Başbakan Yıldırım'ın yabancı medya temsilcileriyle buluşması

- Yıldırım: (2) - "(Suriye) Özellikle bölge ülkeleri İran, Türkiye, Suudi Arabistan, Körfez başta olmak üzere Amerika ve Rusya'nın da dahil olacağı bir yapıyla behemehal çözümün sağlanması hedefimiz" - "(Mısır'la ilişkiler) 'Darbe olmadığını kabul edelim, ilişkileri geliştirelim' düşüncesinde değiliz. İşin adını koyduk. Burada bir darbe var. Mısır yönetimi de 'Biz darbeci değiliz.' diyorlarsa bunu dünyaya izah etsinler. Dünyadan önce kendi halklarına izah etsinler" - "Bugünden yarına en üst düzeyde ilişkilerin düzelmesini öngörmüyoruz ama bir yerden başlamak gerektiğini düşünüyoruz. Bunun için iki ülke halkı arasında tam bir anlayış birliği var. Mısır ve Türkiye halkı birbiriyle kardeştir ve dosttur. Şartlar ne olursa olsun, tepede hangi rüzgar eserse essin aşağıda insanlar bir ve beraber olmaya çok önem veriyor"

Başbakan Yıldırım'ın yabancı medya temsilcileriyle buluşması
20 Ağustos 2016 Cumartesi 16:31

İSTANBUL (AA) - Başbakan Binali Yıldırım, Suriye'de çözüme ilişkin, "Özellikle bölge ülkeleri İran, Türkiye, Suudi Arabistan, Körfez başta olmak üzere Amerika ve Rusya'nın da dahil olacağı bir yapıyla behemehal çözümün sağlanması hedefimiz." dedi.

Yıldırım, Vahdettin Köşkü'nde yabancı basın mensuplarıyla bir araya geldiği toplantıda, Suriye'de en öncelikli işlerinin insanların daha fazla ölmemesini ve yerlerinden edilmemesi konusunda adımların atılması olduğunu söyledi.

Bunun için oradaki partnerlerin ve ortakların ikna edilmesi gerektiğini anlatan Yıldırım, "Özellikle bölge ülkeleri İran, Türkiye, Suudi Arabistan, Körfez başta olmak üzere Amerika ve Rusya'nın da dahil olacağı bir yapıyla behemehal çözümün sağlanması hedefimiz. Bu konuda da kötümser değiliz. Artık bunun geç bile kaldığını düşünüyoruz. O yüzden de Türkiye olarak daha fazla bu konuda gayret edeceğiz çünkü bu bizim de canımızı yakıyor. Oradaki istikrarsızlık gerek Irak'ta gerek Suriye'de bize bölücü terör örgütü olarak bir bedel çıkarıyor. Bunu da gözden kaçırmamak lazım." diye konuştu.

Binali Yıldırım, "Geçiş dönemi Esed'le olabilir mi, bunun bir süresi var mı?" şeklindeki soruya "Esed'in muhatabı oradaki rejim muhalifleridir. Bizim Esed'le veya oradaki bir grupla oturup bir şey konuşmamız Türkiye olarak söz konusu değil. Orada taraflar var. Taraflar kimler? Tarafların arkasında ve yanında olanlar var. Tarafların yanında olanlar da diyor ki, 'Tarafları bir araya getirelim. Otursun konuşsunlar ve çözüme ulaşsınlar.' Bütün mesele bu. Bir kişiye dönüp dolaşıp, çözümü o noktaya bağlamak çözümsüzlüğe razı olmaktır. Onu kast ediyorum." yanıtını verdi.

- Esed'in PYD'ye müdahalesi

"Suriye rejim uçakları perşembeden beri Kuzeydoğu Suriye'de Kürt bölgelerini bombalıyor. Amerika koalisyon uçaklarını Haseke'ye yönlendirdi. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusu üzerine Yıldırım, şöyle devam etti:

"Yeni bir gelişme. Uzun süreden beri rejim, PYD üzerinde herhangi bir hareketi yoktu. Geçtiğimiz hafta Haseke'yi bombaladılar. Bu, yeni bir durum ve gelişmedir. Çok ilginç. Bu konuda belli ki artık rejim de anladı ki kuzeyde oluşturulmaya çalışılan Kürt yapılanması Suriye'nin tehdidi olmaya başladı. Öyle okuyoruz biz."

