"Bu olaylar başlamışken beni evde tutamazsın"

- FETÖ mensubu askerlerin darbe girişimi sırasında Çengelköy'de hayatını kaybeden Yeni Şafak gazetesi çalışanı Mustafa Cambaz'ın evinde büyük hüzün yaşanıyor - Mustafa Cambaz'ın eşi Semra Cambaz: - "Eşime, 'gitme' dedim ama 'Bu olaylar başlamışken beni evde tutamazsın' dedi. Ölüme, uçar gibi, koşar gibi gitti"

19 Temmuz 2016 Salı 11:23

İSTANBUL (AA) - Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensubu askerlerin başlattığı darbe girişimi sırasında Çengelköy'de hayatını kaybeden Yeni Şafak gazetesi çalışanı Mustafa Cambaz'ın eşi Semra Cambaz, "Eşime, 'gitme' dedim ama 'Bu olaylar başlamışken beni evde tutamazsın' dedi. Ölüme, uçar gibi, koşar gibi gitti." dedi.

Mustafa Cambaz'ın eşi Semra Cambaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, eşinin darbe girişimini duyar duymaz Çengelköy'e gittiğini söyledi.

Semra Cambaz, "Olay günü eşim evdeydi. Askerlerin darbe girişiminde bulunduğunu duydu. O sırada çatışmalar başlamıştı. Patlama sesleri, tarama sesleri geliyordu. Eşime, 'gitme' dedim ama 'Bu olaylar başlamışken beni evde tutamazsın' dedi. Ölüme, uçar gibi, koşar gibi gitti." ifadelerini kullandı.

Eşinin darbeci askerlerden hesap sormaya gittiğini vurgulayan Cambaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Onlarla bir kavga halindeydi. Darbeci askerlere hesap sorar durumdaydı ama karşısına kanlı katillerin çıkabileceğini tahmin edemedi. Çatışmalar devam ederken telefonda oğluma, Çengelköy Karakolu'nun kurşunlandığını ve kendisinin köşeye sıkıştığını söylemiş. Ben o anda oğluma 'baban gitti' dedim. Ben o an eşimin öleceğini hissettim. O telefon konuşması aslında bir veda konuşmasıydı. O anda gerçekten eşim vurulmuş, hastaneye kaldırmışlar ama kurtarılamadı. Çengelköy Mezarlığı'nda toprağa verdik."

- "Babam sokaklarda olması gerektiğini söyledi"

Mustafa Cambaz'ın oğlu Alparslan Cambaz ise 15 Temmuz Cuma gecesi, babasının darbe girişimi olduğunu duyar duymaz evde duramadığını ve kendisine, önceki darbe dönemlerini yaşadığını ve sokaklarda olması gerektiğini söylediğini belirtti.

Alparslan Cambaz, şöyle devam etti:

"Babam Çengelköy'e indi ve daha sonra telefon açtı. Telefonda, askerlerin ateş açtığını ve kendisinin bir duvarın dibinde olduğunu söyledi. Tam o sırada silah seslerini duydum ve telefon kesildi. Bunun üzerine 'Ondan geldik, ona döneceğiz' yazılı tişörtümü giydim, abdestimi aldım ve Çengelköy'e gittim. İnsanların üstüne askerler tarafından ateş açılıyordu. Gözlerim babamı aradı ama onu bulamadım. Babam iki kurşunla göğsünden vurulmuş ve hastaneye kaldırılmış. İlk başta Çengelköy Medivia Hastanesi'ne oradan da Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne nakli yapılmış. Orada ise yapılan bütün müdahalelere rağmen kurtarılamadı."


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×