Aynı aileden üç gazi

- FETÖ'cü darbeci askerlerin halka kurşun sıktığı 15 Temmuz'da aynı aileden üç kişi yaralandı - Baba Ali ve anne Jale Usta, Borsa İstanbul Binası'nın çatısındaki keskin nişancının kurşunlarıyla oğulları Mehmet Fatih ise araçların arasında kalarak yara aldı - Usta ailesindeki üç gazi, benzer bir hadise olması halinde, hiç tereddüt etmeden yine darbecilere karşı mücadele etmeye koşacaklarını dile getirdi - Kolundan yaralanan Ali Usta: - "Türkiye çok önemli bir noktada. Türkiye ayağa kalkarsa, İslam alemindeki mazlumlar ayağa kalkar. Onun için bizi bize bırakmıyorlar. 15 Temmuz'un bu milletin geleceği için milat olacak" - Bacaklarından yaralanan Jale Usta: - "Biz 'Benim yavrum annesiz yaşar ama vatansız yaşayamaz.' diyen bir neslin torunlarıyız. Bu ülkeyi kolay bulmadık ki, kolay bırakıp gidelim. Şimdi ağlayalım ki sonra çocuklarımız gülsün"

Aynı aileden üç gazi

İSTANBUL (AA) - ADEM DEMİR - HİKMET FARUK BAŞER - Fethullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbeci askerlerinin halka kurşun sıktığı 15 Temmuz'da aynı aileden üç kişi yaralandı. Baba Ali ve anne Jale Usta, Sarıyer'deki Borsa İstanbul Binası'nın çatısındaki keskin nişancının kurşunlarıyla oğulları Mehmet Fatih Usta ise araçların arasında kalarak yara aldı.

Usta ailesinin gazileri, benzer bir hadisenin olması halinde hiç tereddüt etmeden yine darbecilere karşı mücadele etmeye koşacaklarını dile getirdi. Sarıyer'deki evlerinde tedavileri devam eden 53 yaşındaki inşaat mühendisi Ali ve eşi Jale Usta, o gece yaşadıklarını AA muhabirine anlattı.

Aile reisi Usta, darbe haberini duyunca, "Bu zamanda darbe mümkün değil" diye düşünerek hiç anlam veremediğini ve yapılanlara inanmadığını söyledi. İlk tepkisinin "Şaka herhalde. 2016'da darbe olur mu? Olursa da millet izin vermez." olduğunu dile getiren Usta, "Darbe ne demek, benim irademi ters yüz etmek, bana rağmen beni yönetmek demektir. Ayrıca benim seçtiklerimin görev süresi henüz dolmadı. Nasıl olur? Ayrıca Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte bu millette bir özgüven oldu. Millet kendi iradesinin üstünde bir irade tanır mı? Böyle düşününce kan beynime sıçradı. 'Sen kimsin ki, beni yöneteceksin. Ben sana beni yönetme yetkisi verdim mi?' diyerek yollara düştük." diye konuştu.

Usta, darbe girişimi öncesi memleketi Trabzon'da olduğunu ve bir dostunun çocuğunun düğünü için geldiğini, 15 Temmuz'da düğüne katıldıktan sonra arkadaşlarıyla bir yerde çay içerken şaka gibi trajikomik haberi aldıklarını kaydetti.

Mahallelerindeki AK Parti ilçe teşkilatında toplandıklarını ve halkın hızlı şekilde toplandığını görünce darbecilerin başaramayacaklarına olan kanaatinin güçlendiğini dile getiren Usta, "Allah millete cesaret verdi. Tankın silahın üzerine yürüyor. Vatandaş, yanındaki kardeşi düşüyor ama kendisi devam ediyor. Darbeyi engellemek bu millete nasip oldu. Halkın dünyada engellediği tek darbe girişimi budur herhalde. Bu başka bir millete nasip olmamış bir şereftir." ifadelerini kullandı.

- "Rabbim nasıl bir güç verdi?"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Atatürk Havalimanına geleceği haberini duyduktan sonra ailecek onu karşılamaya gitmek için araçla yola çıkarken Borsa İstanbul Binası önünde darbeci askerlerle karşılaştıklarını anlatan Ali Usta, sözlerine şöyle devam etti:

"İstinye Parkı'nın orada darbeci askerlerin vatandaşlara ateş ettikleri haberini aldık. Ne demek halka ateş etmek. Bundan sonra araçlarını bırakan herkes Borsa İstanbul'un oraya doğru koşmaya başladı. Askerler borsa binasını basmış, çatısına keskin nişancı çıkarmışlardı. Herkes onlara doğru yürüdü. Ben ve eşim kurşun yarası aldık, evlatlarım almadı. Borsa binasının çatısından açılan ateşle vurulduk. Kolu hiç önemli değildi. O gün bu millete ne oldu? Rabbim nasıl güç verdi herkese? Vurulunca o anda insanın içinde korku olmuyor.

Ben vurulunca büyük oğlum beni güvenli yere getirdi. Kurşun oğlumun kulağının dibinden geçmiş. Zaten daha sonra oğlumun da panzerler arasında kalıp yaralandığını öğrendim. O anda bize bir şey söylemedi. Darbeciler yardıma gelenlere daha insafsız davrandılar. Erol Olçok'u tek kurşunla, babasına yardıma giden oğlu Abdullah'ı ise iki kurşunla şehit etmişler. Borsa İstanbul binasının önünde de şehitlerimiz oldu. Eşimle beni farklı hastanelere götürdüler. Ben 10 gün hastanede tedavi gördükten sonra taburcu edildim. İnşallah bu milletin başına böyle bir olay gelmeyecek."