Başbakan Binali Yıldırım, 15 Temmuz'daki darbe girişimi akşamı yaşadıklarının ve Milli İstihbarat Teşkilatı'na gelen bilgilerin sorulması üzerine şunları söyledi:

"O gün 16.00'da neler olduğu çok konuşuldu. Ama asıl olan Türkiye'nin bir darbe girişimine maruz kalmasıdır. O gün Milli İstihbarat Teşkilatı'na bir ihbarcı geliyor ve bilgileri aktarıyor. O bilgiler de Genelkurmay'la paylaşılıyor. Bunların paylaşılması darbe girişiminin önlenmesine yetmiyor. Başta Genelkurmay Başkanı olmak üzere bütün kuvvet komutanları en yakın adamları tarafından etkisiz hale getiriliyor ve darbenin merkezi Akıncılar'a götürülüyor. Bilgi oraya gitmedi, buraya gitmedi... Sonuç önemli. Keşke bize gelmemiş olsa da darbe girişimi olmasaydı. Neticede bu girişimin baştan önlenebilmesi bu kadar tahribat, zararı oluşturmazdı. 240 şehidimiz var. 2 bin 195 gazimiz ve yaralımız var. Onlara da Allah'tan rahmet diliyorum. Şahsımızla ilgili de başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere planı... En başta Cumhurbaşkanımızı devre dışı bırakmak, ölü veya sağ fark etmez. Bunu zaten ifadelerinde söylüyorlar. Başbakanı ve hükümeti de yıkmak. Yurtta Sulh Konseyi adına yönetime el koymak. Proje bu. Bu amaçla o gece bir iki kritik sıkıntı yaşadık. Biz, köprüden geçtikten 5 dakika sonra köprü kapatıldı. Kıl payı kurtulduk diyebilirim. İkincisi Tuzla'daki evimden çıkarken, tanklar durdurdu. Yanlarında geçerken. Bir müddet onları takip ettik ve fırsatını bulup oradan da uzaklaşmayı başardık. Yol üzerinde de bir ateş açma durumu oldu. Allah'tan orada da bir şey olmadı."

- Mısır'la ilişkilerin geleceği

Başbakan Binali Yıldırım, Mısır'la ilişkilerin geliştirilmesi konusunda ise şu değerlendirmelerde bulundu:

"Mısır'da bir darbe oldu. Türkiye'dekine benzer bir darbe oldu ama orada darbeciler kazandı. Bizim o darbeyi meşru saymamız mümkün değil. Cumhurbaşkanımız çok açık söyledi. Birçok dünya ülkesi o darbeyi meşru saydı. Çünkü darbeciler başarılı olduğu için herhalde 'Giden ağam gelen paşam' dediler. Kabul ettiler. Biz hala kabul etmedik. Mısır'la ilişkilerimizi geliştirmek istiyoruz. İrademizi de beyan ettik. Bu temelde gerçekleştirmek istiyoruz. Darbeyi kabul edelim. 'Darbe olmadığını kabul edelim, ilişkileri geliştirelim' düşüncesinde değiliz. İşin adını koyduk. Burada bir darbe var. Mısır yönetimi de 'Biz darbeci değiliz.' diyorlarsa bunu dünyaya izah etsinler. Dünyadan önce kendi halklarına izah etsinler. Bütün bunlara rağmen Mısır'la ekonomik, kültürel ilişkilerimizi, Akdeniz'in kıyısını kullanan iki ülke olarak geliştirmek ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz. Bu konuda müspet bir bakış açısına sahibiz. Bugünden yarına en üst düzeyde ilişkilerin düzelmesini öngörmüyoruz ama bir yerden başlamak gerektiğini düşünüyoruz. Bunun için iki ülke halkı arasında tam bir anlayış birliği var. Mısır ve Türkiye halkı birbiriyle kardeştir ve dosttur. Şartlar ne olursa olsun, tepede hangi rüzgar eserse essin aşağıda insanlar bir ve beraber olmaya çok önem veriyor. Ortak değerlerimiz var. Siyasi ilişkiler uzun vadeli milletlerin arasındaki ilişkileri de fazla bozmamalıdır. Siyasetçinin görevi halkın beklentilerini görmek ve ona göre kendi durumlarını da gözden geçirmek olmalıdır. Bu anlamda da biz, olumlu bakıyor ve müspet düşünüyoruz. Mısır'la ilişkilerimizin geliştirilmesinin bölge ve her iki ülke halkı için hayati öneme sahip olduğunu düşünüyoruz."

Darbecilerin dışarıdan destek alıp almadıklarını konusunda da yoğun sorular olduğunu dile getiren Yıldırım, bunu darbeye teşebbüs edenlerin verecekleri ifadelerle belli olacağını söyledi. Yıldırım, bu konuda kendilerinin zanla hareket etmediklerine vurgu yaparak, çeşitli ülkelerin istihbarat örgütlerinin darbe destek verdikleri yönünde basında sıkça haberler olduğunu hatırlattı.

Ülkeyi yönettiklerini belirten Yıldırım, zanla amel edemeyeceklerini dile getirdi. Yıldırım, darbenin sahibinin FETÖ olduğunu aktararak, onlara destek verilip verilmediğinin ise zamanla ortaya çıkacağını kaydetti.

(Sürecek)

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×