaya söylüyordu. Kendi yönümden tedbir almaya çalışıyordum. Ancak çocukları öldüreceğini düşünmemiştim, genç çocukları öldürmeye yönelik bir amacının olduğunu düşünmüyorum. Hedef ben olduğum halde maktullerin öldürüldüğünü düşünüyorum. Sanıklardan şikayetçiyim."

Mahkeme heyeti, dosyanın kapsamı ve mevcut delil durumunu göz önünde bulundurarak tutuklu sanık Orhan Ünğan'ın bu halinin devamına karar verdi.

Heyet, duruşmaya gelmeyen tutuksuz sanıklar Hasret Saraçoğlu, Aslan Turan, Sabri Turan, Yavuz Yavuztürk ve Savaş Sarmusak'ın zorla getirilmesine karar vererek duruşmayı 20 Ocak'a erteledi.

- İddianameden

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Büyükçekmece'de 26 Eylül 2014'te ışıklarda duran Devrim Öztunç'un kullandığı ve Arzu Sharifi Zindashti'nin de içinde bulunduğu aracın, Hacı Osman Sezen ve Turgay Akar tarafından çapraz ateşe tutulduğu, Öztunç ile Zindashti'nin öldüğü belirtildi.

İddianamede, Pakistan'dan Belçika'ya sefer yapan bir gemideki 2,1 ton eroinin Yunanistan açıklarında yakalandığı, gemide bulunan ve şüpheli Orhan Ünğan'ın adamları olan Metin Sevimli ve Serhan Başkale'nin Yunan makamlarınca tutuklandığı, bu olaydan sonra uyuşturucu organizasyonu yapan kişilerden biri olan aslen İranlı, sahte Pakistan pasaportlu Shahid Ahmed ismini taşıyan kişinin İstanbul'a gelerek Naji Sharifi Zindashti ile irtibata geçerek görüştüğü ve yakalanan eroinin 1 tonunun hala Yunanistan'da bir depoda saklı olduğunu ve yasadışı yollardan İran'a gönderilmesini istediğini söyledi.

Eroinin taşınması olayında Zindashti'nin kendilerine yardımcı olamayacağını söylediği, bu olaydan yaklaşık 10 gün sonra Yunanistan'da depoda saklanan uyuşturucunun polislerce yakalandığı anlatılan iddianamede, uyuşturucunun gerçek sahipleri olduğu iddia edilen Orhan Ünğan, Çetin Koç ve İlhan Ünğan'ın uyuşturucunun yakalanmasından Naji Sharifi Zindashti'yi sorumlu tuttukları ve aralarında husumet oluştuğu kaydedildi.

Zindashti'yi telefonla tehdit ettikleri, Dubai'de ölen Çetin Koç'un Zindashti'ye tehdit maili attığı bildirilen iddianamede, şüpheliler Orhan Ünğan, İlhan Ünğan ve Çetin Koç'un, Hacı Osman Sezen ve Turgay Akar'a Zindashti'nin ortadan kaldırılması talimatı verdikleri, ortadan kaldırma sırasında şüphelilerden Nizamettin Yeke'den yardım alacaklarını söylediği, şüphelilerin İranlı olması nedeniyle şüpheli Ali Golzari'yi, Zindashti olduğu zannıyla takibe aldıkları ifade edildi.

Bir müddet sonra Orhan Ünğan'ın Dubai'de şüpheli Ali Golzari'yle bir yemekte buluşmaları sonucunda Zindashti yerine Golzari'yi takip ettiklerini öğrendiği, daha sonra şüpheli Hacı Osman Sezen'in müştekiyle ilgili bilgileri ve şüpheli Golzari'nin de yardımını alarak Zindashti'yi takip etmeye başladıkları, olay tarihinde Hacı Osman Sezen, Turgay Akar ve Bekir Karçiğa'nın şüpheli Yavuz Yavuztürk ile bir restoranda buluşup olayla ilgili görüşüp konuştukları, bu görüşmeden sonra Sezen ile Akar'ın 5-6 gün ortalarda görünmedikleri ve olaydan sonra Sezen'in ortaya çıkarak çevresine yanlış iş yaptıklarını, asıl hedefin İranlı Naji olduğunu ancak kızı ve araç sürücüsünün öldürüldüğünü söylediği ve Orhan Ünğan'ın olayı duyduktan sonra Sezen'e 'bir temizliği halledemediniz'' diye mesaj gönderdiği kaydedildi.

Şüpheliler Aslan Turan ve Sabri Turan'ın olayda kullanılan aracı kiralama yoluyla temin ettikleri belirtilen iddianamede, şüphelilerin bu yolla yardımda bulundukları ve polis tarafından yapılan soruşturma sonucunda polise yanlış bilgi verdikleri ve Hacı Osman Sezen ve Turgay Akar'ın 22 Aralık 2014'te öldüğü anlatıldı.

İddianamede, şüpheliler Yavuz Yavuztürk, Nizamettin Yeke, Bekir Karçiğa, Savaş Sarmusak, Aslan Turan, Sabri Turan, Hasret İlter Üzüm ve Ali Golzari hakkında ikişer kez ''tasarlayarak öldürme suçuna yardım etme'' suçundan 30 yıldan 40 yıla kadar, Orhan Ünğan, İlhan Ünğan hakkında da ikişer kez ''tasarlayarak öldürme suçuna azmettirme'' suçundan 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması isteniyor.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×