Batı medyası kamuyu aydınlatma görevini yapmadı

- 15 Temmuz'da gerçekleşen FETÖ'cü darbe girişimi sonrası Batı medyasının yaklaşımını değerlendiren uzmanlar, basının asli görevi olan kamuyu bilgilendirme görevinin yapılmadığını söyledi - SETA Genel Koordinatörü Duran: - "Zaten demokrasi olan Türkiye'nin böyle bir uyarıya ihtiyacı yok. Aksine Türkiye'nin FETÖ denilen yapıdan temizlenmesi lazım. Bugün Batı medyasının tavrı, demokratik itidal tavsiyesinden daha fazla bir durum olduğunu gösteriyor" - Eski AB Bakanı Dedeoğlu: - "Manşetlerin atılış biçimi, haberlerin de sanki 'Tamam darbe yapılmasını onaylamıyoruz ama asıl onaylamadığımız bundan sonra yapılacaklar' tarzı. Yani yeniden şimşekleri hükümetin üstüne çekmeye yönelik de bir tavır var"

Batı medyası kamuyu aydınlatma görevini yapmadı

ANKARA (AA) - Uzmanlar, Batı medyasının, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) kanlı darbe girişimini canları pahasına bastıran halka karşı üzücü bir tavır takındığını belirterek, kalkışmanın ardından başlatılan darbecilerin tasfiye sürecinin "demokrasi" hatırlatmalarıyla sekteye uğratılmak istendiğini söyledi.

Hükümetin darbe girişimi sonrası aldığı tedbirler, bazı uluslararası basın kuruluşları tarafından darbeden daha büyük tehdit olarak yansıtılırken, Batı kamuoyunun da Türkiye'deki süreçlerden tam haberdar olmadığı belirtiliyor.

Uluslararası basının, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası tutumuyla ilgili AA muhabirine açıklamalarda bulunan Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Genel Koordinatörü Prof. Dr. Burhanettin Duran, halkın demokrasi mücadelesinin çarpıtılarak yansıtılmış olmasının üzücü olduğunu söyledi.

Halkın sergilediği demokratik, sivil tepkinin birtakım Batılı medya kuruluşları tarafından "İslamcı ve cihatçı" olarak nitelendirildiğini hatırlatan Duran, bu arada da bazı başkentlerden demokrasi ve hukuk içerisinde kalma uyarılarının yapıldığını anımsattı.

Duran, "Zaten demokrasi olan Türkiye'nin böyle bir uyarıya ihtiyacı yok. Aksine Türkiye'nin FETÖ denilen yapıdan temizlenmesi lazım. Bugün Batı medyasının tavrı, demokratik itidal tavsiyesinden daha fazla bir durum olduğunu gösteriyor." değerlendirmesinde bulundu.

Bu yaklaşımı, Türkiye'ye yönelik önceden başlatılan kampanyanın devamı olarak görmenin mümkün olduğunu kaydeden Duran, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Eğer darbe başarılı olsaydı, uluslararası medya, Erdoğan'ın nasıl bir 'diktatör olarak devrildiğinin' hikayelerini anlatacaktı. Şimdi madem Erdoğan ve AK Parti iktidarı yıkılmadı, o zaman sınırlandırılması, gerekli tasfiyeleri yapamaması ve dış güçlerin kullanışlı aparatlarının kurumlarda kalması için böyle bir kampanyaya başladılar."

Duran, uluslararası basının, Türk halkının her kesiminin ittifakla katkı verdiği ve sorumlusu olarak FETÖ örgütünü gördüğü bir durumda çok büyük bir hata yaptığını belirterek, "Bu da Türkiye'yi anlamamak, dinamiklerini görmemektir." diye konuştu.

- "Uluslararası medya, hiç bu kadar kendi ilkelerinden uzak konuma düşmemişti"

Batı medyasının, savunduğu değerlerle son derece çelişen bir tutum sergilediğine işaret eden Duran, şöyle devam etti:

"Birtakım medya ve düşünce kuruluşlarındaki Türkiye'ye ideolojik bakan uzmanlar üzerinden bu tür yorumların yapılması, Batı medyasının Türkiye kamuoyundaki zaten zayıf olan imajını iyice yerlere düşürdü. Silkinip kendilerine gelmelerinde fayda var çünkü medyanın da doğru haber vermek, demokrasilerin yanında yer almak gibi sorumlulukları var. Uluslararası medya, hiç bu kadar kendi ilkelerinden uzak bir konuma düşmemişti."

Türkiye'deki darbe teşebbüsü karşısında net bir tavır almayarak, demokratik tepki verenlere karşı olumsuz yorumların yapılmasının Batı medyasının değerleri noktasında iflası olduğunu dile getiren Duran, "Yapılmak istenen, Türkiye'nin demokratik tepkiyle kendi önceliklerini ortaya koyabilen iradesini sınırlandırmak, anti demokratik darbe girişiminde bulunan yapıyı tasfiye etme girişimini engellemektir." ifadesine yer verdi.

-"Yeniden şimşekleri hükümetin üstüne çekmeye yönelik tavırları var"

Eski Avrupa Birliği (AB) Bakanı Prof. Dr. Beril Dedeoğlu da Türkiye’de yaşanan darbe girişiminde neler olup bittiğini Batı kamuoyunun çok anlamadığını ve 15 Temmuz darbesinin de daha önceki darbeler gibi olduğunu düşündüklerini söyledi.

Dedeoğlu, "Batı medyasında yer alan haberler, AK Parti hükümetinin tıpkı kendileri gibi demokratik yollardan seçilerek geldiğine ne kadar şüpheli baktıklarını da açığa çıkaran bir durum oldu. Ayrıca manşetlerin atılış biçimi, haberlerin de sanki, 'Tamam darbe yapılmasını onaylamıyoruz ama asıl onaylamadığımız bundan sonra yapılacaklar' tarzı. Yani yeniden şimşekleri hükümetin üstüne çekmeye yönelik de bir tavır var." diye konuştu.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×