- "Türkiye ayağa kalkarsa, mazlumlar ayağa kalkar"

Ali Usta, "Bunca yaşananlardan sonra darbeciler tekrar girişimde bulunurlar mı?" şeklindeki soruya, şöyle cevap verdi:

"Biz uyursak tekrar benzer olaylar başımıza gelebilir. Çünkü Türkiye çok önemli bir noktada. Türkiye ayağa kalkarsa, İslam alemindeki mazlumlar ayağa kalkar. Onun için bizi bize bırakmıyorlar. Türkiye biraz başını kaldırdı, kalkınmaya başladı, yıllardır içeride besledikleri hainleri devreye soktular, bu olaylar gerçekleşti. Bu saatten sonra kan akar, ölürüz ama asla böyle başaramazlar. Bu millet bunlara asla müsaade etmez. Kanıyla canıyla bu hainleri engeller. Bu olay dünya tarihinde tek olaydır. Millet bu şerefe halel getirecek herhangi bir tablonun içinde olmaz."

İnsanların "Ben niye orada yoktum. Ben niye yaralanmadım. Ben neden şehit olmadım. Allah neden bunu bana nasip etmedi?" şeklinde hayıflandığını anlatan Usta, "O kahramanların bunları düşünerek üzülmelerine hiç gerek yok. Bakın 15 gündür insanlar hala sokaktalar. 3-4 saat uykuyla sokaklarda nöbet tutuyorlar. Ben ve benim gibiler ise evlerinde uyuyorlar. Aslında meydanlara çıkamamak benim için züldür. İnsanların sokağa çıkmasını çok değerli görüyorum. Millet olma bilincini gösterdik Gerçekten millet; canıyla, kanıyla mücadele ettiğini ortaya koydu. Bu milletle iftihar ediyorum." diye konuştu.

- "15 Temmuz milat olacak"

Bu milletin 100 yıl uyutulduğunu, baskı altında tutulduğunu, üzerine ölü toprağı serpildiğini aktaran Usta, "15 Temmuz bu milletin geleceği için milat olacak. İnanıyorum ki, bu milletin şerefli tarihi 15 Temmuz'da yazılmaya başlandı. Mutlaka öncesi de çok güzeldi ama bu nokta çok daha güzel başlangıç olacak." dedi.

Yine olsa hiç tereddüt etmeden yine sokaklara karışıp kurşunların üstüne yürüyeceğini aktaran Ali Usta, şunları kaydetti:

"Cumhurbaşkanımızın 'Öleceksek adam gibi ölelim' diye bir sözü var. Bu çok önemli bir motivasyon. Adam gibi ölelim. Kardeşlerimizin adam gibi yürüdüklerini gördük. Bir anlık bir hadise birçok insanın hayatını değiştirdi. Halk adam gibi ölmenin nasıl bir sorun olduğunu anladı. Bir daha olursa milyonlarca kişi adam gibi ölmek için gider."

Usta, darbecilerin başarılı olmaları halinde Türkiye'de nasıl bir tablo oluşturacaklarını düşünmek bile istemediğini vurguladı.

Bir insanın gelişinin, duruşundan ne yapacağını ortaya koyacağını vurgulayan Ali Usta, sözlerini şöyle tamamladı:

"Amerika'nın çocukları yenildi. Bir daha başlarını kolay kolay kaldıramazlar. Ancak onların gayrimeşru çocukları bitmez. Şu anda beslediği uşakları var. Bu ülkeye içeriden yıkmak için farklı yollar ve yöntemlere başvurabilirler. Bedeli ağır oldu ama FETÖ şerrinden hayır çıktı. Bu ülkede yıllarca yapamayacağın şeyleri yapma imkanın oldu. Orduya, eğitim sistemine çekidüzen verme imkanın doğdu. Onların hedefindeki bu millet kenetlendi. Gevşememek lazım. Çünkü 'Su uyur düşman uyumaz.' Uyanık olmak lazım."

- "Benim yavrum annesiz yaşar ama vatansız yaşayamaz"

Her iki bacağına isabet eden kurşunlarla yaralanan 47 yaşındaki Jale Usta ise TRT'de darbe bildirisinin okunduğunu görünce kızlarıyla evde Fetih Süresi'ni okumaya başladıklarını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'Dışarı çıkın' çağrısını duyduklarında olayın vahametini anladıkları ve artık evde durulmayacağını düşünerek 6 kişilik aile bireyleriyle Atatürk Havalimanına gitmek için yola çıktıklarını anlattı.

Jale Usta, düşüncelerini şöyle aktardı:

"Tayyip Bey söylesin şu yaralı halimle alanlara çıkarım. Cumhurbaşkanımız bir çağrı yapıyorsa demek ki, tehlike büyük. O zaman endişelenmek lazım. İyi ki onun çağrısıyla çıkmışım. Çok acı yaşadım ama hiç pişman değilim. O anda korku hissetmedim. Selaların sesini duyunca oraya ağlayarak gittim. Çok etkileyici bir atmosferdi. Selaların okunmasını düşünenden Allah razı olsun."

Darbeciler gibi vatansız olmadıklarını, gidecek başka bir ülkelerinin bulunmadığının altını çizen Usta, "Yaşayacak ikinci bir memleketimiz yok. Burada yaşamaya mecbursak tabi ki canımızla, kanımızla koruyacağız. Ben Erzurumluyum. Nene Hatun'nun torunu sayılırım. Biz 'Benim yavrum annesiz yaşar ama vatansız yaşayamaz' diyen bir neslin çocuklarıyız. Bu ülkeyi kolay bulmadık ki, kolay bırakıp gidelim. Şimdi ağlayalım ki sonra çocuklarımız gülsün." diye konuştu.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×