Bulgaristan’da “Arraiolos” grubu toplantısı

-Bulgaristan Cumhurbaşkanı Plevneliev: -“AB’de rekor sayıda kriz yaşanıyor ancak hiçbir ülke tek başına krizlerin üstesinden gelebilecek durumda değil” - Almanya Cumhurbaşkanı Gauck: -“Batı Balkanlar ülkelerinin Almanya dış siyasetinin bir önceliğini oluşturuyor olmalarından dolayı memnuniyet duyuyorum”

Bulgaristan’da “Arraiolos” grubu toplantısı

SOFYA (AA) - Bulgaristan Cumhurbaşkanı Rosen Plevneliev, ''AB’de rekor sayıda kriz yaşanıyor ancak hiçbir ülke tek başına krizlerin üstesinden gelebilecek durumda değil'' dedi.

Bulgaristan’ın ev sahipliğini yaptığı “Arraiolos” grubu ülkelerinin devlet liderlerinin 12. Dönem Toplantısı’na katılan 10 Avrupa Birliği (AB) ülkesi cumhurbaşkanı, AB sorunlarını ve Batı Balkanlar ülkelerinin AB’ye katılım sürecini görüştü.

AB parlamenter cumhuriyetleri devlet liderlerini bir araya getiren toplantının ardından, Sofya’daki Boyana Devlet Konutu’nda düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Bulgaristan Cumhurbaşkanı Plevneliev, “AB’de rekor sayıda kriz yaşanıyor ancak hiçbir ülke tek başına krizlerin üstesinden gelebilecek durumda değil.” diye konuştu.

Batı Balkanlar’ın AB’ye katılım sürecini değerlendiren Plevneliev, şunları kaydetti:

“Balkanlar AB’de kilit önem taşır. Bu önem 2015 yılında sığınmacı krizi zirveye ulaştığında tekrar gündeme gelmişti. Balkanlar’daki barış süreci özel bir değere sahip çünkü bölgedeki savaş anıları hala taze ve açılan yaralar halen kapanmış değil. Balkanlar’daki barış sürecinin tamamlanmış olduğunu görmek istiyoruz. Batı Balkanlar’ın AB’ye katılımı, Brexit’in verdiği mesaja karşı entegrasyon ve perspektif açısından olumlu bir mesaj olabilir.”

Plevneliev, Avrupa sınırlarından denetimsiz geçişlerin kabul edilemez bir durum olduğunu belirterek, AB’nin dış sınırlarındaki güvenlik kontrollerinin artırılacağını belirtti.

Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck ise "Avrupa’ya elveda demek isteyen bir Alman hükümeti hiç olmamıştır” ifadesini kullanarak toplantıya katılan tüm mevkidaşlarının da Avrupa Birliği’nden yana görüş belirttiklerine vurgu yaptı.

Batı Balkanlar ülkelerinin AB’ye katılım sürecini de değerlendiren Gauck, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Batı Balkan ülkelerinin Alman dış politikasında bir öncelik oluşturmalarından dolayı memnuniyet duyuyorum. Bu ülkelerin AB’ye yakınlaştırılmaları için çaba gösteriyoruz. Önceden belirlenmiş bir süre yok, ancak biz perspektif sunma konusunda hemfikir olduk. AB, üyeliğe aday olan tüm ülkelerin gelişiminin ortak motorudur.”

- Batı Balkanlar’a jest yapma gereği

Portekiz Cumhurbaşkanı Marcelo Rebelo de Sousa, AB’nin Batı Balkanlar’a olumlu bir jest yapmaması durumunda büyük bir hata yapmış olacağını belirterek, “Son dönemdeki sığınmacı göçü olayına baktığımızda Ortadoğu'daki savaşlar, insani etkenler, yaşanan değişiklikler gibi nedenlerini düşünmemek mümkün değil” dedi.

De Sousa, diğer 9 devlet yöneticisi ile iki gün boyunca popülizm, yabancı düşmanlığı, milliyetçilik ve karamsarlık gibi konuları görüştüklerini anlattı.


-“AB, Avrupa’nın genel gelişimini sağlayan bir örgüttür”


Polonya Cumhurbaşkanı Andrzej Duda, AB’nin tüm üyelerinin üyelik öncesi dönemine göre daha yüksek bir yaşam standardına sahip olduklarına işaret ederek, “AB, Avrupa’nın genel gelişimini sağlayan bir örgüttür. Biz sadece barış ve istikrar istiyoruz” şeklinde konuştu.

Letonya Cumhurbaşkanı Raimonds Vejonis, AB’nin Balkanlar’daki temsilinin çok güçlü olması gerektiğini kaydederek, “Balkan ülkelerinin Avrupa perspektifleri konusunda net bir mesaj vermeliyiz. Terörizm ve göç krizi tehdidini göz önünde bulundurarak barış ve iyi komşuluk ilişkilerini pekiştirmeliyiz.” ifadesini kullandı.

İtalya Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella, AB’nin kendine bakıp kusurlarını ararken, hangi konularda geri kaldığını araştırdığını söyledi. AB'nin ana çalışma alanlarının ekonomilerin yönetimi, göç ve terör tehditleri ile mücadelenin olması gerektiğini dile getirdi.

- AB’nin dış sınırları

Bulgaristan ve Romanya’nın bir an önce Schengen sahasına katılmaları gerektiğini savunan Macaristan Cumhurbaşkanı Janos Ader ise AB’nin içinde büyük bir güven krizinin yaşandığını öne sürdü. Ader, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Öncelikli olarak dış sınırlarımızı savunmak zorundayız ancak AB’nin kriz bölgesine yakın ülkelere karşı bir insani sorumluluğu da var. Sığınmacı kamplarında yaşayan herkes yardım almalı. Bu, ABD, Çin ve G20 devletlerinin ortak sorunudur. İstihbarat teşkilatlarının arasında işbirliği olmalı. Sadece bu şekilde uyuşturucu ve insan trafiğini engelleyebiliriz.”


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×