Başbakan Yıldırım ATV-A Haber ortak yayınında (5)

- Yıldırım, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Akar'a rehin alındığı sırada darbeci askerlerin "Sizi kanaat önderimiz Fetullah Gülen ile görüştürelim" diye teklifte bulunduğunu ancak Akar'ın "bu teklifi kabul etmediğini" kendisine aktardığını söyledi - Başbakan Yıldırım: - "(Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı'nın lağvedilmesi) Onun kararını aldık, artık burada, bu yerleşkede Muhafız Alayı olmayacak" - "Genelkurmay Başkanlığı doğrusu Başbakanlığa bağlı kalmalıdır. Hatta başkanlık sistemine geçtiğimizde de Cumhurbaşkanlığına bağlanmalıdır. Madem Başkomutan Cumhurbaşkanıdır, Genelkurmay Başkanı da Cumhurbaşkanlığına bağlanmalıdır."

Başbakan Yıldırım ATV-A Haber ortak yayınında (5)

ANKARA (AA) - Başbakan Binali Yıldırım, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'a rehin alındığı sırada darbeci askerlerin "Sizi kanaat önderimiz Fetullah Gülen ile görüştürelim" diye teklifte bulunduğunu ancak Akar'ın "bu teklifi kabul etmediğini" kendisine aktardığını söyledi.

Yıldırım, A Haber ve ATV ortak yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

"Genelkurmay Başkanlığının Milli Savunma Bakanlığına bağlanmasının alınacak tedbirler arasında olup olmadığına" ilişkin bir soru üzerine Yıldırım, "Hayır, Genelkurmay Başkanlığı doğrusu Başbakanlığa bağlı kalmalıdır. Hatta başkanlık sistemine geçtiğimizde de Cumhurbaşkanlığına bağlanmalıdır. Madem Başkomutan Cumhurbaşkanıdır, Genelkurmay Başkanı da Cumhurbaşkanlığına bağlanmalıdır." dedi.

Darbe girişiminde cuntacıların Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayında silahlandıklarının hatırlatılması üzerine Yıldırım, FETÖ'nün darbe girişiminde bulunduğu gece TRT'yi basan ekibin Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayından hareket ettiğini belirterek, alayın lağvedilip edilmeyeceğine ilişkin, "Onun kararını aldık, artık burada, bu yerleşkede Muhafız Alayı olmayacak." ifadesini kullandı.

Başbakan Yıldırım, olay gecesi Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ın rehin alındığını, ordu başsız kalmasın diye 1. Ordu Komutanı'nı Genelkurmay Başkanı olarak atadıklarını hatırlatarak, yaşanan süreci şöyle anlattı:

"Sonra da Akıncı Üssü'ne hava saldırıları düzenledik. İlk emri ben verdim. Orada biraz oyalandılar, sonra da yerine getirilmedi. Cumhurbaşkanımıza da aktardık, Cumhurbaşkanımız da müdahale etti. Zaman kazandı, ayak sürüttüler. Ondan sonra Cumhurbaşkanımıza söyleyince bombalandı. En son öğlen sıralarında bombalandı. Bizim ilk havadaki baskılama işini başarıyla tamamladıktan sonra Genelkurmay Başkanı'nı da serbest bıraktılar. Genelkurmay Başkanımız beni aradı telefondan, 'beni bıraktılar, burdan aldırın.' dedi. Ben hemen arkadaşlara talimat verdim. O ara bizim helikopter göndermemize de ihtiyaç kalmadan, oradan bir helikopterle kendisini gönderdiler buraya, Çankaya'ya. Ben de karayoluyla geldim burada görüştük, olayın gelişimi böyle."

"Genelkurmay Başkanı Orgeneral Akar'ın Fetullah Gülen ile görüştürülmek istendiğine" ilişkin bir soru üzerine Yıldırım, "Orada bana anlattı, 'Bana (sizi kanaat önderimiz Fetullah Gülen ile görüştürelim) diye teklif ettiler, ben kabul etmedim' dedi. Bunu da daha sonra şikayetçi olarak ifade verdi Sayın Genelkurmay Başkanımız ve orada söyledi, yazılı olarak ifadesinde de onu geçirtti." diye konuştu.

Gelecek hafta Yüksek Askeri Şura (YAŞ) Toplantısı yapılacağı hatırlatılarak, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Galip Mendi'nin sağlık durumuna ilişkin soruya Yıldırım, "Galip Mendi'nin biraz rahatsızlığı var, tedavi görüyor. Belirli bir süreden beri devam eden ciddi bir rahatsızlığı olduğunu söylediler. Onun detayına girmeyelim. Mutlaka bu atamalarda dikkate alınacak, şüphesiz." yanıtını verdi.

