"Balyoz'da kumpas" davası

- "Balyoz Planı" davasındaki bazı sanıklara kumpas kurulduğu iddiasına ilişkin yargılanan sanıklar ifade verdi - Sanık Yasemin Çongar: - "Darbe hazırlığını düşündüren planları, kağıt çıktılar üzerinden okudum. Söz konusu plan, Taraf gazetesinde hiçbir zaman yayımlanmadı. Bu konuda, Anayasa Mahkemesi'nin 17 Mayıs 2016 tarihli kararı delildir" - Sanık Ahmet Altan: - "Devletin anayasal düzenini ortadan kaldırmak üzere hazırlanmış planlar, devlet sırrı olamaz" - Sanık Yıldıray Oğur: - "1. Ordu Komutanlığı'ndan çıkan bu belgelerin art niyetli olduğunu ve devlet sırrı olamayacağını düşündük. 2010 yılında bu örgütün (FETÖ) propagandasını yapmanın kapısı aralanırsa, dışarıda çok az kişi kalır. FETÖ örgütünün ismiyle bir anılmak bile yeterli bir ceza benim için"


İSTANBUL (AA) - Beraat kararıyla sonuçlanan "Balyoz Planı" davasındaki bazı sanıklara kumpas kurulduğu iddiasına ilişkin yargılanan sanıklar Mehmet Baransu, Ahmet Altan, Yasemin Çongar ve Yıldıray Oğur, mahkemede ilk kez ifade verdi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmanın öğleden sonraki bölümünde söz alan şikayetçilerin avukatı Hüseyin Ersöz, Balyoz davasında müvekkillerine suç isnat edilen belgelerin, Birinci Ordu Karargahı'ndan çıkarılmış gizli belgeler olduğunu ve sanıkların, bu belgeleri sahte dokümanlara gerçek süsü vermek için kullandıklarını öne sürdü.

Avukat Ersöz, "Belgelerin 1. Ordu Karargahı'ndan çıkarılmasında sanıkların dahli bulunmaktadır." diyerek, müvekkillerinin suçtan doğrudan zarar gördüğü için davaya katılma talebinde bulundu.

- "Devlet sırları yayınlanmadı"

Taleplerin ardından sanıkların ifadesine geçildi.

Tutuksuz sanık Yasemin Çongar, Baransu'nun gazeteye getirdiği CD ve DVD formatındaki belgeleri elektronik ortamdan kağıt üzerine aktarıldıktan sonra gördüğünü belirterek, "CD ve DVD'ler üzerinde bizzat inceleme yapmadım. Darbe hazırlığını düşündüren planları, kağıt çıktılar üzerinden okudum. O çıktılarda Egemen Harekat Planı olarak adlandırılan savaş planına ilişkin hiçbir şey yoktu. Söz konusu plan, Taraf gazetesinde hiçbir zaman yayımlanmadı. Bu konuda, iddianamede yer alan bilirkişi raporu ve Anayasa Mahkemesi'nin 17 Mayıs 2016 tarihli kararı delildir. Devlet sırrı ve gizlilik kapsamına giren belgeler, Taraf gazetesinde yayımlanmamıştır." ifadelerini kullandı.

Çongar, hakkındaki suçlamaları kabul etmeyerek, beraatini talep etti.

- "Darbe planı, devlet sırrı olamaz"

Duruşmada savunmasını yapan Ahmet Altan, iddianamede kendisi ile ilgili suçlamayı anlayamadığını, kanıtların gösterilmediğini öne sürdü.

Taraf gazetesinde "Balyoz Darbe Planı"nın belgelerini yayınladıklarını belirten Altan, "Bizim yayınladığımız, askeri bir seminerde, açıkça emre itaatsizlik eden bir grup komutanın hazırladığı ve görüştüğü darbe planının parçalarıydı. Eğer siz bizim yayınladığımız belgelerin gerçekliğini kabul ediyorsanız, bu belgelerin devlet sırrı olduğunu iddia ediyorsanız, darbe girişiminin planlarının gerçekliğini de kabul ediyorsunuz demektir. Sayın yargıç, devletin anayasal düzenini ortadan kaldırmak üzere hazırlanmış planlar devlet sırrı olamaz." diye konuştu.

Darbe planının yayınlamanın suç olmayacağını kaydeden Altan, şöyle devam etti:

"Siz, bizi Egemen Planı denilen planları elde etmekle ve açıklamakla suçluyorsanız, bu davanın derhal düşürülmesi gerekir. Çünkü biz o planları görmedik, yayınlamadık. Taraf gazetesinin arşivlerine bakarsanız, o belgelerin yayınlanmadığını görürsünüz. Ayrıca, Adalet Bakanlığı ve Anayasa Mahkemesi de o belgelerin Taraf gazetesi tarafından yayınlanmadığını resmen açıklamıştır."

- "FETÖ'yle anılmak bile yeterli bir ceza"

Sanık Yıldıray Oğur savunmasında, yazı işlerinin yönlendirmesi üzerine firari sanık Tuncay Opçin ile birkaç kez görüştüğünü ve haberler yaptığını anlattı.

Gazetecilik dışında bir amacının bulunmadığını belirten Oğur, "Darbeciliğe karşı savaşmak motivasyonuyla haberler yaptık. 1. Ordu Komutanlığı'ndan çıkan bu belgelerin art niyetli olduğunu ve devlet sırrı olamayacağını düşündük. 2010 yılında bu örgütün (FETÖ) propagandasını yapmanın kapısı aralanırsa, dışarıda çok az kişi kalır. FETÖ örgütünün ismiyle bir anılmak bile yeterli bir ceza benim için." dedi.

Oğur, Balyoz Darbe Planı'nda yer alan bilgilerin gerçek isimlerden oluştuğunu, ses kayıtlarının da bunu doğruladığını belirterek, 1. Ordu Komutanlığı'ndan çıkan bu belgelerin, art niyetli olduğunu ve devlet sırrı olamayacağını düşündüklerini söyledi.

Üzerine atılı hiçbir suçlamayı kabul etmediğini beyan eden Oğur, "Yaptığımız bütün işler gazetecilik faaliyeti kapsamındadır." diye konuştu.

Tutuklu sanık Baransu da savunmasında, hakkında iddia edilen silahlı terör örgütleriyle bir alakasının bulunmadığını iddia ederek, şunları kaydetti:

"MİT tırlarını durduran albay, bugün general ve FETÖ'den tutuklu. Ben nasıl bir örgütün üyesiyim ki, mensubu olduğum örgüt üyelerinin haberlerini yapıyorum. Üzerime iftiralar atılıyor, intikam hırsıyla açılan davalardır bunlar. Üzerime atılı hiç bir suçtan dolayı ifadem alınmamıştır. 18 aydır tutukluyum. Tahliyemi talep ediyorum."

Mahkeme heyeti, tutuklu sanık Mehmet Baransu'nun üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, kaçma şüphesi, dosyadaki raporlar, mevcut delil durumu ile kuvvetli suç şüphesinin varlığı ile adli kontrol tedbirlerinin bu aşamada yetersiz kalacağını göz önüne alarak, tutukluluk halinin devamına karar verdi.

Heyet, savunmaları alınan sanıklar Çongar, Altan ve Oğur'un duruşmalardan vareste tutulmalarına hükmetti. Müştekilerin davaya katılma talebini kabul eden heyet, duruşmayı 23 Kasım'a erteledi.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×