Yıldırım, "Komuta kademesinde bir değişiklik beklenebilir mi?" şeklindeki bir soru üzerine ise "Bunlarla ilgili herhangi bir kararımız şu anda söz konusu değil. Bütün bunları Sayın Cumhurbaşkanımızla değerlendireceğiz, YAŞ'ta değerlendireceğiz, bu kararları vereceğiz." dedi.

"Çok sayıda generalin gözaltında olduğu ve bunun zafiyet yaratacağına ilişkin endişelerin söz konusu olup olmadığına" ilişkin bir soru üzerine ise Yıldırım, tedbirlerin alındığını bildirdi.

Eski generallerin geri dönebileceğine dair iddiaların hatırlatılmasına Yıldırım, "Öyle bir ihtiyaç olduğunu zannetmiyorum. Silahlı Kuvvetler kendi şu andaki personel kabiliyeti bakımından herhangi bir eksikliğe mahal vermeden ihtiyaçlarını görebilecek durumdadır." karşılığını verdi.

- "CHP'nin mitingine destek veriyoruz"

Binali Yıldırım, "İdam cezası gelmesi halinde sadece darbe girişimine katılanlarla mı sınırlı olacağı yoksa Türk hukuk sisteminde kalıcı mı olacağına" ilişkin soru üzerine şu değerlendirmeyi yaptı:

"Bu hakikaten canımızı yakan bir iştir. İnsanlar maalesef çok acı bir şekilde gözü dönmüş caniler tarafından ateş edilerek, üzerlerine tanklar sürülerek şehit edildiler. Tabii halkta büyük bir infial var, büyük bir öfke var. 'İdam, idam' diye gittiğimiz yerlerde, meydanlarda."

Vatandaşların halen demokrasi nöbeti tuttuğunu dile getiren Yıldırım, vatandaşların ülke ve milletin tehlikede olmadığından yüzde 100 emin olmak istediği için gönüllü olarak nöbet tuttuğunu belirtti.

Yarın Cumhuriyet Halk Partisi'nin Taksim'de bir miting düzenleyeceği hatırlatılan Yıldırım, şunları kaydetti:

"Bütün partiler, AK Parti dahil, biz de bu mitinge destek veriyoruz. Çünkü mesele memleket meselesi, parti meselesi olmaktan çıktı. Bu vesileyle söylemek istiyorum. Olayın olduğu ilk andan itibaren, yarım saat içerisinde Sayın Bahçeli ve Sayın Kılıçdaroğlu ile görüştüm. Onlar aradı, ulaşamamışlar. Ben aradım, görüştük kendileriyle, 'Açıkça biz bunu asla kabul etmiyoruz ve ülkemizin, milletimizin yanındayız, darbelerin her türlüsüne karşıyız'. Bununla da kalmadılar. Ben bundan büyük bir memnuniyet duyduğumu ifade ettim; 'Biz vatandaşı meydanlara davet ettik, Siz de lütfen bütün partililerinize bu çağrıyı yapar mısınız?' dedik, 'Memnuniyetle yaparız.' dediler. Böylece artık tek vücut olarak, hep beraber, her görüşten, her partiden vatandaşlarımız akın akın meydanları doldurdular. Ben bu sağduyulu, bu milli duruş sebebiyle bütün partilerimize teşekkür ediyorum."

Bu işin en büyük kahramanının "millet" olduğunu vurgulayan Yıldırım, "Cumhurbaşkanımızın, Başkomutanımızın, 'Bu işte direneceğiz, sonuna kadar mücadele edeceğiz, Hakkın ve halkın emanetini bu çapulculara teslim etmeyeceğiz' beyanı, kararlılığı ve bunun üzerine halkın meydanlara inmesi, ayrıca hükümetimizin de bu konudaki kararlılığı elimizdeki sınırlı güçlerle de bu belayı defettik." ifadelerini kullandı.

"Ankara'da vatandaşları bombalayan jetlerin pilotları gözaltında mıdır?" sorusuna Yıldırım, "Tabii, zannediyorum büyük oranda gözaltına alınanlar var, tutuklananlar var." yanıtını verdi.

Başbakan Yıldırım, Rus uçağını düşüren pilotların gözaltına alınıp alınmadığına ilişkin olarak da onların da gözaltında olduğu bilgisinin geldiğini anlattı.

Ne kadar askeri personelin firarda olduğunun sorulması üzerine ise Yıldırım, "Çok fazla değil, Sayın Cumhurbaşkanımızın kaldığı yere onu öldürme maksadıyla giden bir ekip var. SAT komandoları var. İşi beceremeyince orada kaldılar, zannediyorum 15-16 onlar var, Yunanistan'a kaçanlar var. Sağa sola 3-5 tane kaçan var. Yani çok fazla sayı yok." açıklamasında bulundu.

Başbakan Yıldırım, bütün bu olaylar sırasında Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine kayıtlı olmayan mühimmat kullanıldığına dair iddialara ilişkin ise bunların araştırıldığını ancak çok fazla bir bulguya rastlanamadığını kaydetti.

(Sürecek)


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×